Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.For in him all the fullness of the Godhead dwells bodily,
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.Hendes Fyrster var renere end Sne, mer hvide end Mælk, deres Legeme rødere end Koral, som Safir deres Årer;
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.전에는 존귀한 자의 몸이 눈보다 깨끗하고 젖보다 희며 산호보다 붉어 그 윤택함이 마광한 청옥 같더니
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.Onze prinsen waren groot en slank, de mooiste mannen die er waren. (A)
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.Благородните й бяха по-чисти от сняг, по-бели от мляко, Снагата им по-червена от рубини, блестяха като сапфир;
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.Князья ее были в ней чище снега, белее молока; они были телом краше коралла, вид их был, как сапфир;
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.זכו נזיריה משלג צחו מחלב אדמו עצם מפנינים ספיר גזרתם׃
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.كان نذرها انقى من الثلج واكثر بياضا من اللبن واجسامهم اشد حمرة من المرجان. جرزهم كالياقوت الازرق.
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.錫 安 的 貴 冑 、 素 來 比 雪 純 淨 、 比 奶 更 白 . 他 們 的 身 體 、 比 紅 寶 玉 〔 或 作 珊 瑚 〕 更 紅 、 像 光 潤 的 藍 寶 石 一 樣
Beyleri kardan temiz, sütten aktılar, Bedence mercandan kızıl, laciverttaşı kadar biçimliydiler.錫安 的 貴冑 、 素來比 雪純淨 、 比奶 更 白 . 他 們的 身體 、 比紅寶 玉 〔 或 作 珊瑚 〕 更 紅 、 像 光潤 的 藍寶 石 一 樣
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Căci în El locuieşte trupeşte toată plinătatea Dumnezeirii.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Car en lui habite corporellement toute la plénitude de la divinité.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Denn in ihm wohnt die ganze Fülle der Gottheit leibhaftig,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.E' in Cristo che abita corporalmente tutta la pienezza della divinità
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.For i ham bor hele guddommens fylde legemlig,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Gdyż w nim mieszka wszystka zupełność bóstwa cieleśnie.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.ker v njem prebiva vsa polnost božanstva telesno
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.그 안에는 신성의 모든 충만이 육체로 거하시고
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.lebo v ňom prebýva všetka plnosť božstva v telesne,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Mert Õ benne lakozik az istenségnek egész teljessége testileg,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Nebo v něm přebývá všecka plnost Božství tělesně.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Porque en él habita corporalmente toda la plenitud de la Deidad
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.porque nele habita corporalmente toda a plenitude da divindade,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Sebab seluruh kepribadian Allah berdiam pada Kristus, yaitu pada kemanusiaan-Nya
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Sillä hänessä asuu jumaluuden koko täyteys ruumiillisesti,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.thi i ham bor Guddommens hele Fylde legemlig,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Ty i honom bor gudomens hela fullhet lekamligen,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Vì sự đầy dẫy của bổn tánh Ðức Chúa Trời thảy đều ở trong Ðấng ấy như có hình.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Vì sự đầy_dẫy của bổn tánh Ðức_Chúa_Trời thảy đều ở trong Ðấng ấy như có hình .
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Want in Hem woont het hele wezen van God in een menselijke gedaante.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.διοτι εν αυτω κατοικει παν το πληρωμα της θεοτητος σωματικως,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.Бо в Ньому живе вся повня Божества тїлесно
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.ибо в Нем обитает вся полнота Божества телесно,
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.които са сянка на онова, което ще дойде, в тялото Христово.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.כי בו בגופו שכן כל מלא האלהות ובו אתם נמלאים׃
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.فانه فيه يحل كل ملء اللاهوت جسديا.
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.因 為 神 本 性 一 切 的 豐 盛 、 都 有 形 有 體 的 居 住 在 基 督 裡 面
Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesihte bulunuyor.因 為神 本性 一切 的 豐盛 、 都 有 形 有 體 的 居住 在 基督 裡面
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Aj, dnové jdou, praví Hospodin, v nichž navštívím každého, obřezaného i neobřezaného,
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Ðức Giê-hô-va phán: Nầy, ngày đến, bấy giờ ta sẽ phạt mọi kẻ chịu cắt bì mà lòng chưa cắt bì:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Ðức_Giê - hô-va phán : Nầy , ngày đến , bấy_giờ ta sẽ phạt mọi kẻ chịu cắt bì mà lòng chưa cắt bì :
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Eis que vêm dias, diz o Senhor, em que castigarei a todo circuncidado pela sua incircuncisão:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Hľa, idú dni, hovorí Hospodin, že navštívim každého obrezaného v jeho neobrezanosti,
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.여호와께서 말씀하시되 날이 이르면 할례 받은 자와 할례 받지 못한 자를 내가 다 벌하리니
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Se, dagar skola komma, säger HERREN, då jag skall hemsöka alla omskurna som dock äro oomskurna:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Se, dager kommer, sier Herren, da jeg vil hjemsøke alle omskårne som er uomskårne.
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Se, Dage skal komme, lyder det fra HERREN, da jeg hjemsøger alle de omskårne, som har Forhud:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Voici, les jours viennent, dit l`Éternel, Où je châtierai tous les circoncis qui ne le sont pas de coeur,
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Вот, приходят дни, говорит Господь, когда Я посещу всех обрезанных и необрезанных:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.Ето, идат дни, казва Господ, Когато Аз ще накажа Всичките обрязани заедно с необрязаните:
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.הנה ימים באים נאם יהוה ופקדתי על כל מול בערלה׃
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.ها ايام تأتي يقول الرب واعاقب كل مختون واغلف.
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.耶 和 華 說 、 看 哪 、 日 子 將 到 、 我 要 刑 罰 一 切 受 過 割 禮 、 心 卻 未 受 割 禮 的
‹‹Yalnız bedence sünnetli olanları cezalandıracağım günler geliyor›› diyor RAB.耶和華 說 、 看 哪 、 日子 將到 、 我 要 刑罰 一切 受 過割禮 、 心 卻 未 受 割 禮的