Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.OK、あなたはいかがでしょう、何年ですか?
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Qualcun altro? Vediamo... non ho visto mani di donna alzate.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Quem mais quer? Não vejo mãos de senhoras levantadas.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Qui d'autre voudrait -- je n'ai pas vu beaucoup de main de femmes.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.¿Quién quiere... No... No he visto la mano de ninguna dama.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Še kdo? Ne vidim nobenih ženskih rok.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Wer würde noch gerne -- sehen Sie ich kann keine -- habe keine Frauenhände oben gesehen.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Wie zou willen -- tja ik heb geen -- geen opgestoken vrouwenhanden gezien.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Yang mau -- lihat kan -- tidak ada perempuan yang angkat tangan.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Кой друг би желал -- досега не съм видял женски ръце вдигнати.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Кто еще хочет... я пока не видел женщин, поднявших руку.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.Я поки не бачив, щоб жінки піднімали руку.
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.אני לא רואה... לא ראיתי ידיים של נשים מורמות
Kim olabilir -- bir bayanın elini göremedim henüz.لا أرى أي امرأة ترفع يدها.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Azért ennek a lánynak az arcával fejeztem be a videót, mert szerintem sokan ismeritek őt.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Dôvod, prečo som to zastavil na tvári tejto mladej dámy je, že si myslím, že ju mnohí poznáte.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..수가타 미트라: 마지막에 이 얼굴을 드리는는 이유는 저기 보이는 젊은 숙녀를 여러분들 대부분이 아실 거라고 생각하기 때문이죠.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Suga Mitra: Miksi päätin tämän nuoren neidin kasvoihin on se, että luulen monien teistä tuntevan hänet.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Sugata Mitra: Am încheiat cu imaginea acestei tinere pentru că eu cred că mulți o știți.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Sugata Mitra:
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Sugata Mitra:
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Tváří té mladé dámy to končí proto, že se domnívám, že ji mnozí znáte.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Причина, по которой я остановил на лице этой девочки, та, что я подозреваю, что многие из вас знают её.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Причината, заради която, спрях на лицето на тази млада дама, е понеже подозирам, че много от вас я познават.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..Суґата Мітра: Я показав в кінці обличчя тієї молодої дівчини, бо напевно багато-хто з Вас її знає.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..מיטרה: הסיבה שבחרתי לסיים עם הפנים של הנערה הזו על המסך, היא מכיוון שיתכן שרבים מכם מכירים אותה.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..لقد أنهيت اللقطة بوجه هذه الطفلة الصغيرة لأني اظن ان معظمكم يعرفها.
Oradaki bu genç bayanın yüzünde durdurmamın sebebi çoğunuzun bu genç kızı tanıyor olduğunuzdan şüphelenmem..皆さんが彼女を ご存じなんじゃないかと思って 現在はハイデラバードの コールセンターに就職して
Oysa, köydeki adamlar bir bayanın okumak için böyle bir fırsat elde ettiğini duyduğunda,남자들과 마을 사람들이 여자가 학교에 갈 기회를 얻었다는 소릴 듣자,
Oysa, köydeki adamlar bir bayanın okumak için böyle bir fırsat elde ettiğini duyduğunda, "Yazık olmuş.En weer, toen de mannen hoorden dat een vrouw een kans had gekregen om naar school te gaan, klonk het:
Oysa, köydeki adamlar bir bayanın okumak için böyle bir fırsat elde ettiğini duyduğunda,נזקקתי לתמיכת הכפר, ושוב, כשהגברים שמעו,
Oysa, köydeki adamlar bir bayanın okumak için böyle bir fırsat elde ettiğini duyduğunda,وهنا مرة أخرى، عندما سمع الرجل، وسمع الناس أن المرأة قد حصلت على فرصة للذهاب إلى المدرسة،
Oysa, köydeki adamlar bir bayanın okumak için böyle bir fırsat elde ettiğini duyduğunda,「女の子が大学へ通うチャンスをもらった」なんて聞くと こう言います「なんてもったいない!
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Aţi văzut cum arată dispozitivul, pe care îl folosea acea femeie pentru a-şi trata migrenele?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Dann haben Sie gesehen, wie das Gerät, das die Frau für ihre Migräne benutzte, aussieht.
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.그리고 그 기계가 어떻게 생겼는지 여러분도 보셨겠지만, 그 여자분이 편두통을 고치기 위해 쓰던 것 말이에요.
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Luego, ¿vieron cómo se veía ese dispositivo, que la mujer usaba para curar sus migrañas?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Poi avete visto come appare il dispositivo che la donna stava usando per le sue emicranie?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Vocês viram o aspeto do aparelho que aquela mulher estava a usar para as enxaquecas?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Vous avez vu à quoi ressemblait le dispositif, que la femme utilisait pour guérir ses migraines ?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Widzieliście to urządzenie, którego kobieta używała do usuwania migren?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Видяхте как изглежда онова устройство, което използваше жената, за да си лекува мигрените?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.Еще, вы видели на что похоже устройство, которым женщина избавлялась от мигреней?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.אז ראיתם איך נראה המכשיר, שהאשה השתמשה בו לטפל במיגרנות?
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.ثم إنكم رأيتم شكل ذلك الجهاز ، الذي كانت تستخدمه تلك المرأة لعلاج الصداع النصفي ؟
Sonra bayanın migrenini iyileştirmek için kullandığı cihazın nasıl birşey olduğunu gördünüz.女性が片頭痛を直すのに使っていた装置です あれは私のような研究技師が無理やり作ったもので
USC bünyesindeki klasik bir bölümün başkanı olan Amy Richlin isimli bayanın bir kitabını okudum.Ik las een boek van een vrouw genaamd Amy Richlin, die voorzitter is van de afdeling klassieken aan USC.
USC bünyesindeki klasik bir bölümün başkanı olan Amy Richlin isimli bayanın bir kitabını okudum.J'ai lu un livre d'une femme qui s'appelle Amy Richlin, qui est la présidente du département Classique à USC.
USC bünyesindeki klasik bir bölümün başkanı olan Amy Richlin isimli bayanın bir kitabını okudum.Leí un libro de una mujer llamada Amy Richlin, presidente del departamento de Clásicos en USC.