Bayan Brown'la konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Bayan Brown ile konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Baylar bayanlar, görüşüme kulak vermenizi istiyorum.Ladies and gentlemen, I would like you to listen to my opinion.
Sergi salonumuz genç bayanlarca çok sevildi.Our showroom made a hit with young ladies.
Geçen yıl Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato senin öğretmenin miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen yıl Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Geçen sene Bayan Kato sizin öğretmeniniz miydi?Was Ms. Kato your teacher last year?
Bayan Ito öğrencilerini çok çalıştırdı.Miss Ito made her students work hard.
Bayan Roland, bu sorun hakkında ne düşünüyorsunuz?Ms. Roland, what do you think about this problem?
Bayan Red bana Japonca öğretti.Miss Red taught me Japanese.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Bayan Lee büyük bir konuşmacı.Mrs. Lee is a great talker.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Bayan Young onu habersizce ziyaret etmeme aldırış etmedi.Mrs. Young didn't mind my dropping in on her unexpectedly.
Bayan Young çok nazik.Miss Young is very kind.
Bayanlar ve baylar, gemiye hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Bayanlar ve baylar, uçağa hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.Ladies and gentlemen, due to an accident at the airport, our arrival will be delayed.
Tekrar oturun Bayan Curtis.Sit down again, Miss Curtis.
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.Miss March gave me an English dictionary.
Bayan White onun amacını anlamam için yeterince yavaş konuştu.Ms. White spoke slowly enough for me to catch her meaning.
Bayan White Tom'un okuldan sonra kalmasını emretti.Ms. White ordered that Tom should stay after school.
Bayan White herkes tarafından sevilir.Miss White is liked by everyone.
Banktaki kadın Bayan Brown.The woman on the bench is Mrs. Brown.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Fransızca Bay White tarafından öğretilir, Bayan Green tarafından değil.French is taught by Mr White, not by Miss Green.
Bayan Brown Japonca anlar.Mrs. Brown understands Japanese.
Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.Mrs. Brown wrote a book on politics.
Bayan Brown, bir oyuncu gibi görünüyor.Ms. Brown seems to be an actress.
Bayan Brown Japon yemekleri yemeye alıştı.Miss Brown has gotten used to eating Japanese food.
Bayan Bush İngilizce öğretmenimizdir.Mrs. Bush is our English teacher.
Bayan Hughes, bu Peter Brown.Mrs. Hughes, this is Peter Brown.
Bayan Harris oğlunun geleceği hakkında çok şüpheli.Mrs. Harris is very doubtful about her son's future.
Bayan Hudson'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Miss Hudson lives?
Nasılsınız, Bayan Jones?How do you do, Mrs. Jones?
Partiye davet edilmiş konuklar arasında iki yabancı bayan vardı.Among the guests invited to the party were two foreign ladies.
Bayan Parker bir gülümseme ile onu selamladı.Mrs. Parker greeted him with a smile.
Bayan North çocuklarıyla çok gurur duyuyor.Mrs. North is very proud of her children.
Bayan Yamada sizin okulda niçin popüler?Why is Mrs. Yamada popular in your school?
Bayan Thompson milyoner olduğu gerçeğini saklamak istiyor.Mrs. Thompson wants to conceal the fact that she is a millionaire.
Tom, Bayan White'a gerçeği söylemeye cesaret edemedi.Tom dares not tell Mrs. White the truth.
Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.Miss Thomas teaches us history.
Bayan Davis sadece mükemmel bir eşti.Mrs. Davis was anything but a perfect wife.
Bilet göstermeden kapıdan geçen bir bayan gördüm.I saw a lady go through the gate without showing the ticket.
Yaşlı bayan hastalığından beri oldukça halsiz.The old lady has been rather feeble since her illness.
Yaşlı bayan kız torununa gülümsedi.The old lady smiled at her granddaughter.
Cesur şövalye ileri adım atıp bayanın elini öper.The brave knight steps forward and kisses the lady on the hand.
Oda Bayan Smith tarafından temizlenir.The room is cleaned by Mrs. Smith.
Bayan sessiz kaldı.The lady remained silent.
Bayan seksenin üzerinde.The lady is over eighty.
O bayanın bir oyuncu olduğu söylendi.It was said that that lady was an actress.
Bayanın cenazesi yerel kilisede düzenlendi.The lady's funeral was held at the local church.
Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.The lady persisted in wearing such an old-fashioned shirt.
Bayan Swan bizim İngilizce öğretmenimizdir.Ms. Swan is our English teacher.
Bayan Smith yaşlı bir hanımdır.Mrs. Smith is an elderly lady.
Bayan Smith ünlü bir güzel kadındı.Mrs. Smith was a famous beauty.