bed ile cümle
bed kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Siz de bunun 13 bedeni var mı?Do you have this in size 13?
Bunun bedelini ödeyemeyiz.We can't pay for it.
Fadıl, Dania'nın cansız bedenini bir göle attı.Fadil dumped Dania's lifeless body in a lake.
Bu ayın kira bedelini hâlâ ödemedin.You still haven't paid this month's rent.
Bunun bedelini nasıl ödeyeceksin?How are you going to pay for it?
Leyla sözünü tutmamasının bedelini Fadıl'a öğretti.Layla taught Fadil the price of breaking promises.
Sami'nin bedeni birtakım kötü ruhlar tarafından ele geçirilmişti.Sami's body was possessed by some evil spirit.
Gençler yaşlanan nüfusun bedelini ödüyorlar.The young are paying the cost of an aging population.
Tom, Mary'nin cansız bedenini kollarında tuttu.Tom held Mary's lifeless body in his arms.
Tom'un kira bedelini ödemek için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to pay his rent.
Bunun hepsinin bedeli ne kadar?How much does all this cost?
Burada yaşam bedeli çok ucuzdur.The cost of living here is very cheap.
Her şey için bedel ödemek zorunda mıyım?Do I have to pay for everything?
Tom her şey için bedel ödemek zorunda mı?Does Tom have to pay for everything?
Tom bedeli ne olursa olsun kazanmak istiyordu.Tom wanted to win at any cost.
Leyla biraz para kazanmak için bedenini sattı.Layla sold her body to make some money.
Leyla beden sıvılarını içti.Layla drank her body fluids.
Leyla bedeninin kurtlar tarafından yenmesini istemiyordu.Layla didn't want her body to be eaten by wolves.
Tom görünüşe göre kira bedelini henüz ödemedi.Tom apparently hasn't paid his rent yet.
Bu biletleri bedava aldım.I got these tickets for free.
Leyla bedenini yem olarak kullandı.Layla used her body as bait.
Tom her şeyin bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom is going to have to pay for everything.
Bu fatura bedelini ödemem gerektiğini mi düşünüyorsun?Do you think I need to pay this bill?
Tom her şeyin bedelini ödemelidir.Tom should pay for everything.
Tom bunun bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for it.
Bu havada yüzmeye çalışırsan beden ısın düşer.You'll get hypothermia if you try to swim in this weather.
Böyle yüksek bir bedeli ödemeye istekli değildim.I wasn't willing to pay such a high price.
Böyle yüksek bir bedel ödemeye razı değilim.I'm not willing to pay such a high price.
Tom bunu bedavaya yapacağını söyledi.Tom said that he'd do that for free.
Sami'nin bedeni kötü bir şekilde çürümüştü.Sami's body was badly decomposed.
Onu hala bedava yapmaya razıyım.I'm still willing to do that for free.
Sami bedeli ödedi.Sami paid the price.
Sami, Leyla'nın bedenine dokunmadı.Sami didn't touch Layla's body.
Onu bedava yaptım.I did that for free.
Tom yaklaşık olarak benim bedenimde, değil mi?Tom is about my size, isn't he?
Belirsizlik, bedene olduğu kadar ruha da bir işkencedir.Uncertainty is to the soul as torture is to the body.
İstirahat bedeni ve zihni besler.Rest nurtures the body and the mind.
Dinlenme bedeni ve zihni besler.Rest nurtures the body and the mind.
Tom çölde kayboldu ve Bedeviler tarafından kurtarıldı.Tom got lost in the desert and was rescued by Bedouins.
Bedeviler çölde yaşar.Bedouins live in the desert.
Tom ve Mary yaklaşık aynı bedenler.Tom and Mary are about the same size.
Tom beden gücüne dayalı bir işte çalışıyor.Tom has a blue-collar job.
Bu Kabile elbisesi onun bedeni değil. Bu fazla büyük.This Kabyle dress is not her size. It's way too big.
NATO üyeliğinin bedeli çok ağırdır.NATO membership is very costly.
Bir gözlük alana ikincisi bedava.Buy one pair of glasses, get the second pair for free
Tom bedava aldı.Tom got it for free.
Ne istersen al. Bedava hepsi.Take whatever you want. It's all free.
Bir çift ayakkabı alana ikinci çift bedava.Buy one pair of shoes and get another pair for free.
Kahraman, ödenen bedel nedeniyle saygıdeğer bir unvandır.Hero is a venerable title, because of the price paid.
Kahraman, ödenen bedel nedeniyle saygıdeğer bir ünvandır.Hero is a venerable title, because of the price paid.
Elias, Sandra'nın daha yüksek bir bedel ödemesini istiyordu.Elias wanted Sandra to pay a higher price.
Gunter ölü bir bedenin önünde şarkı söylüyordu.Gunter was singing in front of a dead body.
"Aşk Kaç Beden Giyer diye Beyonce'ye sormuş"."Aşk Kaç Beden Giyer diye Beyonce'ye sormuş".
"Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri...""Geleceği umursamadan yaşamanın bedelleri..."
"Terzi Değişti, Beden Yine Hatalı"."Terzi Değişti, Beden Yine Hatalı".
"Kaz Dağları'nda ölü altın bedenler"."Kaz Dağları'nda ölü altın bedenler" (in Turkish).
"Bedük: Hande Yener 'gay ikonu' olamaz"."Bedük: Hande Yener 'gay ikonu' olamaz".
Ardından 2005'ten 2008'e kadar Nicolas Bedos'la çıkmıştı.Then she dated Nicolas Bedos from 2005 to 2008.
İskender Paydaş, Can Baydar, Bedük, Fatih Ahıskalı.İskender Paydaş, Can Baydar, Bedük, Fatih Ahıskalı.
Fakat bir önceki bedduadan da korkarlar.They were afraid at first that (the ships) might be (lit. may be) hostile.