Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Deţin o rară însuşire care mă scuteşte să iau parte la misiuni.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Ensinnäkin se on painostava. Yksinkertaisesti kutsuisin sitä painostavaksi
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Förnamn, Todd. -Så hur är det? -Hur är vad?
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Imam redek dar, zaradi karerega so me poslali sem.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Moje tajné schopnosti mi nedovolia ísť do vojny.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Moje zvláštní schopnosti mi nedovolily jít do války.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Nama depan, Todd. - Jadi, seperti apa itu? - Apanya yang seperti apa?
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Todd - Jak to wygląda? - Co?
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Yo tengo un talento misterioso que me mantiene en la base.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Εχω μια σπάνια ικανότητα που μ' εμποδίζει να πηγαίνω σε αποστολές.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.Аз имам рядко и тайнствено умение, затова не участвам в мисии.
Beni görevden muaf tutan az bulunur ve gizemli bir becerim var.יש לי כשרון נדיר ומסתורי .שמונע ממני לצאת למשימות
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Chcę uczyć chirurgii laparoskopowej na całym świecie.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Do đó tôi đã rất đam mê việc giảng dạy các kĩ năng FLS trên toàn thế giới.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Es ist meine Leidenschaft, GLC überall zu unterrichten.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Je suis impatient d'enseigner les compétences pour une chirurgie laparoscopique à travers le monde.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.그래서 저는 전세계에 이러한 복강경 수술의 기본 기술을 가르치는 데 노력을 쏟고 있습니다.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Mă pasionează predarea acestor abilităţi FCL în toată lumea.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Me apasiona enseñar estas habilidades de FLS por todo el mundo.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Mi appassiona insegnare queste competenze in tutto il mondo.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Mijn passie is om FLS-vaardigheden aan te leren over de hele wereld.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Por isso estou apaixonado por ensinar estas habilidades de FLS em todo o mundo.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Szóval én lelkesen tanítom ezeket az FLS-készségeket szerte a világon.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Takže já jsem zapálený do vyučování ZLO po celém světě.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Με ενθουσιάζει λοιπόν η ιδέα να διδάξω αυτές τις δεξιότητες FLS σ' όλο τον κόσμο.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Мне очень нравится проводить обучение базовым навыкам по всему миру.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Така че аз се вълнувам да преподавам тези FLS умения по цял свят.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.Я захоплююся викладанням навичок малоінвазивної хірургії по всьому світу.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.לכן אני נלהב מלימוד מיומנויות ה-FLS האלו בעולם כולו.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.لذلك فأنا متحمس لتدريس مهارات ال FLS (أساسيات الجراحة بتنظير البطن) حول العالم.
Benim bu FLS becerilerini tüm dünyaya öğretmek gibi bir tutkum var.昨年は南米と中国を訪れ
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Anda tahu, kemampuan kita untuk menangkap alat untuk berkreasi semakin dekat dan dekat.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.A nossa capacidade para capturar as ferramentas da criação está cada vez mais próxima.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Capacitatea noastră de a captura instrumentele creaţiei este din ce în ce mai mare.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.우리가 생명 창조의 능력을 갖게 되는 날이 점점 더 다가오고 있습니다.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.La nostra capacità di acquisire gli strumenti per creare la vita sta avanzando sempre di più.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Như bạn đã biết, khả năng của chúng ta để nắm bắt các công cụ sáng tạo đã tới càng ngày càng gần.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Ons vermogen om de werktuigen van de schepping te vatten wordt beter en beter.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Tudják, egyre inkább kéznyújtásnyira kerül azon képességünk, hogy megértsük a teremtés eszköztárát.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Vous savez, la possibilité de capturer les outils de la création se rapproche constamment.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Wiecie, możliwość wykorzystania "Narzędzi Stworzenia" jest coraz bliżej.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Wissen Sie, die Möglichkeit die Werkzeuge der Schöpfung zu begreifen rückt näher und näher.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Ya saben, nuestra capacidad de capturar las herramientas de la creación se acercan más y más.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Виждате, че нашите способности да овладеем средствата на сътворението стават все по-реални.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Можливість осягнути інструменти творіння стрімко наближається.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.Мы приближаемся к тому, что человек сможет создавать новые формы жизни.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.אתם יודעים..היכולת שלנו להחזיק בכלים של בריאה מתקרבת יותר ויותר
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.أتعلمون، إن قدرتنا على معرفة هذه الأدوات للإبداع تصبح أقرب وأقرب.
Bildiğiniz gibi, yaratılışın araçlarını elde etme becerimiz git gide artıyor.ますます高まっています もう一つ面白いことは 発見される遺伝子の数も
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:A bölcs ember tudja, hogyan használja a morális képességeket a jó szolgálata érdekében.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Een wijs mens weet hoe deze morele vaardigheden te gebruiken ten dienst van de juiste doelen.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Eine weise Person weiß, wie man diese moralischen Fähigkeiten einsetzt im Einsatz für die richtigen Ziele.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:En vis person ved, hvordan man bruger disse moralske færdigheder til gavn for de rigtige mål.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:En vis person vet hur man använder sin moraliska kunskap för att åstadkomma rätt saker.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:지혜로운 사람은 이런 도덕적 판단을 내릴 줄 압니다. 일이 옳은 방향으로 풀려갈 수 있도록 말입니다.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Mądra osoba wie, jak używać tych zdolności moralnych w służbie właściwym celom.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Một người khôn ngoan biết cách sử dụng những kĩ năng đạo đức trong việc phục vụ những mục đích đúng đắn.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Moudrý člověk ví, jako použít tyto morální schopnosti ve službě správným cílům.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:Múdry človek dokáže používať tieto morálne schopnosti pre správne ciele.
Bilge insan, bu ahlaki becerileri doğru amaçlar için nasıl kullanacağını bilir:O persoană înţeleaptă ştie cum să folosească aceste calităţi morale în sprijinul scopurilor bune.