be ile cümle

be kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Benim açımdan bir sakınca yoktur.There is no objection on my part.
Ben oturup dinlenir dinlenmez telefon çaldı.No sooner had I sat down and relaxed than the phone rang.
Çoğunlukla anlamlı değişiklikler yapılırsa ben siyasi reformdan yanayım.In the main, I am in favor of political reform if meaningful changes are made.
Ben anlamı anlamadım.I didn't catch the meaning.
Dün hava durumu beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.Unexpectedly the weather forecast came true yesterday.
Beklenmedik sonuçlar açıklandı.Unexpected results were announced.
Komite beş bölüme ayrıldı.The committee divided into five sections.
Ben hâlâ ondan haber almadım.I still haven't heard from him.
O zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Biz o zamandan beri arkadaşız.We've been friends ever since.
Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.Now there is nothing but desert, where there used to be a fertile plain.
Ben çocukken annem bana sık sık masal okurdu.When I was a child, my mother would often read fairy tales to me.
"O beni severdi," diye cevapladı üzgün bir şekilde ."He used to love me," she answered sadly.
Ben çok farklı görünüyorum.I look very different.
Ben asla bunu tekrar yapmayacağım.I'll never do this again.
Karanlıkta bir şekil belirdi.A form appeared in the darkness.
Bütün yapman gereken karanlığa kadar beklemek.All you have to do is wait until dark.
Bütün yapman gereken hava kararana kadar beklemek.All you have to do is wait until dark.
Hava kararıncaya kadar onu bekledim.I waited for her till it got dark.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Kara bulutlar yağmurun belirtisidir.Dark clouds are a sign of rain.
Ben rahatlamış hissediyorum.I feel relieved.
Adresi yanlış belirtilen mektup, ona hiçbir zaman ulaşmadı.Having been wrongly addressed, the letter never reached him.
Çak bir beşlik!Give me some skin!
Ben bir kabus gördüm.I had a nightmare.
Kötü hava nedeniyle, ben gitmedim.Owing to bad weather, I didn't go.
O, beyaz bir yalandır.It is a white lie.
Ben de kötü bir anne değildim.I was also not a bad mother.
Suçlanacak olan ben değil sizsiniz.It is, not I, but you, who are to blame.
Siz değil ben suçlanacağım.It is not you but I that am to blame.
Benim evcil köpeğim ağır hastaydı.My pet dog was seriously ill.
Beni az ama uzun süre sev.Love me little, love me long.
Biz kapıda durup bekledik.We stood at the door and waited.
Öğretmenimiz kelimenin tam anlamıyla bir beyefendi.Our teacher is a gentleman in the true sense of the word.
Ben kendimden utanıyorum.I am ashamed of myself.
Ben kötü bir soğuk almışım.I've caught a bad cold.
Ben yeni çamaşırlar almak zorundayım.I have to get some new clothes.
Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.Please take me across the river.
Lütfen beni diğer tarafa götür.Please take me over to the other side.
Ben önümüzdeki hafta Avrupa'ya gidiyorum.I'm going to Europe next week.
Ben tepeye yürüdüm.I walked up the hill.
Ben şimdi yorgunum.I'm tired now.
Ondan sabırsızlıkla haber bekliyorum.I'm looking forward to hearing from her.
Ben haftada bir kez yüzerim.I swim once a week.
Ben onu ilk başta tanıyamadım.I couldn't recognize him at first.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.I have a cat and a dog.
Ben sizinle birlikte gitmek istiyorum.I want to go with you.
Seninle beraber gitmek istiyorum.I want to go with you.
Ben seninle gitmek istiyorum.I want to go with you.
Ben Kyotoluyum.I'm from Kyoto.
Ben Kyoto'lıyım.I'm from Kyoto.
Beth ile iyi arkadaşız.I am good friends with Beth.
Ben pizzayı çok severim.I like pizza very much.
Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.I cannot go to the party, but thank you for inviting me all the same.
Bana kalırsa, ben planı kabul etmeyeceğim.As far as I'm concerned, I will not approve of the plan.
Ben görünce dehşete kapıldım.I was appalled at the sight.
Ben onun hakkında oldukça mutsuzum.I am quite unhappy about it.
Ben oraya gitmek istedim.I wanted to go there.
Ben Judy'ye bir mektup yazacağım.I will write Judy a letter.
Ben detaylara girdim.I went into details.

İlgili Sayfalar