Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.Και αυτό περιλαμβάνει τα σώματά μας.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.Включая наши собственные тела.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.И това включва телата ни.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.Наші тіла також.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.וזה כולל את הגוף שלנו.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.وهذا يشمل أجسادنا.
Ve buna kendi bedenlerimiz de dâhil.私は当時 地球に豊富な資源で
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.E ciascuna di queste è stata in seguito ricondotta ad un impatto con un grande oggetto.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.En elke van deze wordt uiteindelijk gewijt aan een inslag van een groot lichaam.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Et chacune d'entre elles a été par la suite tenue pour responsable à cause de l'impact d'un corps important.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Kaikista näistä on syytetty meteorin iskua.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.이 모든 것들은 거대한 혜성의 충돌로 인해 일어난 결과라고 합니다.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Og hver eneste af disse er efterfølgende begrundet med en kollision med et stort himmellegeme.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Și fiecare din acestea a fost atribuită ulterior impactelor cu mari corpuri cerești.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Und die Schuld jedes einzelne von ihnen wurde danach auf Großkörper- Einschläge geschoben.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Và mỗi vụ tuyệt chủng đều bị đổ lỗi vì sự tác động lớn trên các loài.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Y cada una de éstas ha sido considerada posteriormente como impacto de cuerpos mayores.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Za każde z nich przyjęło obwiniać się uderzenie wielkiego bolidu.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Και κάθε μια από αυτές έχει ακολούθως αποδοθεί σε προσκρούσεις μεγάλων σωμάτων.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.Вината за всяко от тези впоследствие е била хвърляна върху удар с голям обект.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.И каждое из них было впоследствии приписано к столкновению с большим объектом.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.וכל אחד מהן הוסברה שוב ושוב על ידי פגיעה של גוף גדול.
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.وكل واحد منها كان يطلق عليه اللوم بصفة متلاحقة ارتطام جسم كبير
Ve bunların her biri büyük bedenler üstündeki etkilerden sorumlu tutuldu.起因すると考えられました しかし本当でしょうか?
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ileEi ole oikein, että voin valita-
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Jag behöver inte välja mellan "återfå kropparna" och "rädda alla".
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Jeg behøver ikke at vælge mellem at få kroppene tilbage og redde alle.
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Nie jest w porządku, że muszę wybierać między odzyskaniem naszych ciał a uratowaniem wszystkich ludzi.
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.No es cierto que solo pueda escoger entre "recuperar nuestros cuerpos" y "salvar a todo el mundo".
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Non è giusto che io possa scegliere solo tra "riavere i nostri corpi" e "salvare tutti".
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ile "herkesi kurtarmak" arasında seçim yapmak doğru değil.Δεν είναι σωστό να επιλέγω μόνο μεταξύ του να επιστρέψω στο σώμα μου ή να τους σώσω όλους.
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ileNão é justo eu ter de escolher apenas
Yalnız "asıl bedenlerimize dönmek" ileНесправедливо, что я могу выбирать лишь между
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.¿Como el que los hermanos Elric pagaron con sus cuerpos?
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Du menar som bröderna Elric betalade med sina kroppsdelar.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Du mener som brødrene Elric, der betalte med deres kropsdele.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Elricin veljekset maksoivat ruumiillaan.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Tal como os irmãos Elric pagaram com os corpos deles.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Vuoi dire che i fratelli Elric hanno pagato con i loro corpi.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.W przypadku braci Elric ceną były ich ciała.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Εννοείς, όπως πλήρωσαν τα αδέλφια Έλρικ με το σώμα τους.
Yani Elric kardeşlerin bedenleriyle bedel ödemesi gibi.Ту, которую заплатили братья Элрик своими телами.
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Är ni nöjda som det är?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz? -Bu imkansız!¿O estáis satisfechos con los que tenéis? - ¡Cómo vamos a estarlo!
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Er I tilfredse med tingene, som de er?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Jesteście zadowoleni z tych, które macie?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Oletteko tyytyväisiä noihin?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?O state bene nei corpi che avete adesso?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Ou estão satisfeitos com os corpos que têm?
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Είστε ικανοποιημένοι με αυτά που έχετε;
Yoksa bu bedenlerinizden memnun musunuz?Или вам нравится то, что у вас есть сейчас?
Yoldaşlarımın bedenlerini.Hordozom a trauma zászlaját.
Yoldaşlarımın bedenlerini.먹을 유혹에 빠지려던 찰나에.
Yoldaşlarımın bedenlerini.של חברי.
Yoldaşlarımın bedenlerini.لرفيقي في السلاح.
Yoldaşlarımın bedenlerini.哀れんでくれたのさ
Zevkimizi ısırarak, tırmalayarak... ...ve bedenlerimize duygusal bir hiddetle vurarak aldık.Cominciammo a trovare il piacere nel morderci, nel ferirci, nel farci del male.
Zevkimizi ısırarak, tırmalayarak... ...ve bedenlerimize duygusal bir hiddetle vurarak aldık.Nos morsures profondes sur tout le corps, nos coups et nos plaies devenaient sources de plaisir.
Zevkimizi ısırarak, tırmalayarak... ...ve bedenlerimize duygusal bir hiddetle vurarak aldık.Мы начали искать удовольствие, кусая, царапая и ударяя наши тела.