bay ile cümle

bay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bayan Young çok nazik.Miss Young is very kind.
Bay Young oğlunun daha çok çalışmasını diliyor.Mr. Young wishes his son would study harder.
Merhaba. Bay Johnson'la konuşabilir miyim, lütfen?Hello. May I speak to Mr Johnson, please?
Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.Mr Mailer is to stay here till tomorrow.
Herkes bayrağını sallamaya başladı.Everybody started waving his flag.
Bay Miller adında biri sizi görmek istiyor.A Mr Miller wants to see you.
Bayanlar ve baylar, gemiye hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Bayanlar ve baylar, uçağa hoş geldiniz.Ladies and gentlemen, welcome aboard.
Bayanlar baylar, havaalanındaki bir kaza sebebiyle varışımız gecikecek.Ladies and gentlemen, due to an accident at the airport, our arrival will be delayed.
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Bir Bay Marconi seni görmek istiyor.A Mr Marconi wants to see you.
Bay Yamazaki iyileşmeden uzun süre önce değildi.It was not long before Mr Yamazaki recovered.
Tekrar oturun Bayan Curtis.Sit down again, Miss Curtis.
Mike bizim müdürümüz olan Bay Ogaki'yi ziyaret etti.Mike visited Mr Ogaki, who is our principal.
Bayan March bana İngilizce bir sözlük verdi.Miss March gave me an English dictionary.
Bay Hopkins öyle bir yüksek sesle konuştu ki onu üst kattan duyabiliyordum.Mr Hopkins spoke in such a loud voice that I could hear him upstairs.
Bay White sınavda kopye çektiği için çocuğu cezalandırdı.Mr White punished the boy for cheating on the examination.
Bayan White onun amacını anlamam için yeterince yavaş konuştu.Ms. White spoke slowly enough for me to catch her meaning.
Bay White öğrencilerinin sayesinde bazı mektuplar okudu.Mr White read out some letters of thanks to his students.
Bayan White Tom'un okuldan sonra kalmasını emretti.Ms. White ordered that Tom should stay after school.
Bay White bize İngilizce öğretir.Mr White teaches us English.
Bay White, liberal bir politikacıdır.Mr. White is a liberal politician.
Bay White, Springfield'taki bir otelin müdürüydü.Mr White was the manager of a hotel in Springfield.
Bay White Kanada'ya gitti.Mr White has gone to Canada.
Bay White, saat 10:30 'da Tokyo'ya varacak.Mr White arrives in Tokyo at 10:30.
Bay White birçok arkadaşa sahip gibi görünüyor.Mr White seems to have many friends.
Bay White'ı görmeni öneriyorum.I suggest that you see Mr White.
Bay White ve ben, sadece tanıdığız, arkadaş değiliz.Mr White and I are not friends, only acquaintances.
Bay White onun için mahkemeye çıktı.Mr White appeared for him in court.
Bay White konuşmamla ilgili birkaç yorum yaptı.Mr White made a few comments on my speech.
Bay White yaklaşık benim yaşımda.Mr White is about my age.
Bayan White herkes tarafından sevilir.Miss White is liked by everyone.
Bay White'ın avlusu büyüktür.Mr White's yard is large.
Neden Bay White'a sormuyorsun?Why don't you ask Mr White?
Neden Bay White'a sormuyorsunuz?Why don't you ask Mr White?
Bay Hobson dükkanı kapattı ve eve gitti.Mr Hobson shut the shop and went home.
Bay Itsumi'nin Kansai'li olduğunu çok az sayıda kişi bilir.Few people know that Mr. Itsumi is from Kansai.
Bay Holmes'i görmek istiyorum.I would like to see Mr Holmes.
Bay Hawk bir tür beyefendi.Mr Hawk is a kind gentleman.
Bay Hawk, kibar bir beyefendidir.Mr Hawk is a kind gentleman.
Banktaki kadın Bayan Brown.The woman on the bench is Mrs. Brown.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Bayan Baker çantasını çaldırdı.Mrs. Baker had her purse stolen.
Fransızca Bay White tarafından öğretilir, Bayan Green tarafından değil.French is taught by Mr White, not by Miss Green.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.The French flag is blue, white and red.
Lütfen beni Bay Black'e bağlayın.Please put me through to Mr Black.
Bayan Brown Japonca anlar.Mrs. Brown understands Japanese.
Bay Brown bizim sınıfın sorumlusu.Mr Brown is in charge of our class.
Öğrencilerin hepsi Bay Brown'a saygı duyuyor.Mr Brown is looked up to by all the students.
Benim fikrim, Bay Brown'la konuşmamız gerektiğidir.My idea is that we should talk to Mr Brown.
Bay Brown meslektaşının başarısını kıskanıyor.Mr Brown is jealous of his colleague's success.
Bay Brown büyükelçi sıfatıyla hareket ediyordu.Mr Brown was acting in the capacity of ambassador.
Bay Brown oğluna Çince öğrettirdi.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown oğluna Çince öğretti.Mr. Brown made his son learn Chinese.
Bay Brown üst sınıfa aittir.Mr Brown belongs to the upper class.
Bay Brown kendi gözlüklerini arıyor.Mr Brown is looking for his own glasses.
Bay Brown bir doktordur.Mr Brown is a doctor.
Bay Brown Harvard'da öğretmenlik yapıyor.Mr Brown teaches at Harvard.
Bay Brown her zaman yanında bir kitap taşır.Mr Brown always carries a book with him.
Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.Mr Brown left for England on May 15.

İlgili Sayfalar