Ana içeriğe geç
Sözlük

beş ile cümle

beş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve Mary birbirine bir beşlik çaktı.Tom and Mary high-fived each other.
Beş pizza sipariş ederseniz, altıncıyı ücretsiz alırsınız.Order five pizzas, and you'll get the sixth free.
Film beş dakika içinde başlıyor.The movie starts in five minutes.
Film beş dakika önce başladı.The movie started five minutes ago.
O, genellikle uyandıktan beş dakika sonra kalkar.She usually gets up five minutes after waking.
Bu tip dökümhane neredeyse on beş yıldır var olmadı.This type foundry has not existed for almost fifteen years.
Tom beş parasız olabilir.Tom could be broke.
Tom'un gerçekten beş parasız olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really broke.
Tom'un beş parasız olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is broke?
Mary beş aylıkken Tom'u evlat edindi.Mary adopted Tom when he was five months old.
Tom Mary'den on ila on beş dakika sonra buraya geldi.Tom got here ten to fifteen minutes after Mary.
Tom Mary'den yaklaşık on beş dakika sonra buraya geldi.Tom got here about fifteen minutes after Mary.
Tom on beş dakika içinde burada olacak.Tom is going to be here in fifteen minutes.
Tom Mary'nin beş parasız olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was broke.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Tom günde sekiz saat, haftada beş gün çalışır.Tom works eight hours a day, five days a week.
Tom bir bakır nefesli beşlisi üyesi.Tom is in a brass quintet.
Tom bir bakır nefesli beşlisinde çalıyor.Tom is in a brass quintet.
Tom bana Mary!nin beş parasız olduğunu söyledi.Tom told me Mary was broke.
Beş kuruşum yok.I don't have a dollar to my name.
Rio de Janeiro bin beş yüz altmış beşte kuruldu.Rio de Janeiro was founded in 1565.
Büyükbabamız büyürken beş dil öğrendi.Our grandfather learned five languages ​when he was growing up.
Büyükbabamız çocukken beş dil öğrenmiş.Our grandfather learned five languages ​​as a child.
Marie beş yaşındayken Batı Almanya'ya geldi.Marie came to West Germany when she was five years old.
Sami'nin dairesi sadece beş dakika uzaklıkta.Sami's condo is just five minutes away.
Fındık ye, beş yıl daha uzun yaşayacaksın.Eat nuts and you'll live five years longer.
Beş yaşındayken bisiklete binebiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Beş yaşındayken bisiklet kullanabiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Beş yaşındayken bisiklet sürebiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Beş kedim var.I have five cats.
Beş tane kedim var.I have five cats.
Yabani kunduzlar beş yüz yıllık bir yokluğun ardından İngiltere'ye geri dönüyor.Wild beavers are returning to England after a five hundred year absence.
Tom yemek için beş dolar ödedi.Tom paid five dollars for the meal.
Tom sadece yaklaşık beş dakika önce ayrıldı.Tom just left about five minutes ago.
Tom beş dil öğrenmek istiyor.Tom wants to learn five languages.
Sami her beş dakikada bir Leyla'yı arıyordu.Sami was calling Layla every five minutes.
Saat tam beşde orada olmalıydı.She must have been there at five precisely.
Yorgunum. Burada beş dakika oturacağım.I'm tired. I'll sit here for five minutes.
Yorgunum. Burada beş dakika için oturacağım.I'm tired. I'll sit here for five minutes.
Yorgunum. Burada beş dakika boyunca oturacağım.I'm tired. I'll sit here for five minutes.
Tom beş parasız, değil mi?Tom is broke, isn't he?
Tom neredeyse beş parasız, değil mi?Tom is almost broke, isn't he?
Tom Tatoeba Projesine beş haneli bağışta bulunan bir bağışçı.Tom is a five-figure donor to the Tatoeba Project.
Tom haftada altı gün çalışıyor ama sadece beş için para alıyor.Tom works six days a week but only gets paid for five.
Çalışmıyorken yapmaktan hoşlandığın ilk beş şeyi sırala.List the top five things you like to do when you're not working.
Ailemde beş kişiyiz.We are 5 in my family.
Sami beş dakikada Müslüman oldu.Sami converted to Islam in five minutes.
Sami ve Leyla günde beş kez namaz kılıyorlar.Sami and Layla pray five times a day.
Seni beş dakika içinde arayacağım.I'll call you back in five minutes.
Seni beş dakikaya tekrar arayacağım.I'll call you back in five minutes.
Kasaba köyden yaklaşık on beş kilometre uzaklıktadır.The town is nearly fifteen kilometres from the village.
Kedi köpeğe nerdeyse beş metre uzaklıktadır.The cat is almost five meters away from the dog.
Beş yıl önce bugün Tatoeba.org'a üye oldum.I registered Tatoeba.org five years ago today.
Beş yıl önce bugün Tatoeba.org'a üye olmuştum.I registered Tatoeba.org five years ago today.
Beş yıl sonra yolları yine kesişti.Five years later, their paths crossed again.
Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.And the evening and morning were the fifth day.
Şit yüz beş yaşındayken oğlu Enoş doğdu.And Seth lived a hundred and five years, and begot Enos.
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.The water was fifteen cubits higher than the mountains which it covered.
Enoş toplam dokuz yüz beş yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Enos were nine hundred and five years, and he died.
Mahalalel altmış beş yaşındayken oğlu Yeret doğdu.And Malaleel lived sixty-five years and begot Jared.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod