Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.I got the roller skates for nothing.
Bu sandalyeyi bedavaya aldık.We got this chair free.
Resmi neredeyse bedavaya aldı.He bought the picture for next to nothing.
Bedavaya bir dil öğrenin.Learn a language for free.
Onu neredeyse bedavaya aldım.I got it practically for free.
Tom bunu bedavaya yapacağını söyledi.Tom said that he'd do that for free.
Bunu neden bedavaya yapıyoruz?Why do we do it free of charge?
Bu, bedavaya gelirdi!That would be free!
Seni öldürmeyeceğim çünkü bedavaya öldürmem veya canım istediğinde birini öldürürüm!I won't kill you because I don't kill free of charge and I'll kill someone when I feel like killing!
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.And I'm an academic, so I put audiences to sleep for free.
Bununla birlikte eylem kitine de bedavaya sahip olabilirsiniz. Kony'i meşhur etmeye bugün başlayın.And you can have the action kit for free
Herşeyden önce, bu filmi paylaşın. BedavayaAbove all , share this movie online
Ve enerji bütçesini hazırlarsanız veri transferi bedavaya geliyor. büyük oranda verimli.And if you do the energy budget, the data transmission comes for free -- highly energy efficient.
Ve sonunda DVDler bedavaya yaklaşıyor.And then finally, DVDs are approaching free.
İki milyon insana bedavaya görme yeteneği sağlamış.He has given eyesight to two million people for free.
Viral olmanın ana prensibi... ...diğer insanların bedavaya pazarlamanızı yapmasını sağlamaktır.The key tenet of virality is can you get other people to do your marketing for free.
Yani bedavaya kredi vermiyorlardı.So they weren't giving away loans for free.
"Bedavaya yeşil soğan" anlamına geliyor.It means "green onion for free."
İnsanları Web'i bedavaya tercüme etmeleri için nasıl motive edebiliriz?How are we going to motivate people to actually translate the Web for free?
Peki onları bunu bedavaya yapmaya nasıl motive ederiz?So how are we going to motivate them to do it for free?
-Eğer devamlı müşterimiz olursan, spor takımın bedavaya.The gym suit is free. In return, you should be a patron..
Şimdi, bedavaya bunları elde etmek iyi bir şey, değil mi?Now getting stuff for free is a good thing, right?
Hırvatistan'da bedavaya çalışanlarWorking for no pay in Croatia
En sonunda Cartoon Network dizinin yeniden yayım haklarını, "...neredeyse bedavaya" satın aldı.В конце концов права приобрёл канал Cartoon Network «практически бесплатно».
Asla bedavaya çalışmaz.Никогда не сидит без дела.
Asla bedavaya çalışmaz.Hij stopt nooit met werken.
Bazı tesislerde şarap, misafirlere bedavaya tadımlık olarak verilmektedir.I Spania serveres ofte tapas som gratis tilbehør til drikken før middagen serveres.
Daha sonra şarkı resmi siteden de bedavaya yayımlanmıştır.Kể từ đêm đó, bài ca này được loan truyền nhanh chóng.
Asla bedavaya çalışmaz.そして決して盗みを働かないのだ。
Asla bedavaya çalışmaz.결코 시간을 허비해서는 안 된다.
Asla bedavaya çalışmaz.Никога не практикува професията.
Asla bedavaya çalışmaz.Nie vždy sa jazdí o peniaze.
Bazı tesislerde şarap, misafirlere bedavaya tadımlık olarak verilmektedir.Dogodki so praviloma brezplačni za obiskovalce.
Açık derken... ticaret sırlarını bedavaya vermek ya da açık kaynak ürünleri üretmek.Cum anume sa ajungem la asta?
Açık derken... ticaret sırlarını bedavaya vermek ya da açık kaynak ürünleri üretmek.말하자면, 사업 비밀을 무료로 제공한다거나, 우리가 사용하는 게 무엇이든 간에 오픈 소스로 만들 수 있게 개발하는 거죠.
Açık derken... ticaret sırlarını bedavaya vermek ya da açık kaynak ürünleri üretmek.מה שנקרא למסור סודות מסחריים בחינם, או לפתח מוצרי מקור פתוח עבור כמעט כל מה שאנחנו משתמשים בו.
Açık derken... ticaret sırlarını bedavaya vermek ya da açık kaynak ürünleri üretmek.ما يسمى التخلي عن الأسرار التجارية مجانا، أو تطوير المنتجات مفتوحة المصدر للتو عن أي شيء التي نستخدمها.
Açık derken... ticaret sırlarını bedavaya vermek ya da açık kaynak ürünleri üretmek.私たちが使うすべてのものをオープンソースで開発するのです。 企業が競争し、無駄に同じものを何度も再開発するのではなく、
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Dan saya seorang dosen, jadi saya menidurkan para penonton dengan gratis.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.És akadémikus vagyok, ezért a hallgatóság ingyen alhat.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.E sono un accademico, quindi addormento gratis il pubblico.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.E sou um académico, então adormeço audiências de graça.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Et je suis un académicien, donc j'endors des audiences gratuitement.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Ik ben ook academicus dus laat ik mijn publiek gratis in slaap vallen.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Jestem też naukowcem, więc usypiam audiencję za darmo.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.저는 또한 대학교수입니다. 청중들을 공짜로 잠들게 만들죠.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Luennoitsijana nukutan kuulijani ilmaiseksi.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Och jag är en akademiker, så jag söver dessutom ned publik utan kostnad.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Sunt și profesor, deci adorm publicul pe gratis.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Také přednáším na vysoké škole, publikum tedy uspávám zadarmo.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Und ich bin Akademiker, also schläfere ich Zuhörer umsonst ein.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Và tôi là một nhà học thuật, nên tôi làm cho khán giả ngủ miễn phí.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Y soy académico, así que duermo gratuitamente al público.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Και είμαι και ακαδημαϊκός οπότε αποκοιμίζω θεατές τσάμπα.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.И аз съм академик, така че слагам публиката да спи безплатно.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.И я академик, то есть бесплатно усыпляю аудиторию.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.Я також науковець, тому я змушую публіку засинати безплатно.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.ואני גם אקדמאי, כך שאני מרדים קהל בחינם.
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.وانا اكاديمي, اي اقوم بتنويم المستمعين بالمجان
Aynı zamanda öğretim görevlisiyim, böylece seyircileri de bedavaya uyutabiliyorum.我仲係一名學者,我可以唔使錢催眠聽眾。