bayılıyorum ile cümle

bayılıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Yürüyüşüne bayılıyorum.I like the way you walk.
Yeni şapkana tam anlamıyla bayılıyorum.I just adore your new hat.
Ben onu neşeli kişiliğine bayılıyorum.I get a kick out of her cheerful personality.
Laurie'nin saçına bayılıyorum.I love Laurie's hair.
Ellerine bayılıyorum.I adore your hands.
Buraya bayılıyorum.I love it here.
Mary'ye bayılıyorum.I'm crazy about Mary.
O kitaba bayılıyorum.I love that book.
Senin kızına bayılıyorum.I adore your daughter.
Onun kızına bayılıyorum.I adore his daughter.
Saçına bayılıyorum.I adore your hair.
Plaj voleybolu oynamaya bayılıyorum.I like playing beach volleyball.
"Türklerdeki itiraz haline bayılıyorum"."Protesten in Turkije".
Bu şarkıya bayılıyorum.I love this song.
Bayılıyorum onlara. Ama eğer düzenli olarak kullanıyorsanız biraz pahalıya kaçabiliyorlar.I love them. but it gets a little bit expensive especially when you use them regularly
Çok fazla geçmişi olan bir yerin yarattığı aura hissine bayılıyorum.I love feeling the aura of a space that has so much history.
Bu müziğe bayılıyorum.I sure do love this music.
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -I love the little smile she does right over the top of the note --
Bu fotoğrafa bayılıyorum, çünkü bu başkasının odası ve bu ise onun.I love this picture, because this is someone else's room and that's his room.
Onlara bayılıyorum.I love them.
Tekvando'ya bayılıyorum, bir keresinde ulusal şampiyon olmuştum.So, I love doing Taekwondo and was once a national champion.
Bayılıyorum buna.I love it.
Yeni cihazlara bayılıyorum.I love the next coolest gadget.
O sözcüğe bayılıyorum.I love that word.
Buna bayılıyorum.This one I love.
Bu harika toplantıya bayılıyorum. Diyeceksiniz ki:I love this wonderful gathering.
İşte buna bayılıyorum!I love this stuff!
Ve buna bayılıyorum:And I love this:
Ben buna bayılıyorum.So I'm a big fan of this.
İnsanların bir odada saatlerce oturup dinlemesi fikrine bayılıyorum.I love the idea that people will sit in one room for a couple of hours and listen.
Ama New Yorker'daki şu karikatüre bayılıyorum.But I love this cartoon from the New Yorker.
Ama ben Birleşik Devletler Şiir Elçisi'yken -- bunu söylemeye bayılıyorum.But when I was United States Poet Laureate -- and I love saying that.
Ben laboratuvardayken yeni bir örümcek lifi diziliminin önüme gelmesine bayılıyorum.I love when I'm in the laboratory, a new spider silk sequence comes in.
- ne kadar komiğiz - ve ne kadar güzel - bize bayılıyorum.- we are so funny, - and pretty, - I love us.
Bazılarına bayılıyorum, fiziksel egzersiz, dua.I love some of these, physical exercise, prayer.
"X Factor" denilen programı izlemeye bayılıyorum. İngiltere'de biz onu izliyoruz.I love to watch this program called 'X Factor', in England we watch it.
"İngiltere, Yetenek Sizsiniz" ve bu şovlara bayılıyorum çünkü ego için çok güçlü bir Satsang.'Britian's Got Talent'. I love these shows because it's powerful satsang for the ego. [laughter]
Gallianos tasarımlarına bayılıyorum.I love these Gallianos.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.My brothers get everything." And this girl just sat up and went, "I love being a girl.
Kız olmaya bayılıyorum.I love being a girl.
Ve bayılıyorum, duyun beni,And I love, hear me,
Bayılıyorum kız olmaya.I love, love, love being a girl.
Bayılıyorum, bayılıyorum, bayılıyorum kız olmayı seviyorum!I love, I love, love, love being a girl!
"Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"I love toys!
Oyuncaklara bayılıyorum."I love toys.
Görüyorsunuz ya, küçün robotlara bayılıyorum.So right now, you see, I love little robots.
Ancak," çok önemli bir ancak, "Noel şarkılarına bayılıyorum.But," a very important but, "I love Christmas carols.
Ve bu devrimlere bayılıyorum Milo'nun getireceği geleceğe bayılıyorum.And I love those revolutions, and I love the future that Milo brings.
Yani, bu şeye bayılıyorum. hem dolgun, hem tatlı, hem yumuşak, hem de yağlıI mean, I love the stuff. It is fatty, it's sweet, it's silky, it's unctuous.
Bu açıdan ona bayılıyorum.I'm really in love with him at this point.
Ben şovlarına bayılıyorum!I love your shows!
Çılgınlık yapmaya bayılıyorumGet what I mean?
Çünkü biliyorsun Kanye'nin yeni parçasına bayılıyorum!'Cause you know, I groove to Kanye's new stuff. Look Petey,
Ve ben ona "Evet, hayatım, TED Konuşmalarına bayılıyorum." dedim.I said, "Yes, honey, I love TED Talks."
"Ah bayılıyorum" demiş.She said, "Oh I love it."
Bu videoya bayılıyorum.I love this video.
Dedi ki -- size ne dediğini okuyacağım, çünkü bayılıyorum.I have to read you what she said, because I love it.
Bir kez daha, Edinburgh'da Afrikalı Çocuklar Korosuylaydım, ki kendilerine bayılıyorum.And once again, in Edinburgh with the wonderful African Children's Choir who I simply adore.
Bu tarz küçük şeylere bayılıyorum.Lionel did a while ago. I like these sort of little things like this.
Eurotrash(Amerikada yaşayan genç, sağlıklı Avrupalı insanlar) kelimesine bayılıyorum.I love the word "Eurotrash."

İlgili Sayfalar