O çok beğendim.Líbilo se jí to moc.
O çok beğendim.Ő nagyon tetszett.
O çok beğendim.Ona je zelo všeč.
O çok beğendim.Ona lubi to bardzo.
O çok beğendim.Páčilo sa jej to moc.
O çok beğendim.Sie mochte es sehr.
O çok beğendim.Ze vond het erg leuk.
O çok beğendim.Εκείνη άρεσε πάρα πολύ.
O çok beğendim.Вона любила його дуже багато.
O çok beğendim.Она любила его очень много.
O çok beğendim.Тя го харесва много.
Okumak ve kadranlara bakmak yerine enerji kullanımınıza bakıyor olma fikrini çok beğendim.저는 그 생각이 꽤 마음에 들었는데요, 그건 조절 장치를 보면서 숫자를 읽는 대신 에너지 사용량을 보는 것이죠.
Okumak ve kadranlara bakmak yerine enerji kullanımınıza bakıyor olma fikrini çok beğendim.Und ich mochte die Idee wirklich.
Okumak ve kadranlara bakmak yerine enerji kullanımınıza bakıyor olma fikrini çok beğendim.וממש אהבתי את הרעיון שבמקום להסתכל במחוגים ולקרוא שלטים שיגידו - תסתכל ברמת השימוש באנרגיה שלך.
Okumak ve kadranlara bakmak yerine enerji kullanımınıza bakıyor olma fikrini çok beğendim.ولطالما أحببت فكرة أنه عوض النظر إلى أقراص وقراءة أشياء قصد ذكرها ننظر إلى كيفة استهلاك الطاقة,
Okumak ve kadranlara bakmak yerine enerji kullanımınıza bakıyor olma fikrini çok beğendim.エネルギー使用量を確認する代わりに エネルギー使用量を確認する代わりに ワイヤレスで接続する ポスターを作ることにしました
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Azt feleltem, "Tetszik a testbeszéde. Tetszik, ahogy beszél."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Dije: "Me gusta su lenguaje corporal. Me gusta la forma en que habla".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.I-am spus, "Îmi place limbajul corpului. Îmi place modul în care ea vorbeşte.."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Ich sagte, "Mir gefällt ihre Körpersprache. Mir gefällt, wie sie spricht."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Ik zei: 'Ik hou van haar lichaamstaal. Ik hou van de manier waarop ze spreekt.'
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.J'ai répondu, "J'aime son langage du corps. J'aime la façon qu'elle a de parler."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Jeg sagde, "Jeg kan lide kropssproget. Jeg kan lide hendes måde at tale på."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim."전 그녀의 보디랭귀지가 맘에 듭니다. 그녀가 말하는 방식이 맘에 들어요."라고 답했습니다
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim."Mi piace il suo linguaggio del corpo. Mi piace come comunica."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Powiedziałem, że podoba mi się jej głos i mowa ciała.
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Řekl jsem, "Líbí se mi řeč jejího těla. Líbí se mi, jak mluví."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Sanoin: "Pidän hänen ruumiinkielestään. Pidän hänen puhetavastaan."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Saya katakan, "Saya suka bahasa tubuhnya, saya suka cara dia berbicara."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Tôi đáp "Tôi thích ngôn ngữ hình thể. Tôi thích cách bà ấy nói."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Tu não a conheces." "Gosto da linguagem corporal. Gosto da maneira como ela fala."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Απάντησα πως "μ' αρέσει η γλώσσα του σώματός της. Μ' αρέσει ο τρόπος που μιλά".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Казах, "Харесва ми езика на тялото й. Начинът, по който говори."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Я сказав, "Мені подобаються її жести і те, як вона розмовляє".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Я сказал: "Мне нравится язык тела. Мне нравится, как она говорит".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.עניתי להם "אני אוהב את שפת הגוף שלה. אני אוהב את האופן שהיא מדברת."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.فقلت: "أحب لغة الجسد. تعجبني الطريقة التي تتحدث بها"
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.我話:「我鍾意佢嘅身體語言, 同埋佢講嘢嘅方式。」
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.「気難し屋の夫がいる 無理だ」と言われ
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Ich mochte Peter Wards gestrigen Auftritt - es ist nicht dauernd Gaias Sicht.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Ik hield van de lezing van Peter Ward gisteren - het ging niet de hele tijd over Gaia.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.전 피터 워드의 어제 발표가 좋았는데, 모두 가이아 얘기는 아니죠.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Líbil se mi včerejší proslov Petera Warda -- vždycky to není Gaia.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Me encantó la charla de ayer de Peter Ward, no todo el tiempo es gaiana.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Mi-a plăcut prezentarea lui Peter Ward de ieri -- nu e Gaian tot timpul.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Mi è piaciuto il discorso di Peter Ward's ieri -- non è sempre gaiano.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Świetna była prezentacja Petera Warda, nie całkiem "gajańska".
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Tetszett Peter Ward előadása a tegnap -- nem mindig Gaia-i.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Μου άρεσε πολύ η ομιλία του Πήτερ Ουόρντ εχθές- δεν είναι σε όλα της τα σημεία Γήινη.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Мне вчера понравилась лекция Питера Уорда - полностью отличная от гайянизма.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.Много ми хареса разговорът на Питър Уорд вчера - не е гаянски през цялото време..
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.נהניתי אתמול מהרצאתו של פטר וורד. לא הכל גאיאני.
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.أنا أعجبتي كلمات بيتر بالأمس، لم تكن جايانية طول الوقت
Peter Ward'ın dünkü konuşmasını çok beğendim -- her zaman Gaian olmak mümkün değil.事実 生命体はそれ自体を破滅するものを生み出します
"Romanınızı gerçekten beğendim."Ich mochte Ihren Roman sehr gerne.
"Romanınızı gerçekten beğendim."Ik heb echt genoten van je roman.
"Romanınızı gerçekten beğendim."Jag tyckte verkligen om din novell.
"Romanınızı gerçekten beğendim."J'ai vraiment aimé votre roman.
"Romanınızı gerçekten beğendim."Mi-a plăcut mult romanul.
"Romanınızı gerçekten beğendim."Mi è veramente piaciuto il tuo romanzo.