Burada yapmamız gereken şey neyin kübünün eksi beş yüz on iki ettiğini bulmak.Na takové číslo nepřijdu jen tak. Co musím umocnit na třetí, abych získal -512?
Burada yapmamız gereken şey neyin kübünün eksi beş yüz on iki ettiğini bulmak.ما هو هذا العدد او مكعب العدد الذي سيساوي -512
Burada yapmamız gereken şey neyin kübünün eksi beş yüz on iki ettiğini bulmak.最適の方法は、主な因数分解を行うことです。
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikDaarom begonnen we een onderzoek.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikDeshalb begannen ein paar von uns mit einer Studie.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikÍgy hát néhányan belevágtunk egy felmérésbe, és felkerestünk 4500 gondozóotthonban élő személyt
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittik그래서 저희는 설문 조사를 시작했고 뉴캐슬 지역에 있는
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikPreto skupinka z nás začala pracovať na prieskume.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikTakže několik z nás začalo s průzkumem.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikМи почали проводити дослідження.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikМы начали проводить исследование.
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikאז קבוצה מאיתנו החלה לערוך סקרים, סקרנו 4,500 דיירים במוסדות סיעודיים בניוקאסל,
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikلذا بدأت مجموعة منا بعمل دراسات، ونظرنا إلى أربعة ونصف ألف سكان تمريض منزلي
Bu yüzden bir grup doktor bir araştırma yürüttük, dört bin beş yüz huzurevine gittikニューカッスル周辺の 養護施設に住む 4,500人に当たりました
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.그래서 답은, 바라건대 --- 계산기를 가지고 있지 않습니다 --- 85,554 이고,
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.85,554 です. ケアレスミスをしていないと仮定してのことです.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Donc la réponse, à priori -- je n'ai pas de calculette avec moi -- est 85 554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Resultatet på det regnestykke er 85554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.اذاً الناتج يكون 85554
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.그 후에 오백여 형제에게 일시에 보이셨나니 그 중에 지금까지 태반이나 살아 있고 어떤이는 잠들었으며
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.Luego apareció a más de quinientos hermanos a la vez, de los cuales muchos viven todavía; y otros ya duermen
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.og at han blev sett av Kefas, derefter av de tolv.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.Potem se je prikazal nad petsto bratom naenkrat, katerih večina še sedaj živi, nekaj jih je pa že pozaspalo.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.potom sa naraz ukázal viac ako päťsto bratom, z ktorých väčšina žije až doteraz, ale niektorí tiež zosnuli.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.и ако Христос не е бил възкресен, то празна е нашата проповед, празна е нашата вяра.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.Після того явив ся більш пяти сотень братам разом, з котрих більше живуть і досі, инші ж і впокоїлись,
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.ואחרי כן נראה ליותר מחמש מאות אחים כאחד אשר רבם עודם בחיים ומקצתם ישנו׃
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.وبعد ذلك ظهر دفعة واحدة لاكثر من خمس مئة اخ اكثرهم باق الى الآن ولكن بعضهم قد رقدوا.
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.後 來 一 時 顯 給 五 百 多 弟 兄 看 、 其 中 一 大 半 到 如 今 還 在 、 卻 也 有 已 經 睡 了 的
Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler.後 來一時顯給 五百多 弟兄 看 、 其中 一大半 到 如今 還在 、 卻 也 有 已 經 睡 了 的
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.A măsurat partea de răsărit cu prăjina de măsurat, şi de jur împrejur a găsit cinci sute de prăjini.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Dengan tongkat pengukurnya ia mengukur sisi sebelah timur: 250 meter
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Gegen Morgen maß er fünfhundert Ruten lang;
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.han målte med Målestangen Østsiden; den var efter Målestangen 500 Alen; så vendte han sig og
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Han målte østsiden med målestangen: den var fem hundre stenger efter målestangen rundt omkring.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Han mätte med sin mätstång åt östra sidan: den höll efter mätstången fem hundra stänger runt omkring.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Hän mittasi itäilmalta mittaruovolla: viisi sataa ruokoa mittaruovon mukaan. Hän kääntyi
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.그가 척량하는 장대 곧 그 장대로 동편을 척량하니 오백척이요
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Mediu o lado oriental com a cana de medir, quinhentas canas de largura.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Meril je vzhodno stran z mersko palico, petsto palic po merski palici okrog.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Midió el lado oriental con la caña de medir: 500 cañas. Dio la vuelt
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Misurò il lato orientale con la canna per misurare: era cinquecento canne, in canne da misura, all'intorno
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Người dùng cần đo phía đông , có năm_trăm cần .
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Người dùng cần đo phía đông, có năm trăm cần.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.ré a keleti oldalt a mérõpálczával ötszáz singnyire, a mérõpálczával. [És] megfordula, [és
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Wymierzył stronę od wschodu słońca laską pomiaru na pięćset lasek laski pomiarowej w około.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Zmeral východnú stranu mernou trstinou, päťsto trstín mernou trstinou dookola.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Změřil stranu východní prutem, pět set loket prutových tím prutem vůkol.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Εμετρησε την ανατολικην πλευραν με το καλαμινον μετρον, πεντακοσιους καλαμους, με το καλαμινον μετρον κυκλω.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.Он измерил восточную сторону тростью измерения и намерил тростью измерения всего пятьсот тростей;
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.מדד רוח הקדים בקנה המדה חמש אמות קנים בקנה המדה סביב׃
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.قاس جانب المشرق بقصبة القياس خمس مئة قصبة بقصبة القياس حواليه.
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.他 用 量 度 的 竿 量 四 圍 、 量 東 面 五 百 肘 。 〔 原 文 作 竿 本 章 下 同
Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşınfş kadardı.他 用 量度 的 竿量 四 圍 、 量東面 五百 肘 。 〔 原文 作竿 本章 下同
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .이건 그냥 그 수를 세제곱 해주면 -512가 나온다는 거죠 바로 이해가 안된다면
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .-512 を得るものです。 もし、すぐにわからない場合、 これは、立方根は、ある数字を3乗すると-512 を得るー その値です。
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .Esto simplemente quiere decir si tomo ese número y lo elevo a la tercera potencia entonces obtengo -512.
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .Ez azt jelenti, hogy ezt az adott számot harmadik hatványra kell emelni, ahhoz, hogy mínusz 512-t kapjunk.
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .Oznacza to tyle, że jeśli wezmę tę liczbę i podniosę ją do trzeciej potęgi, to otrzymam -512.
Eğer bir sayıyı alırsam ve onu üçüncü kuvvetine çıkartırsam eksi beş yüz on iki bulurum. .To znamená, že pokud nějaké číslo umocním na třetí, získám -512.