batırma ile cümle

batırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerinde beş aydır çalışıyoruz. Sakın şimdi batırmayın.We've been working on this for five months. Don't fuck it up now.
Tom'un bizim için onu batırmasını istemiyorum.I don't want Tom messing it up for us.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Tom bisküvisini kahvesine batırmayı sever.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Ancak bunun da gemiyi batırmaya yetmediği gözlendi.He could not say whether this would strain the ship.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.An immersion injury or immersion scald may indicate child abuse.
U-57 denizaltısında ilk 2 seferinde 6 gemi batırmayı başardı.He led U-57 on two missions during which the boat managed to sink six ships.
Umarım batırmam.I hope I don't mess up too much.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.I don't mean taking a mouse and sticking it with stuff.
Şirketi batırmaktan sorumlu tutulmak istemiyorlar. .They don't want to be responsible for running the company into the ground.
Püf noktası; eti yumurta sarısına batırmaktır."The point is to dip the meat in the yolk."
(Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
O göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? O zaman yer aniden çalkalanmaya başlar.Are you secure that He who is in the sky will not make the earth swallow you while it quakes?
Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
O göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Sağdıçları batırmak için Almancı Üsen'e yardım eder ve sadıçları konuşturur.Von dort betreiben deutschsprachige Priester und Laien die Seelsorge.
Aynı gün Bandırma açıklarında altı küçük çektirmeyi batırmayı başardı.Cette même année, elle réalise le Cheval à six têtes, petit.
(Enjektörü derinize batırmadan yapmalısınız.)(Así que haz tu elección antes de levantar los palillos).
Büyük Merdiven'i batırmak için 340 bin litrelik su suya indirildikçe setin içerisine boşaltıldı.Para hundir la gran escalera, se vertieron 340 000 litros de agua en el set conforme se sumergía en el tanque.
Aynı gün Bandırma açıklarında altı çektiriyi batırmayı başardı.Quella stessa notte il Mietitore stermina tutti i sei Eletti.
Ancak bunun da gemiyi batırmaya yetmediği gözlendi.Questo da solo non si dimostrò peraltro in grado di permettere il controllo della nave.
15 Kasım'a kadar iki yelkenli tekne batırmayı başardı.Оба крейсера благополучно прибыли туда 5 декабря.
Dünyanın en derin batırma tüp tünelidir.أكبر كَهف في العالم - قاعة سراوق.
U-552 ile Atlantik Okyanusu'nda 30 gemi batırmayı başardı.Daar vernietigde hij met zijn U-552 achtereenvolgens 5 vrachtschepen.
(Enjektörü derinize batırmadan yapmalısınız.)(Jag kliar din rygg, om du kliar min).
5 Haziranda sivil gemileri batırmak yasaklandı.5 жовтня було знищено танк бойовиків.
Trireme ilk ortaya çıktığında asıl amaç düşman gemisini borda edip ele geçirmek değil, vurup batırmaktı.Lo, bylo to poprvé, co vystřelila na nepřátelskou loď, ale minula.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.O rană prin imersiune sau opărire prin imersiune poate indica abuzarea copiilor.
Hedef mümkün olduğunca çok gemiyi batırmak veya hasar vermekti.Scopul este acela de a reuși detonarea cât mai aproape de submarinul țintă, pentru a-l distruge.
Batırmak fiili ile aynı köke sahiptir.În final Sanakan ajunge să aibă acelaș țel ca și Killy.
5 Haziranda sivil gemileri batırmak yasaklandı.A briteket november 5-én visszaszorították a kihajózási partszakaszokra.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.A merítés okozta égési sérülés vagy merítés okozta forrázás gyermekbántalmazásra utalhat.
U-552 ile Atlantik Okyanusu'nda 30 gemi batırmayı başardı.Az U-552-vel főleg konvojokra vadászott az Atlanti-óceán északi részén.
Ancak bunun da gemiyi batırmaya yetmediği gözlendi.He eivät voineet toisaalta varmistaa aluksen laskeutumista.
Ancak Rus Donanması 2 Osmanlı gemisini batırmayı başardı.Alus kuitenkin onnistui upottamaan kaksi vihollisen venettä.
Büyük Merdiven'i batırmak için 340 bin litrelik su suya indirildikçe setin içerisine boşaltıldı.Για να βυθιστεί η Μεγάλη Σκάλα, 90.000 γαλόνια νερό έπεσαν μέσα στο σκηνικό.
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.Cedera rendam atau lepuh rendam mungkin mengindikasikan penganiayaan anak.
Ancak bunun da gemiyi batırmaya yetmediği gözlendi.しかし、この船を沈めることは出来なかったと判断された。
Derhal öncü Roma gemilerine saldıran Kartaca Donanması, bunlardan dokuzunu batırmayı başarmıştır.カルタゴ艦隊は先手をとってローマ前衛戦隊に向かい、9隻を撃沈した。
Büyük Merdiven'i batırmak için 340 bin litrelik su suya indirildikçe setin içerisine boşaltıldı.為了將主樓梯弄沉,當它浸入水箱時傾注了340,000公升的水量。
5 Haziranda sivil gemileri batırmak yasaklandı.美軍艦隊在6月5日受到情報問題困擾。
Suya batırma kaynaklı yaralanmalar veya haşlanmalar çocuk istismarının bir işareti olabilir.Травмата от потапяне или от изгаряне с вряла вода чрез потапяне може да е индикация за малтретиране на дете.
15 Kasım'a kadar iki yelkenli tekne batırmayı başardı.Двата крайцера благополучно пристигат там на 5 декември.
Bir İngiliz muhribi, Gazal römorkörünü batırmak için yanaşırken mayına çarptı.Britanac je nakon toga krenuo u boks, prolijevajući ulje po stazi.
Alman denizaltısı UB-14'e, Britanya denizaltısını batırma görevi verildi.Nemški akcijski štab »Jugovzhod« je dobil nalogo uničiti partizane.
Aynı gün Bandırma açıklarında altı çektiriyi batırmayı başardı.Priešingame Tyrupalio krante tuo pat laiku kūrėsi Šešuikių užusienis.
Ancak Rus Donanması 2 Osmanlı gemisini batırmayı başardı.Venemaa laevastik kaotas kolm laeva.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Bukan berarti mengambil tikus dan menempelnya dengan sesuatu.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Damit meine ich nicht, dass wir eine Maus hernehmen, und mit ihr Versuche anstellen.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.쥐를 가져다가 원료와 함께 붙여놔야 한다는 것이 아닙니다.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Não quero dizer, pegar num rato e fazer experiências com ele.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Nem úgy értem, hogy veszünk egy egeret és beleszúrunk dolgokat.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.No me refiero a hacer experimentos con ratas.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Nu mă refer să iei un șoarece și să îl înțepi cu diverse lucruri.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Tôi không có ý lấy một con chuột chọc ghẹo nó các kiểu.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.Δεν εννοώ το να πάρουμε ένα ποντίκι και να το καρφώνουμε με πράγματα.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.И нямам пред вид да вземем мишка и да я надупчим с нещо.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.אני לא מתכוון לכך שלוקחים עכבר ומדביקים לו את החומר הזה.
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.وانا لا اقصد ان نقوم بأخذ فأر .. ونربطه بالتكنولوجيات ..
Bir fareyi alıp ona birşeyler batırmaktan bahsetmiyorum.違いますよ。 小さな生き物を虐待することではありません。
İlgili Sayfalar