bayan ile cümle

bayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana beni anlatan bir çok bayan var. Bayan Higginson, Hiç gördünüz mu bu film mi Zorro?I mì to nìkteré ženy øíkaly. <i>Sleèno Higginsonová, vidìla jste nìkdy film Zorro?</i>
Bana beni anlatan bir çok bayan var.Ik heb enkele dames dat laten vertellen over mijzelf.
Bana beni anlatan bir çok bayan var.Şi mie mi-au zis câteva doamne asta.
Bana beni anlatan bir çok bayan var.Tôi đã có một vài phụ nữ nói với tôi rằng bản thân mình.
Bana beni anlatan bir çok bayan var.Varias senoritas me dijeron Io mismo.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.A on na to: "Ne slečno, nikam nejdu.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Dia menjawab, "Tidak, Bu, saya tidak mau pergi.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.El a răspuns: "Nu, domnișoară, nu mă duc.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Ele respondeu: "Não professora. Eu não vou.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.E lui: "No, Miss, non ci vado.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Em ấy trả lời, "Không đâu, cô giáo, em không định tới đó.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Er erwiderte: "Nein, Fräulein, ich gehe nirgendwo hin.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Han svarade: "Nej fröken, det ska jag inte.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Hij zei:
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Il m'a répondu : " Non madame, je n'y vais pas.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.그 아이는 "아뇨, 선생님, 가지 않을래요.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Me dijo: "No, señorita, no iré.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Mire ő: "Nem, tanárnő, nem megyek.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.On na to: "Nie proszę pani, nie mogę.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Το παιδί μου απάντησε, " Όχι, κυρία, δεν θα πάω.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.А той отговори "Не, Мис, няма да отида.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.На що він відповідав: "Ні, пані, я нікуди не піду.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.Но он ответил: "Нет, мисс, я никуда не пойду.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.והוא אמר, "לא גבירתי, אני לא הולך.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.قال لي : لا يا آنسة، لن أذهب.
Bana "Hayır, bayan, gitmiyorum.卒業したいから 授業をサボれないんです。」 って言ったんです
Banyonuz bu tarafta bayanAici este baia dumneavoastră, domnișoară.
Banyonuz bu tarafta bayanAsí es. Muy tranquilo.... muy tranquilo. Aquí está su baño, señorita.
Banyonuz bu tarafta bayanDas ist ihr Bad, Madamme.
Banyonuz bu tarafta bayanDer er badeværelset, frøken.
Banyonuz bu tarafta bayanHär är ditt badrum, fröken.
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama. Herkese teşekkürler.皆さん ありがとうございます どうぞご着席ください
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama.신사 숙녀 여러분, 버락 오바마 대통령입니다.
Başkanı'ndan daha fazla adamış biri daha yoktur. Bayanlar Baylar, Başkan Barack Obama.اكثر من رئيس الولايات المتحدة الاميركية. سيداتي سادتي، الرئيس باراك اوباما.
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Eu disse: "Sra. Alisch, como está?" e ela respondeu:
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ho detto, "Signora Alisch, come sta?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ich sagte: "Mrs. Alisch, wie geht es Ihnen?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Ik zei: "Juffrouw Alisch, hoe gaat het?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Jag sa, "Mrs. Alisch, hur mår du?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.J'ai demandé : " Mme Alisch, comment allez-vous ? "
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Spytałem ją, jak się miewa.
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Tôi nói: "Cô Aisch, cô thế nào?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim.Της είπα "κ. Άλις, τι κάνετε;"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim."Миссис Элиш, как поживаете?"
"Bayan Alisch nasılsınız?" dedim."Місіс Аліш, як Ви?"
Bayan Alisch.Pani Alisch.
Bayan Alisch.Я сказав:
Bayan Alisch.Я спросил:
Bayan Amelia! Beni görmek için her zaman günün sonunu kullanırsınız...Amélia asszony, mindig a nap végén fogadott minket a férjemmel.
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Asszonyom, szeretne azokból a narancssárga karkötőkből rózsaszín pöttyökkel?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Doamna, doriti o bratare portocalie cu puncte roz?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Frun, skulle du vilja ha några av de orangea arbanden med de rosa polkaprickarna?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?분홍색 물방울 무늬가 들어간 오렌지색 팔찌를 좀 보여드릴까요? 부인?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madam, chceli by ste niektorý z týchto oranžových výrobkov s ružovými bodkami?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madame, désirez-vous quelques uns de ces bracelets oranges à pois roses?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madam, je libo některý z těchto oranžových náramků s růžovými puntíky?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Mevrouw, wilt u een paar van deze oranje armbanden met roze stippen?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Möchten Sie eines dieser orangen Armbänder mit rosa Tupfen, meine Dame?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Nyonya, apakah anda ingin beberapa gelang oranye dengan bintik-bintik jingga itu?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Proszę pani, czy chciałaby pani pomarańczowy wisiorek z różowymi kropkami?

İlgili Sayfalar