bayılır ile cümle
bayılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.A tudósok szeretik a rejtélyeket, szeretik az ismeretlent.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Các nhà khoa học yêu sự bí ẩn, họ thích được không biết. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Científicos aman los misterios, aman no saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.[Lawrence Krauss:
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Naukowcy kochają tajemnice, uwielbiają nie wiedzieć.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Os cientistas adoram mistérios, amam não saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Para ilmuwan mencintai misteri, mereka mencintai ketidaktahuan.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Scientists love mysteries, they love not knowing. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Şi realizaţi că totul este definit, sau creat de ştiinţă.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vědci mají rád záhady, mají rádi to, nevědí. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vedci majú radi záhady, majú radi to, že nevedia.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vetenskapsmän älskar mysterier, de älskar att inte veta.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Wetenschappers houden van mysteries. Ze houden van het niet weten.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Οι επιστήμονες αγαπούν τα μυστήρια, τους αρέσει να μη γνωρίζουν. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Учените обичат неизвестното. Те обичат да не знаят.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.המדענים אוהבים תעלומות, הם אוהבים לא לדעת.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.♪ 私は分からない状態は怖くはありません。
Bir aşıyı dileyebilirdim, ki buna bayılırdım veya sadece şunu dileyebilirdim제가 사랑하는 백신이 충분하길 바랄 수도 있고 혹은 CO2 제거 발명의 비용을 절반으로 줄이는
Bir aşıyı dileyebilirdim, ki buna bayılırdım veya sadece şunu dileyebilirdimיכולתי לבחור חיסון, משהו שקרוב לליבי, או הייתי יכול לבחור בזה
Bir aşıyı dileyebilirdim, ki buna bayılırdım veya sadece şunu dileyebilirdimيمكن أن أختار دواء معيناً ، الشئ الذي أحب، أو يمكن أن أختار هذا الشئ
Bir aşıyı dileyebilirdim, ki buna bayılırdım veya sadece şunu dileyebilirdimあるいは これを選ぶでしょうか CO2を排出しない技術のコストを半減する発明を
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar. Bu çekimde görülen yetişkinin adı Caroh.Op deze beelden zie je Caroh.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Gli piace trascinarlo e passarlo da un'estremità del corpo all'altra.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Gostam de as arrastar e de as largar, de apêndice em apêndice.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Ils aiment la traîner et la laisser tomber d'une extrémité de leur corps à l'autre.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.자기 몸 곳곳에 걸었다 떨어트렸다 하는 걸 좋아해요.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Le poartă, le scapă și le prind din nou.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Lubią to ciągać i opuszczać z kończyny na kończynę.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Rádi ji vlečou a upustí z ploutve na ploutev.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Rady ich ťahajú a púšťajú ich od jednej plutvy k druhej.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Sie ziehen es umher und jonglieren es von Gliedmaß zu Gliedmaß.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.ולהעביר אותם מסנפיר לסנפיר.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.ورميها من طرفٍ إلى آخر
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.この動画のイルカは大人で 名前はカローです
Bu adama bayılırdım.Eu adoro este homem.
Bu adama bayılırdım.Ich mag diesen Typen.
Bu adama bayılırdım.Îl iubesc pe tipul ăsta.
Bu adama bayılırdım.Imádom a pasast.
Bu adama bayılırdım.J'adore ce mec.
Bu adama bayılırdım.Jag älskade den här killen.
Bu adama bayılırdım.Jeg elskede denne fyr.
Bu adama bayılırdım.MI piace questo tizio.
Bu adama bayılırdım.Saya suka pria ini.
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.Ik hou van die man, ik heb veel gehad aan Theodore Van de Velde.
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.Mówię wam, bez Van de Velde nie napisałabym książki.
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.(Обожаю старину Теодора, он мне очень помогает)
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.אני אוהבת את הבחור הזה, אני חרשתי את החומר של תיאודור ואן דה ואלדה.
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.وانا احب هذا الرجل .. فقد علمني "ثيودور فان دو فيلد" الكثير
Bu adama bayılırdım. Theodore Van de Velde'den çok şey okudum.その中にこういう文がありました
Bu adama bayılırdım.Tôi thích ông này lắm.
Bu adama bayılırdım.Zbožňovala jsem toho chlápka.
Bu adama bayılırdım.Zbožňovala som tohoto muža.
Bu adama bayılırdım.Τον λατρεύω αυτόν τον τύπο.
Bu adama bayılırdım.Любим ми е този човек.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Disfruté mucho la mayoría del tiempo que pasé en el hospital, con excepción de mis sesiones de fisioterapia.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Ich fand die Zeit, die ich in diesem Krankenhaus verbracht habe, einfach toll - bis auf meine Physiotherapie.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Iubeam timpul petrecut la spital, cu excepția ședințelor de terapie fizică.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.저는 병원에서 지내는 것을 정말 좋아했지만 물리치료 시간 만큼은 무척 싫어했습니다.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Milovala som skoro všetko počas môjho pobytu v tejto nemocnici, s výnimkou mojich hodín fyzickej terapie.
Bu hastanede geçen neredeyse tüm zamanlarıma bayılırdım, tabii ki fiziksel tedavi seansları haricinde.Szinte mindent időmet kellemesen töltöttem el ebben a kórházban, kivéve a fizikai terápiát.