Anti-Flag, 1988 yılında grubun vokalliğini yapan Justin Sane ve baterist Pat Thetic tarafından kuruldu.Anti-Flag fut formé en 1988 par le chanteur et guitariste Justin Sane et le batteur Pat Thetic.
Rage Against the Machine’den Brad Wilk albüm için baterist olarak seçildi.Brad Wilk, batteur de Rage Against the Machine remplace Bill Ward à la batterie.
Şarkıda bulunan bateri solosu The Beatles kariyeri boyunca tek bateri solosudur.En outre, il chante des chansons des Beatles pendant son solo de batterie.
The Making of New American Gospel, Lamb of God'ın bateristi Chris Adler'ın kitabı.Début de page Chris Adler avec Lamb of God.
Ullman grupta bateri ve glockenspiel çalıyor.Il joue de la clarinette et du glockenspiel.
Scott eskiden bir musluk tamircisiydi ve amatör bir şekilde bateri çalıyordu.Stoltz était mécanicien automobile et occasionnellement joueur d'échecs professionnel.
Davul ve bateri çalabiliyor.Il joue aussi des percussions et de la batterie.
Megadeth'in ilk bateristidir.Il est la première victime du Medjay.
O da görevi, vefat etmiş olan grubun asıl bateristi James "The Rev" Sullivan'dan almıştır.C'était le dernier clip avec Jimmy "The Rev" Sullivan avant sa mort.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).A sa voix (bis) plus de guerre !
Küçük yaşlardan beri bateri ve piyano çalmaktadır.Elle joue du piano depuis l'enfance et de la batterie depuis l'adolescence.
Kısa süren bir evliliğin ardından Teksas'a geri dönen Lacey, orada baterist James Culpepper ile tanıştı.Elle est partie à Temple au Texas, où elle rencontre James Culpepper, un autre bassiste.
Uzun süredir çalıştığımız stüdyo bateri çalışanımız Mike Fasano bize Arin Ilejay'ı önerdi.Nuestro antiguo técnico de percusiones Mike Fasano recomendó a Arin Ilejay.
Emperor grubunun bateristi Bård "Faust" Eithun: "O (Dead) çok yakından tanıyabileceğiniz birisi değildi.Según el baterista Bård 'Faust' Eithun: "Dead no era un tipo que llegabas a conocer muy bien.
Bundan kısa bir süre sonra bu ikiliye gitarist Graeme Taylor ve baterist/perküsyoncu Dave Oberlé katıldı.Poco después, se unió al dúo el guitarrista Graeme Taylor y el percusionista y batería Dave Oberlé.
Light a Big Fire'ın ikinci albümünde bateri çaldı.Mark fue el batería en el segundo album de Light a Big Fire.
Küçük yaşlardan beri bateri ve piyano çalmaktadır.Comenzó a tocar la batería y el piano desde la infancia.
Adams'a grubundan Keith Scott gitarda, Mickey Curry'de bateride eşlik etti.Adams fue acompañado por miembros de la banda Keith Scott en la guitarra y Mickey Curry en la batería.
Corgan, arkadaşının tavsiyesiyle Jimmy Chamberlin'i bateriye aldı.Así, ingresó Jimmy Chamberlin, gracias al contacto de un amigo mutuo.
Dave Foster, Nirvana'nın üçüncü bateristidir.Dave Foster fue el segundo baterista de la banda de grunge Nirvana.
Ullman grupta bateri ve glockenspiel çalıyor.Pick Withers Batería y glockenspiel.
Tek eksiklerinin iyi bir baterist olduğuna karar verirler.Las Visitas del final cuentan con un solo de batería.
Buna ek olarak baterideki Lvov'un yerini Igor Molchanov (eski "Alpha" grubundan) almıştır.Además, Igor Molchanov (miembro de Alpha) remplazó a Lvov en la batería.
Bateri çalmaktadır.Toca la batería.
Ayrıca Mitchell, Toronto'da sahne veren Fishwives adındaki grubun bateristidir.Mitchell es un baterista en una banda llamada The Fishwives.
Gruba baterist Roland Navratil'in katılımıyla grubun ilk kadrosu oluşmuş oldu.El grupo se completó cuando el batería Roland Navrati se unió a la banda.
Bateriye ise Deniz Dündar geldi.Luego, mañana habrá una batalla naval.
Onun yerine bateriye Frank Ferrer geçti.Fue sustituido temporalmente por el baterista Frank Ferrer.
Jimmy'nin ölümünden sonra bateriye Dream Theater'ın eski bateristi Mike Portnoy geçmiştir.Pain of Salvation en vivo con Dream Theater's Mike Portnoy.
Model grubu bateristi idi.De todos modos, a la banda le faltaba un baterista.
Davul ve bateri çalabiliyor.Sabe tocar la batería.
Timbal (timbal’ler): Büyük davulu olmayan bir bateriyi andırır.Tomate: Un personaje no violento.
Grubun as bateristi olan Ryan Dusick'in bileğini ve omzunu incitmesi üzerine onun yerine gruba dahil oldu.Flynn sustituyó al también baterista Ryan Dusick, quien dejó la banda debido a lesiones en el hombro y muñeca.
Bu albüm, Nickelback'in o sırada bateristi olan Ryan Vikedal ile son albümüdür.Es su último álbum con Ryan Vikedal en función de baterista.
Grup yeni bateristini daha açıklamadı.No se volvió a formar ninguna otra Batería.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Sesenta y más (Imserso).
Bateristleri Frost aynı zamanda bir Satyricon üyesidir.Il batterista, Frost, è membro dei Satyricon.
Grup yeni bateristini daha açıklamadı.Il gruppo non presenta batterista.
Bateri çalmaktadır.Suona la batteria.
Adams'a grubundan Keith Scott gitarda, Mickey Curry'de bateride eşlik etti.Adams è stato accompagnato da 2 membri della band Keith Scott alla chitarra e Mickey Curry alla batteria.
Bonnie Dune adlı grupta ise bateri çalmaktaydı.Faceva parte della band rock californiana Bonnie Dune, in cui suonava la batteria.
Kampta Williams, klavye ve bateri çalarken Hugo, tenor saksafon çalıyordu.Williams fa il batterista, Hugo suona il sassofono tenore.
Gruba baterist Roland Navratil'in katılımıyla grubun ilk kadrosu oluşmuş oldu.Il gruppo fu completato con l'arrivo del batterista Roland Navrati.
Matt Flynn (doğum 23 Mayıs 1970) Maroon 5 grubunun şu anki bateristti.Matt Flynn (23 maggio 1970) è un batterista statunitense, membro della rock band Maroon 5.
Gruba İtalyan kökenli Chaoswave'in bateristi Raphael Saini dahil olmuştur..Ha anche tradotto dall'italiano Il porto sepolto di Giuseppe Ungaretti.
Ayrıca gitar, bateri ve mızıka da çalmaktadır.Compaiono anche le chitarre acustiche e la batteria.
Nur Moray: Bateri ("Kervan Taksim" parçasında.)Sentai mono (戦隊モノ? "gruppo d'attacco").
Nick ve Chris gruptan 2011 yılından ayrılınca ikilinin yerine baterist Josh Dun gruba katıldı.Nel 2011 Thomas e Chris abbandonano la band per motivi personali e subentra nel gruppo il batterista Josh Dun.
Bu turne baterist Sara Lee Lucas'ın grupla çıktığı son turne oldu.Это был последний тур барабанщика Сары Ли Лукас с группой.
10 Aralık 2010 Cuma günü Hunt, Eye Empire grubunun yeni bateristi olarak açıklandı.В пятницу, 10 декабря, Хант был объявлен новым барабанщиком Eye Empire.
Sertlik daha da artmıştır (özellikle bateride).Винета, точнее Юмнета (нем.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Когда он вырос, Бибер сам научился играть на пианино, барабанах, гитаре и трубе.
Davul ve bateri çalabiliyor.Использует автомат и биту.
Dave Foster, Nirvana'nın üçüncü bateristidir.Дейв Фостер (англ. Dave Foster) был третьим барабанщиком в группе Nirvana.
1994 yılında Slayer, baterist Bostaph ile olan ilk albüm Divine Intervention'ı yayımladı.В 1994 году Slayer выпустила альбом Divine Intervention, первый альбом группы с новым барабанщиком.
Ardından gruba "House of Heroes" grubunun bateristi olan Josh Dun katıldı.Затем к Тайлеру присоединился Джош Дан, бывший барабанщик группы House of Heroes.
Bundan kısa bir süre sonra bu ikiliye gitarist Graeme Taylor ve baterist/perküsyoncu Dave Oberlé katıldı.Вскоре после этого к дуэту присоединились гитарист Graeme Taylor и барабанщик David Oberlé.
Kısa zaman sonra kadroya basçı Greg Christian ve baterist Mike Ronchette dahil oldu.Вскоре в группе появились басист Грэг Кристиан и барабанщик Майк Рончетте.
Animal, Müzik grubunun bateristi.«Звери» — музыкальная группа.
Emperor grubunun bateristi Bård "Faust" Eithun: "O (Dead) çok yakından tanıyabileceğiniz birisi değildi.Ударник Emperor Борд «Фауст» Эйтхун писал, что Дэд «был парнем, которого нельзя было хорошо узнать.