bat ile cümle

bat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gökdelen'in bataklığa batması bekleniyor.The skyscraper is expected to sink into the bog.
Batıyor muyuz?Are we sinking?
Gün batımını seviyorum.I love sunsets.
Bu battaniyeler çok sıcak.These blankets are very warm.
Titanic 1912 yılında battı.The Titanic sank in 1912.
Tom battaniyenin altına kıvrılıp yatmıştı.Tom snuggled under the blankets.
Yunanistan Batı uygarlığının beşiğiydi.Greece was the cradle of western civilization.
Yatağa iki battaniye koyun.Put two blankets on the bed.
Denizaltılar bir sürü gemi batırdı.The submarines sank a lot of ships.
Tom batıya gidiyor.Tom is heading west.
Senin batıl inançlı olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were superstitious.
Sana bir battaniye daha getirdim.I brought you another blanket.
İhtiyacın varsa sana bir battaniye getirebilirim.I could get you a blanket if you need one.
Japon tatlıları, Batı tatlılarından kalorili olarak daha düşüktür.Japanese sweets are lower in calories than Western sweets.
Japon tatlıları, Batı tatlılarından daha düşük kalorilidir.Japanese sweets are lower in calories than Western sweets.
Tom'a bir battaniye verdim.I gave Tom a blanket.
Tom bir salla akıntı yönünde batmadan yüzdü.Tom floated downstream on a raft.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Güneş batmaya başlıyor.The sun is starting to go down.
Bataryaları yeniden şarj etmeliyim.I have to recharge the batteries.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.There's a rock quarry ten miles west of town.
Titanik battığında kaç insan öldü, biliyor musun?Do you know how many people died when the Titanic sank?
Teknenin battığını gördüm.I saw the boat sink.
Batıya gitmeni öneririm.I suggest you go west.
Battaniye nerede?Where is the blanket?
Onlar sonu gelmiş şirketten, batan gemiyi terk eden fareler gibi kaçtılar.They fled the doomed company like rats deserting a sinking ship.
Üzerime bir battaniye örttü.She covered me with a blanket.
Tom battaniyesine sarındı.Tom wrapped himself in his blanket.
Güneş zaten battı.The sun has already gone down.
Tom bateri çalar.Tom plays the drums.
Bacaklarını yaymadan önce battaniyeyi kontrol et.Check your blanket before spreading your legs.
Doğunun güneşi batıda yükselecek.The sun of the east shall rise in the west.
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Batan güneş sarı değildir ama turuncudur.The setting sun is not yellow, but orange.
Batılılar Asyalılardan daha çok terlerler.Westerners sweat more than Asians.
Bir süre önce güneş battı.The sun set a while ago.
Biz evsizler için battaniye topluyoruz.We're collecting blankets for the homeless.
Tom, Mary'yi bir battaniye ile örttü.Tom covered Mary with a blanket.
Savaş hızla bir bataklığa dönüştü.The war quickly turned into a quagmire.
Yağmur yolu bataklığa çevirdi.The rain turned the road into a quagmire.
Tom su üzerinde yürümeye çalıştı ama dibe battı.Tom tried to walk on water, but he sank to the bottom.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Sabang, Endonezya'nın en batısındaki şehirdir.Sabang is the westernmost city in Indonesia.
Son sayfada Mary, "Gemi batıyor." diye yazdı.On the last page, Mary wrote: "The ship is sinking."
Güzel gün batımına bak.Look at the beautiful sunset!
Lütfen bana bir battaniye ver.Please give me a blanket.
Lütfen bana bir battaniye verin.Please give me a blanket.
Yakında gün batımı olacak.It'll soon be sunset.
Tom Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.Tom doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Güneş yakında batacak.The sun will soon set.
O gün batımlarını seviyor.He loves sunsets.
Tom gün batımlarını sever.Tom loves sunsets.
Mary gün batımını sever.Mary loves sunsets.
Biz gün batımlarını seviyoruz.We love sunsets.
Detroit'e Batının Paris'i denilirdi.Detroit was called the Paris of the West.
O bir battaniyeyi katladı.She folded a blanket.
O bir battaniye açtı.She unfolded a blanket.
Tom'a bir battaniye almaya git.Go get Tom a blanket.
Ahh! kendime iğne batırdım!Ouch! I've pricked myself!
Batan gemide kaç tane denizci vardı?How many sailors were aboard the ship that sunk?

İlgili Sayfalar