bastırıyor ile cümle
bastırıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.48
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.Vi gör våra söner en stor otjänst genom hur vi fostrar dem; vi kväver pojkars humanitet.
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.Wir schädigen Jungs mit unserer Erziehung, wir unterdrücken ihre Menschlichkeit.
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.Своим воспитанием мы портим мальчиков, подавляем их человечность.
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.فنحن نسيئ إلى أبنائنا بطريقة تربيتنا لهم. لأننا نكبت إنسانيتهم
Erkekleri yetiştirirken onlara büyük hasar veriyoruz; onların insanlıklarını bastırıyoruz.私達は男の子の人間性を 窒息させています 男らしさをとても狭い範囲で定義し
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Juntas as mãos para formar um anel e fazes a transmutação, é isso?
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Juntas las manos para formar un círculo y haces una transmutación, ¿eso es todo?
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Så du danner en ring med hænderne for at lave en forvandling?
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Så du formar händerna som en ring för att göra en transmutation?
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Sinä siis painat kätesi yhteen ja teet transmutaation.
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Składasz ręce, by stworzyć krąg, i tak dokonujesz przemiany?
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Unisci le tue mani per fare un cerchio, per effettuare una trasmutazione, non è vero? In tal caso...
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Ενώνεις τα χέρια σου για να φτιάξεις κύκλο και μετά κάνεις μεταστοιχείωση. Σε αυτή την περίπτωση...
Halka yapmak için ellerini bastırıyor... ...ve dönü,süm gerçekle,stiriyorsun, öyle mi?Ты сжимаешь руки, чтобы образовать кольцо, и осуществляешь трансмутацию? В таком случае...
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarDadurch für ausreichend Freiraum des Pfades schneiden, während die Backen gegen den Ring nach außen drängen
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarDette giver mulighed for tilstrækkelig afstand af den skærende vej, mens kæberne skubbe udad mod ring
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarĐiều này cho phép đủ giải phóng mặt bằng con đường cắt trong khi hàm được đẩy ra ngoài chống lại chiếc nhẫn
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarEz lehetővé teszi a megfelelő végső vágás útját, míg a jaws nyomja kifelé ellen a ringben
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlar턱 바깥쪽 반지에 대 한 추진 하 고 있는 동안 절단 경로의 적절 한 허가 가능
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarTämä mahdollistaa riittävästi tilaa leikkaus polku, kun leuat ajavat ulospäin vastaan rengas
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarTo umožňuje dostatečnou vzdálenost dráhy v průběhu čelisti se tlačí ven proti prsten
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarΑυτό επιτρέπει για επαρκή εκκαθάριση της κοπής διαδρομής, ενώ τα σαγόνια πιέζουν προς τα έξω από το δαχτυλίδι
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarТова дава възможност за адекватно оформяне на пътя на рязане, докато челюстите са бутане пасивно срещу пръстен
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarЭто позволяет обеспечить достаточный зазор резки пути в то время как челюсти выступают наружу против кольцо
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlarوهذا يسمح لإزالة كافية لقطع الطريق في حين تدفع الفكين إلى الخارج ضد عصابة
Jaws halka karşı dışa bastırıyorlar iken bu kesim yol için yeterli izni sağlar同様の部分を持っているときは
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Cancella il dolore dal viso, e mette il dito assetato sulla lingua assetata, e sente il sapore del sale.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Il efface le chagrin de son visage, met son doigt assoiffé sur sa langue assoiffée, et goûte le sel.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Îşi şterge durere de pe faţă, şi-şi pune degetul însetat pe limba sa însetată, şi gustă sarea.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.목마른 손가락을 목마른 혀에 갖다 대어 소금의 짠 맛을 느낍니다.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Letörli arcáról a bánatot, szomjas ujját, szomjas nyelvéhez érinti és megkóstolja a sót.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Limpa a mágoa da sua cara, e põe o dedo sedento na sua língua sedenta, e saboreia o sal.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Limpia la pena de su rostro, y pone su dedo sediento en su sedienta lengua, y prueba la sal.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Ociera twarz ze smutku, przykłada spragniony palec do spragnionego języka i smakuje sól.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Và đưa tay khát vào lưỡi khát, Và nếm vị mặn.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Він витирає скорботу з обличчя і прикладає спраглий палець до пересохлого язика, і відчуває сіль.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Он стирает скорбь с лица, и прикладывает свой пересохший палец к пересохшему языку, и ощущает вкус соли.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.Той изтрива мъката от лицето си, допира жадния си пръст до жадния си език и вкусва солта.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.ותוחב את אצבעו הצמאה ללשונו הצמאה, וטועם את המלח.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.ويضع اصبعه العطشان، على لسانه العطشان، ويتذوق الملح.
Susuz parmağını, diline bastırıyor, ve tuzu tadıyor.塩を味わう
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.A inak (else) vypíšeme c-a.
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.그리고 ... else: 즉, 아니면 ... print(c - a) 로 c - a 를 출력합시다.
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.Ensuite "else:", et ensuite nous ferons "print(c-a)".
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.Então digite "else:" [NT: "else" é "senão" em inglês], e neste caso vamos imprimir c-a.
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.אחרת הדפס c - a
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.(بعد ذلك إطبع "و إلا:", و في هذه الحالة سوف نطبع (س - أ
Ve "if" ya da "else:", bas... ya da başka bir şey... Biz (c- a)'yı bastırıyoruz.ここが面白いのですが、ここで何が起きるのか、気づいたかもしれませんね。