Ana içeriğe geç
Sözlük

batma ile cümle

batma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.앨 던랩은 무너져가는 회사를 구하라고 영입되곤 했어요. 그런데 그는 노동자의 30%나 정리해고 했습니다.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.A Dunlap le encargaron salvar empresas en quiebra. Se deshizo de un 30% de los trabajadores.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap bol volaný aby zachránil krachujúce podniky. Rušil 30 percent pracovných miest.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap era solicitat ca să salveze companiile falimentare. Reducea 30% din locurile de muncă.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap ia às empresas em falência para as salvar. Despedia 30% da mão-de-obra.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap moest bedrijven in faling van de ondergang redden. Door 30 procent van de werknemers te ontslaan.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap trudnił się ratowaniem upadających spółek. Zwalniał 30% pracowników.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Al Dunlap veniva assunto per salvare aziende in fallimento. Lasciava a casa il 30% dei lavoratori.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Giờ thì Al Dunlap được đưa ra để cứu các công ty thua lỗ. Ông ta đóng lại 30% lực lượng lao động.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Most arra kérték Al Dunlapot, hogy mentse meg a cégeket a bukástól. A munkaerő 30 százalékát építette le.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Καλούσαν τον Αλ Ντάνλαπ να σώσει υπό κατάρρευση εταιρείες. Απέλυε 30 τοις εκατό του προσωπικού.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Ал Дънлап ще спаси западащи компанни. Ще съкрати 30 процента от работната сила.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.Эла Данлэпа нанимали спасать убыточные предприятия. Ему ничего не стоило сократить 30% работников.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.את אל דנלאפ נהגו להביא כדי שיציל חברות כושלות. הוא נהג לפטר 30% מהעובדים.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.الآن، آل دانلوب كان يتم جلبه لانقاذ الشركات التي تفلس. كان يسرح 30 بالمائة من قوة العمل.
Al Dunlap batmakta olan şirketlerini başına gelirdi ve işgücünün yüzde 30'unu salardı.労働力の3割を削減しました また彼はよく冗談を言いながら 人をクビにしました
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale hľadiac na silný vietor začal sa báť a počnúc sa noriť skríkol a povedal: Pane, zachráň ma!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale vida vítr tuhý, bál se. A počav tonouti, zkřikl, řka: Pane, pomoz mi.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ale widząc wiatr gwałtowny, zląkł się; a gdy począł tonąć, zakrzyknął, mówiąc: Panie, ratuj mię!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.De látva a nagy szelet, megrémüle; és a mikor kezd vala merülni, kiálta, mondván: Uram, tarts meg engem!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Er sah aber einen starken Wind; da erschrak er und hob an zu sinken, schrie und sprach: HERR, hilf mir!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.바람을 보고 무서워 빠져 가는지라 소리질러 가로되 주여 나를 구원하소서 하니
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ko pa vidi, da je veter močan, se uplaši, in ko se začne potapljati, zavpije, rekoč: Gospod, otmi me!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Ma per la violenza del vento, s'impaurì e, cominciando ad affondare, gridò: «Signore, salvami!»
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mas, sentindo o vento, teve medo; e, começando a submergir, clamou: Senhor, salva-me.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Men da han så det hårde vær, blev han redd og begynte å synke; da ropte han: Herre, frels mig!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Mutta nähdessään, kuinka tuuli, hän peljästyi ja rupesi vajoamaan ja huusi sanoen: "Herra, auta minua".
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Pero al ver el viento fuerte, tuvo miedo y comenzó a hundirse. Entonces gritó diciendo: --¡Señor, sálvame
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Song khi thấy gió thổi, thì Phi -e-rơ sợ hãi, hòng sụp xuống nước, bèn la lên rằng: Chúa ơn, xin cứu lấy tôi!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Βλεπων ομως τον ανεμον δυνατον εφοβηθη, και αρχισας να καταποντιζηται, εκραξε λεγων Κυριε, σωσον με.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.като виждаше вятърът [силен], уплаши се и, като потъваше, извика, казвайки: Господи избави ме!
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.но, видя сильный ветер, испугался и, начав утопать, закричал: Господи! спаси меня.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.Та, бачивши сильний вітер, злякавсь, і, почавши тонути, кричав, говорячи: Господи, спаси мене.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ויהי כראתו את הרוח כי חזקה היא ויירא ויחל לטבע ויצעק לאמר אדני הושיעני׃
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.ولكن لما رأى الريح شديدة خاف واذ ابتدأ يغرق صرخ قائلا يا رب نجني.
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只 因 見 風 甚 大 、 就 害 怕 . 將 要 沉 下 去 、 便 喊 著 說 、 主 阿 、 救 我
Ama rüzgarın ne kadar güçlü estiğini görünce korktu, batmaya başladı. ‹‹Ya Rab, beni kurtar!›› diye bağırdı.只因 見風 甚大 、 就 害怕 . 將要 沉 下去 、 便 喊 著說 、 主阿 、 救我
Ancak kredi krizinin ilk başlarında- veya tam olarak Bear Stearns'ün batmasından sonra,ベアスターンズが崩壊した後、 FRBは投資銀行とその他の人にお金を貸す事を、
Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.다시는 네 해가 지지 아니하며 네 달이 물러가지 아니할 것은 여호와가 네 영영한 빛이 되고 네 슬픔의 날이 마칠 것임이니라
Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.לא יבוא עוד שמשך וירחך לא יאסף כי יהוה יהיה לך לאור עולם ושלמו ימי אבלך׃
Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.لا تغيب بعد شمسك. وقمرك لا ينقص لان الرب يكون لك نورا ابديا وتكمل ايام نوحك.
Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.你 的 日 頭 不 再 下 落 、 你 的 月 亮 也 不 退 縮 . 因 為 耶 和 華 必 作 你 永 遠 的 光 、 你 悲 哀 的 日 子 也 完 畢 了
Artık güneşin batmayacak, ayın çekilmeyecek, Çünkü RAB sonsuz ışığın olacak, Sona erecek yas günlerin.你 的 日 頭 不再 下落 、 你 的 月亮 也 不 退縮 . 因為 耶和華 必 作 你 永遠 的 光 、 你 悲哀 的 日子 也 完畢了
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.우린 2백만불어치의 카메라를 수장시킬 상황이었으니까요.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chegámos a afundar equipamento fotográfico no valor de mais de 1,5 milhões de euros.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Chúng tôi thật sự đã nhấn chìm thiết bị máy quay trị giá 2 triệu đô la.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.De fapt am reuşit să înecăm echipament de filmat în valoare de două milioane.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Het lukte ons om twee miljoen dollar aan camera apparatuur te verdrinken.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Nos las ingeniamos para ahogar cámaras que totalizaban 2 millones de dólares.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Nous avons en fait réussi à noyer deux millions de dollars de matériel vidéo.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Siamo riusciti a mandare a fondo 2 milioni di dollari in attrezzature fotografiche.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Sikerült elsüllyesztenünk két millió dollárnyi kamera felszerelést.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.V skutočnosti sa nám podarilo utopiť filmárske vybavenie za 2 milióny dolárov.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Wir bekamen es wirklich hin, eine 2 Mio. Dollar teure Kameraausrüstung zu versenken.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Zatopiliśmy wtedy sprzęt filmowy o wartości dwóch milionów dolarów.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Βασικά καταφέραμε να χάσουμε εξοπλισμό δύο εκατομμυρίων δολαρίων.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Всъщност успяхме да потопим камерови съоръжения за два милиона долара.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Ми спромоглися втопили фотообладнання вартістю два мільйони доларів.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.Нас угораздило утопить съемочное оборудование стоимостью 2 миллиона долларов.
Aslında iki milyon dolar değerindeki... ...kamera teçhizatını suya batmaktan kurtardık.למעשה הצלחנו להטביע ציוד צילום בשווי 2 מליון דולר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod