be ile cümle
be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir kamyon sürmeye alışkınım.I am used to driving a truck.
Tom, zeki bir çocuğa benziyor.Tom looks like a clever boy.
Tom beyzbol oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play baseball.
Tom beyzbol oynarken kendi havasında.Tom is in his element when he is playing baseball.
Tom beyzbol oynarken, çevresini yadırgamıyor.Tom is in his element when he is playing baseball.
Tom'un öğleyin gelmesi bekleniyor.Tom is due to come at noon.
Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.Tom, who is kind, will be glad to do anything for me.
Tom benden daha uzundur.Tom is taller than I.
Tom benden daha yaşlıdır.Tom is older than I.
Tom benden iki yıl kıdemlidir.Tom is two years senior to me.
Tom benim için bir koltuk ayırdı.Tom held a seat for me.
Tom benim üstümden dümen çevirmeyi sever.Tom enjoys playing tricks on me.
Tom çocukluğundan beri New York'ta yaşamaktadır.Tom has lived in New York since he was a child.
Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.Tom is flush with money since he got paid today.
Tom şimdi beşinci sınıfta.Tom is now in the fifth year.
Tom siyah bir kedi besliyor.Tom keeps a black cat.
Tom yaptığı her şeyde kendini beğenir.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom hiç yüzemez. Diğer taraftan, o iyi bir beyzbol oyuncusudur.Tom can't swim at all. On the other hand, he is a good baseball player.
Tom futbol takımının kaptanıdır ve beyzbol takımında da.Tom is captain of the football team and is on the baseball team as well.
Tom İspanyolca konuşur, ve Betty de İspanyolca konuşur.Tom speaks Spanish, and Betty speaks Spanish, too.
Tom bu beyzbol takımının kaptanıdır.Tom is the captain of this baseball team.
Tom bir beyzbol oyuncusu olarak kendini mahvetti.Tom burned himself out as a baseball player.
Tom, benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Tom benim bir arkadaşımdır.Tom is a friend of mine.
Tom'un konuşma şekli benim sinirlerimi bozuyor.Tom's way of speaking gets on my nerves.
Tom'un amcası çok sayıda koyun besliyor.Tom's uncle keeps a lot of sheep.
Tom ve ben arkadaşız.Tom and I are friends.
Tom ve benim aramdaki sır aydınlandı.Tom and my secret came to light.
Tom ve benim ortak yanımız yok.Tom and I have nothing in common.
Tom ve ben iyi arkadaşlarız.Tom and I are good friends.
Tom ve Sue 1985 ten beri birbirlerini tanıyorlar.Tom and Sue have known each other since 1985.
Sadece Tom değil aynı zamanda ben de çalışmak zorundayım.It's not just Tom that has to study. I have to study, too.
Keşke Tom benim küçük erkek kardeşim olsa.I wish Tom were my younger brother.
Ya Tom ya da ben gitmeliyim.Either Tom or I must go.
Dayı Tom benim annemin erkek kardeşidir.Uncle Tom is my mother's brother.
Sana mektubu benim için okutturacağım, Tom.I'm going to have you read the letter to me, Tom.
Tommy, beni duyabiliyor musun?Tommy, can you hear me?
Belirtiler nelerdir?What are the symptoms?
Ne kadar bekledin?How long have you waited?
Ne kadar süredir beni beklemektesin?How long have you been waiting for me?
Her halükarda ben elimden geleni yapacağım.At any rate, I will do my best.
Her neyse, ben liseden mezun olduktan sonra üniversiteye gideceğim.At any rate, I'll go to college after graduating from high school.
Her neyse, ben senin fikrine katılmıyorum.Anyway, I disagree with your opinion.
Tony benden daha iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English better than I do.
Tony geçen yıldan beri Kumamoto'da yaşamaktadır.Tony has lived in Kumamoto since last year.
Meşkul olmasına rağmen beni uğurlamaya geldi.Though very busy, she came to see me off.
Ben çok ateşli hissediyorum.I feel very feverish.
Benim için sürpriz oldu, kapı sessizce açıldı.Much to my surprise, the door opened noiselessly.
Ben taşındım.I was moved.
Ben çok üşümüş hissediyorum.I feel very cold.
Ben çok serin hissediyorum.I feel very chilly.
Ben çok garip hissettim.I felt very awkward.
Ben ayı kadar açım.I'm as hungry as a bear.
Ben çok acıktım.I was very hungry.
Turalar ben kazanırım, yazılar sen kaybedersin.Heads I win, tails you lose.
Ben hangisinin hangisi olduğunu bilmiyorum.I don't know which is which.
Ben hangi yoldan gideceğimi merak ediyorum.I wonder which way to go.
Ben her iki kitabı okumadım.I haven't read either book.
Ben hangi yolu seçeceğime karar veremedim.I could not decide which way to choose.
Hangi yolu belediye binasına gidiyor?Which way goes to the city hall?