Neredeyse beş parasızım.I'm almost broke.
O, kuyruktaki beşinci adam.He's the fifth man in line.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Bana beş galon benzin verin, lütfen.Give me five gallons of gas, please.
Tamam. Biz saat beşte buluşacağız.All right, we'll meet at five.
Artık saat beşte hava kararıyor.It gets dark at five now.
Benim saatim beş dakika ileri.My watch is five minutes fast.
Onun işi başarısız olduğunda, o beş parasız kaldı.When his business failed, he was left penniless.
Tom ve bazı diğer adamlar on beş dakika önce geldi.Tom and some other men arrived fifteen minutes ago.
Yunanistan Batı uygarlığının beşiğiydi.Greece was the cradle of western civilization.
O genellikle saat beşte eve gider.He generally goes home at five o'clock.
Dün Beşinci Cadde'de bir kaza vardı.There was an accident on Fifth Avenue yesterday.
Kitap on beş biyografi içeriyor.The book contains fifteen biographies.
Beş dakikadan daha fazla almayın.Don't take more than five minutes.
Yirmi beş yaşındayım.I'm twenty-five.
Onlar beş yıldızlı bir otelde kaldılar.They stayed at a five-star hotel.
O işte beş yıl nasıl dayandığını bilmiyorum.I don't know how you lasted five years in that job.
Haftada beş gün okula giderim.I go to school five days a week.
Dün gece beş saat uyudum.I got five hours sleep last night.
Beşinci sınıftayken bir kız arkadaşım vardı.I had a girlfriend when I was in the fifth grade.
Beş yıldır bir öğretmenim.I've been a teacher for five years.
On beş yaşımdan beri futbol oynarım.I've been playing soccer since I was fifteen.
On beş yaşımdan beri futbol oynuyorum.I've been playing soccer since I was fifteen.
Beş günüm daha var.I have five more days.
On beş yaşından beri soğuk almadım.I haven't had a cold since I was fifteen.
Sadece beş dakikadır bekliyorum.I've only been waiting for five minutes.
Onlardan beşi bana saldırdı ama onların hepsinin üstesinden geldim.Five of them attacked me, but I overcame them all.
Sadece beş dakikaya ihtiyacım var.I just need five minutes.
Beş dakikadan daha az önce seni Tom'la konuşurken gördüm.I just saw you talking to Tom less than five minutes ago.
Beş dakikalık bir molaya ihtiyacım var.I need a five-minute break.
Onlar Japonya'dan döndüklerinden beri zaten beş yıl oldu.It's already been five years since they returned from Japan.
Otelin lobisinde çalan beş kişilik bir bando vardı.There was a brass quintet playing in the lobby of the hotel.
Tom on beş dakika geç geldi.Tom showed up fifteen minutes late.
Günde beş mil koşarım.I run five miles a day.
Haftada beş gün buradaki sınıflara ders veririm.I teach classes here five days a week.
Ben beş yıldır belediye meclisindeyim.I've been on the city council for five years.
Göz ameliyatından sonra, George her on beş dakikada bir göz damlası kullanır.After eye surgery, George put in eye drops every fifteen minutes.
On beş dakika içerisinde orada olacağım.I'll be there in fifteen minutes.
Lütfen beş dakika daha uyuyayım.Please let me sleep for five more minutes.
Saat beşte uyandırıldım.I was awakened at five o'clock.
Ona beş dikiş gerekli.He needed five stitches.
Beş dikişe ihtiyacı oldu.She needed five stitches.
Ona beş dikiş atıldı.She needed five stitches.
Burada misafirler dahil on beş kişi var.There are fifteen people here, counting the guests.
Staten Island, New York'un beş bölgesinden biridir.Staten Island is one of the five boroughs of New York.
On beş yaşından beri piyano çalıyorum.I have been playing the piano since I was fifteen.
Sen ne olduğunu biliyor musun? Beş para etmezin teki!Do you know what you are? Trash!
En az beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'm going to need at least five minutes.
Beş dakika içinde hazır olacağım.I'm going to be ready in five minutes.
Beş dakika içinde seninle orada buluşacağım.I'll meet you there in five minutes.
Dört ya da beş gün içinde geri geleceğim.I'll be back in four or five days.
Tom on beş dakikalık bir mola aldı.Tom took a fifteen-minute break.
Beş dakika içinde orada olacağım.I'll be there in five minutes.
Sana beş dakika vereceğim.I'll give you five minutes.
Yaklaşık beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'll need about five minutes.
Beş dakika içinde geri döneceğim.I'll be back in five minutes.
Beş dakikadır uzaktaydım.I was away for five minutes.
Kırk beş dakikalığına gitmiştim.I was gone for 45 minutes.
Beş dakikaya daha ihtiyacım var.I need five more minutes.
Beş dakikan var.You've got five minutes.