bayılır ile cümle

bayılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Romantiktir ve her kadına bayılır.Hij houdt van techniek en het versieren van vrouwen.
Lazanyaya bayılırım.Ik ben gek op lasagne.
Alışverişe bayılır.Uwielbia zakupy.
Ron bayılır.Rick jest zachwycony.
Şarkı söylemeye bayılır.Uwielbia śpiewać.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Uwielbia MARGARET i wszystko, co jest dziewczęce.
Bu hastalıkta kişi uzun bir süreliğine bayılır.Kobieta przez długi czas chorowała na depresję.
Gücü kullanarak boğazını sıktığı Padme bayılır.Z radości rzuca mu się na szyję.
İnsanlarla birlikte yaşamaya bayılır.Lubią towarzystwo ludzi.
Ancak kazanın etkisiyle River bayılır.Lubi ujścia rzek.
Fantastik şeylere bayılır.Kocha wszystko, co piękne.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.De försöker fly men båda blir bitna.
Fıstığa bayılır.(Du tycker om jordnötter, eller hur?)
Ertesi gün okulda, Bart sınıfta teste girmemek için bayılır.På natten misslyckas Bart återigen att studera.
Herkes köftelerine bayılır.Mycket förtjust i att mata sina kaniner.
Takımın karşılaştığı canavarlara isim bulmaya bayılır.Він любить давати імена монстрам, з якими Команда стикається.
Anime ve mangaya bayılır.Обожнює аніме та мангу.
Tavuk etine bayılırlar.Обожнюють курятину.
Alışverişe bayılır.Вона любить ходит по магазинах.
Ama Mefistofeles tarafından tekrar lanetllenince yere düşüp bayılır.Вона молиться і непритомніє, будучи проклята знову Мефістофелем.
Foxdie'ın etkisiyle bayılır.Любить витрачати гроші свого дядька Скруджа.
Şarkı söylemeye bayılır.І дуже люблять співати.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.Впевнені в свої правоті, обоє тікають.
Bobby buna bayılır' demiştin.Келлі це не сподобалося.»
Tom, çikolatalı keke bayılır.Том любить шоколадний торт.
Şarkı söylemeye bayılır.Já miluju zpívání.
Alışverişe bayılır.Rád obchoduje.
Hele bilgisayar oyunlarına bayılır.Má velmi rád akční počítačové hry.
Şapkalara ve çoraplara bayılır.Miluje tenisky a vintage oblečení.
Romantiktir ve her kadına bayılır.Miluje milostná dobrodružství a ženy.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.Zvítězí, ale oba utečou.
Ertesi gün okulda, Bart sınıfta teste girmemek için bayılır.Bart se rozhodne strávit hezký den za školou.
Kelime oyunu içeren şakalar yapmaya bayılır.Neví, kdo vtipy vymýšlí.
Şapkalara ve çoraplara bayılır.Era elegantă și adora pălăriile..
Gelin görün, ben de ciğere bayılırım.Iubesc pomii înfloriți, ascult foșnetul frunzelor.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.El liniștește și încurajează prietenii lui.
Amerikan futboluna bayılırım.Sunt pasionat de fotbalul american.
70'lerin kostümlerine bayılır.Rob szereti viselni az 1970-es évek ruháit.
Korku filmi izlemeye bayılır.Szeret horror filmeket nézni.
Şarkı söylemeye bayılır.Nagyon szeret énekelni.
Yemek yemeye bayılır.Imád enni.
İnsanlarla birlikte yaşamaya bayılır.Imád az emberek közelében lenni.
Şeker gibi zararlı yiyeceklere bayılır.Nagyon kedvelik a cukortartalmú, édes anyagokat.
Eşek şakasına bayılır.Nagyon utálja Hókuszpókot.
Charlie çikolataya bayılır ama alacak parası yoktur.Pete is szívesen menne, de nincs pénze az utazáshoz.
Şapkalara ve çoraplara bayılır.Hän rakastaa hattuja ja keräilee niitä.
Yemek yemeye bayılır.Hän pitää syömisestä.
Şarkı söylemeye bayılır.He kuitenkin pitivät laulamisesta.
Daha sonra da bayılır kalır.Tällöin hän myös rakastuu...
İnsanlarla birlikte yaşamaya bayılır.Voivatko ne rakastaa ihmistä?
Eğlenceye bayılır.Yleisö on riemuissaan.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.Selkäuimarimonni viihtyy parvissa.
Bir şov hissi ile dramatik ve duygusal müziğe bayılırım.Λατρεύω τη δραματική και συναισθηματική μουσική με συναίσθημα επίδειξης.
Et yemeye bayılır ve kolay kolay doymaz.Του αρέσει να μαγειρεύει χωρίς όμως να τα καταφέρνει και πολύ καλά.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.Lili er vild med gaver.
Herkes köftelerine bayılır.Det ser ut til at alle liker seg i Skårafjæra.
Cinsin geneli çocuklara bayılır ve onlarla oynayabilecek kadar güçlüdür.Flertallet av mopser er veldig glade i barn, og er robuste nok til å leke med.
Sa­manlar da, ayin sırasında düsüp bayilir.De modnes og sprekker opp i løpet av en vekstsesong.
Anne cenaze töreni esnasında bayılır ve alışılmamış keder hissiyle bir ayını geçirir.Augustus æret hans minne ved en storslått begravelse og tilbrakte over en måned i sorg.
Papatya çayı içmeye ve patenle kaymaya bayılır.Masja elsker slikkepinner og å leke med ball.

İlgili Sayfalar