Seni arıyordum, bebeğim.Je l'ai déjà dit bébé.
Seni arıyordum, bebeğim. Ne oluyor?Có chuyện gì vậy?
Seni arıyordum, bebeğim.O co chodzi?
Seni arıyordum, bebeğim.Te he estado llamando nena.
Seni arıyordum, bebeğim.Te he estado llamando nena.
Seni arıyordum, bebeğim.اتصلت بك يا عزيزتى
Seni seviyorum bebeğim.Håber ikke at du sover.
Seni seviyorum bebeğim.Ljubim te dragica.
Seni seviyorum bebeğim.Milujem ťa, miláčik.
Seni seviyorum bebeğim.Miluju tě lásko.
Seni seviyorum bebeğim.Te iubesc .
Seni seviyorum bebeğim.Tenho saudades tuas.
Seni seviyorum bebeğim.Te quiero, amor.
Seni seviyorum bebeğim.Σ' αγαπάω, μωρό μου.
Seni seviyorum bebeğim.Обичам те скъпа.
Seni seviyorum bebeğim..אני אוהב אותך
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Cha yêu của tôi lại rời xa đứa con, nói rằng cha sẽ về nhưng quên nói lúc nào
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Il mio papino adorato mi ha di nuovo lasciato sola: ha detto che tornava ma non ha detto quando
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Mein lieber Daddy verließ sein Baby nochmals, er sagte, er würde zurückkommen, aber wann, vergass er zu sagen
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Min kära gubbe stack igen, glömde säga när han skulle komma tillbaka.
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Mój kochany znów mnie zostawił, obiecał, że wróci, ale kiedy?
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Mon cher papa a à nouveau quitté son bébé, disant qu'il allait revenir, mais il omettant de dire quand
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Můj milovaný zanechal své děvče zase. On řek', že se vrátí, ale neřekl kdy.
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Mun rakas iskä jätti murunsa taas, lupasi tulla mutta milloinkahan?
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.My lovin' Daddy left his baby again, said he'd come back but he forgot to say when
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.My lovin' Daddy left his baby again, said he'd come back but he forgot to say when
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.O meu Amor voltou a deixar-me e disse me que ia voltar! Mas ele esqueceu-se de me dizer quando
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Papá ha dejado a su chica otra vez, dijo que vendría, pero no cuándo.
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Tati meu iubit iar şi-a lăsat bebeluşa singură, a zis că se-ntoarce dar n-a mai zis şi când
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.Татенцето ми скъпо пак свойто бебче остави, каза "ще се върна", но да каже кога май забрави.
Sevgili Babam, yine bebeğini bıraktı; geleceğim dedi ama ne zaman olduğunu söylemeyi unuttu.帰ると言ったが いつか言い忘れ 来る夜も 来る夜も 私は泣いてる ダディー 戻って来て
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Am promis sã am grijã de bãieþelul lui Sigbritt.
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Fåglar Barnet gråter Stackars lilla barnet mitt.
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Ich versprach, auf Sigbritts kleinen Jungen aufzupassen. Mein armes kleines Baby.
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Ich versprach, auf Sigbritts kleinen Jungen aufzupassen.
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Lupasin hoitaa Sigbrittin poikaa, jos hän itkee.
Sigbritt'in bebeğine bakacağıma söz verdim.Prometí cuidar al bebé de Sigfritt.
Şimdi bu oyuncak bebeğin maliyetini bir düşünelim.Así que vamos a pensar sobre cuánto cuestan sus muñecas.
Şimdi bu oyuncak bebeğin maliyetini bir düşünelim.Zastanówmy się, ile będą kosztowały jego lalki.
Şimdi bu oyuncak bebeğin maliyetini bir düşünelim.Давайте поміркуємо, скільки ж вартують його ляльки.
Şimdi bu oyuncak bebeğin maliyetini bir düşünelim.Теперь давайте вспомним сколько стоят его куклы.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.600 millions, imaginez que vous accouchez un petit bébé, et il faut nourrir cette chose.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Ahora imaginen que ustedes dan a luz a un bebito, y tuvieran que alimentar esta cosa.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Immaginate che vi nasca un bambino, e di doverlo nutrire.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Képzeljék el, hogy születik egy kisbabájuk, és etetniük kell ezt a teremtményt.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Stel je voor dat je een kleine baby baart, en je zou die moeten voeden.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Wyobraźcie sobie, urodzic małe dziecko, a potem tą... rzecz wykarmić.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Τώρα φανταστείτε εάν γεννούσατε ένα μωρό και έπρεπε να το ταΐσετε.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Представете си, ако родите малко бебче и трябва да го храните.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Представьте, если бы вы родили малыша, и вам нужно было бы его кормить.
Sırtında bir önsezi ile deforme görüntü, ve tam üç gün eski Kongo bebeğin rengi.등에 예감과 변형 이미지 정확하게 3 일 이전 콩고 아기의 색상.
Sırtında bir önsezi ile deforme görüntü, ve tam üç gün eski Kongo bebeğin rengi.3日の古いコンゴの赤ちゃんのとまったく同じ色。 酔っぱらった頭を覚えて、最初は私はほとんどこの黒のマネキンがあったと考え
Sırtında bir önsezi ile deforme görüntü, ve tam üç gün eski Kongo bebeğin rengi.תמונה מעוותת עם תחושת בטן על גבו, ובדיוק את הצבע של תינוק בן קונגו שלושה ימים.
Sırtında bir önsezi ile deforme görüntü, ve tam üç gün eski Kongo bebeğin rengi.الصورة المشوهة مع حدس على ظهرها ، وبالضبط لون الطفل ثلاثة أيام "الكونغو القديمة.
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)Hiermee wil ik jullie, dames en heren, graag meenemen op een reis naar een volledig afgelegen stuk aarde.
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)설명한 것들을 명심하시고, 신사 숙녀 여러분,
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)lassen.
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)Skoro już to wiadomo, zabieram was w podróż do odosobnionego zakątka Ziemi.
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)אז עם כל זה, גבירותיי ורבותיי,
Smokey Jefferson, hadi bir yürüyüşe çıkalım, hadi bebeğim (Müzik)وبأخذ كل هذا بعين الاعتبار، سيداتي سادتي،