Ana içeriğe geç
Sözlük

bastık ile cümle

bastık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda kitabı bastık.We finally published the book.
Davetiyeden 50 kopya bastık.We ran off 50 copies of the invitation.
Tom çölde bir akrebe bastıktan sonra öldü.Tom died after stepping on a scorpion in the desert.
"Gönder" düğmesine bastıktan sonra dosya, resim sunucusunun sunucusuna yüklenir.After pressing a "Submit" button the file is uploaded to the image host’s server.
Amazonlar adaya ayak bastıklarında Aşil'in hayaleti belirmiş ve savaşçıları adadan kovmuştur.The Venetians, realizing the strategic importance of the island, deployed forces on it.
Mesela kitaplar bastık, satmak için değil, o topluluklara dağıtılmak üzere.For example, we did books -- not for sale -- that all the community would get.
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.They thought they was the Devil when they landed first.
Yani, Yuan'da bastıkları, kullandıkları, harcadıkları o paralarSo that money that they use that they bought with their printed
Sonuçta bizde tişörtlerin üzerine 99 tane portrelik bir seri bastık.So we created this series of 99 portraits on tee shirts.
Ilk olarak 3'u bastik.First we printed 3.
Sonra 1+1'i bastik.Then we printed 1+1.
Yeni para basıyorlar, ve bastıkları yeni Yuan'ları ABD dolarına çevirecekler.We literally can just print it, and then they will convert what they printed into dollars.
Ln'e bastıklarında ise e tabanını kastederler.They press ln, they mean base e.
Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.So we're assuming that you can't forge this thing.
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiSince people first came to these islands our understanding of them has changed too
Tırnaklarıyle bastıkça taştan kıvılcım saçanlara.Then those striking sparks of fire,
Devletler bastıkları paralar karşılığında altın rezervi bulundurması gerekmekteydi.Deswegen ließ der Staat Währungsreserven anlegen.
İstanbul'da beş-altı eser bastıktan sonra Eçmiadzin'e giderek izini kaybettirmiştir.Dadurch verliert er aber fünf bis sechs Tage und, wenn er zu spät nach Basel kommt, auch seine Krone.
1455'te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı.Le premier livre imprimé est une Bible en 1455.
Batılılar, karşılıksız bastıkları paralarıyla dünyayı soymaya devam ediyorlar.Жители Запада продолжают грабить мир с помощью ими напечатанных ничем не обеспеченных денег.
"Gönder" düğmesine bastıktan sonra dosya, resim sunucusunun sunucusuna yüklenir.Po naciśnięciu przycisku "Wyślij" plik jest wysłany do serwera hosta obrazu.
Tatlılar: Ğasidi (tatlı yemeği), cevizli sucuk, Bastık, üzüm pekmezi, sahlebiye.Можуть бути прямими, гнутими (curved), підковоподібними (circular, horseshoe), поверхневими (surface).
Zile bastık kapı açıldı.Заграють дзвони, відкриються врата.
Zile bastık kapı açıldı.Nézd, kinyíltak a harangvirágok.
Burada yaşamının geri kalanını geçirdiği Yalta kentinde 35 yaşında bastıktan kısa bir süre orada ölmüştür.Hän eli loppuelämänsä Jaltassa ja kuoli siellä hieman ennen 35-vuotispäiväänsä.
Onun içine ateş bastıkça kocası da yanar yakılır.炎が主人公に当たると燃え上がってしまう。
Halbuki bu hastalıklar Avrupalılar Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra bu bölgede ilk defa görüldü.처음 유럽인들이 이 섬을 발견했을 당시 이 섬은 무인도였다.
1455'te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı.הספר הראשון שהודפס בשיטה זו היה התנ"ך בשפה הלטינית, בשנת 1456.
Halbuki bu hastalıklar Avrupalılar Amerika kıtasına ayak bastıktan sonra bu bölgede ilk defa görüldü.Tak ich videli Európania, keď prvýkrát navštívili ostrov.
Devletler bastıkları paralar karşılığında altın rezervi bulundurması gerekmekteydi.Republikáni za túto pomoc platili zlatými rezervami.
Böylece bastıkları her dolar öncekinden daha değersiz oluyor. Mutlu ...Minden új dollár csökkenti az értékét, amelyet fel kellett volna nyomtatni előtt.
Bunun olmasını istemeyiz. Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.A więc zakładamy, że nie można tego podrobić.
Bunun olmasını istemeyiz. Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.여러분들도 이런 상황을 원치 않겠지요.그래서 우리는 여러분들이 지폐위조를 할 수 없다고 가정하겠습니다.
Bunun olmasını istemeyiz. Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.Předpokládáme, že tuhle věc nemůžete zfalšovat.
Bunun olmasını istemeyiz. Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.Quiero decir, yo podría tener un billete con denominación que sea de 500 piezas de oro.
Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.Така, приемаме, че те не могат да се фалшифицират.
Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.إذن لنفترض ان هذه الأوراق لا يمكن تقليدها
Dolayısıyla da bu banknotu, sahtesi yapılamayacak kadar sofistike şekilde bastık.そして、みなさんの金貨は安全というだけでなく、
Gösterilecek paket yok -- 'i'ye bastıktan sonra çıkan satıra paket adlarını girin.ليست هناك حزم لإظهارها -- أدخل أسماء الحزم على السطر بعد 'i'.
Ilk olarak 3'u bastik.Als erstes hatten wir 3 ausgegeben.
Ilk olarak 3'u bastik. Burada 3'u goruyoruz.Primero imprimimos 3, vemos este número 3 aquí.
Ilk olarak 3'u bastik. Burada 3'u goruyoruz.בתחילה הדפסנו 3. אנו רואים כאן 3
Ilk olarak 3'u bastik. Burada 3'u goruyoruz.そして1+1をprintしたので、1+1の結果である2が表示されます
Ilk olarak 3'u bastik.Eerst printte we 3.
Ilk olarak 3'u bastik.Inizialmente abbiamo stampato a video 3.
Ilk olarak 3'u bastik.Mai intai am tiparit "3".
Ilk olarak 3'u bastik.Nous avons d'abord affiché 3.
Ilk olarak 3'u bastik.Primeiro imprimimos 3.
Ilk olarak 3'u bastik.Първо принтирахме 3.
Ilk olarak 3'u bastik.Сначала мы напечатали 3.
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiA naše porozumění ostrovům se od doby prvních návštěvníků změnilo též.
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiDe când oamenii au venit prima dată pe aceste insule, s-a schimbat şi înţelegerea noastră despre ele.
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiΑφότου πρωτοπάτησε ο άνθρωπος αυτά τα νησιά... ...άλλαξε και η αντίληψή μας.
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiС тех пор, как люди ступили на эти острова, наше представление об их обитателях сильно изменилось
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiמאז שבני-אדם הגיעו לאיים אלה לראשונה .ההבנה שלנו לגביהם השתנתה גם היא
İnsanlar bu adalara ayak bastıklarından beri,onlara bakış açımız da değiştiمنذ أن جاء الناس أولا إلى هذه الجزر فهمنا منهم تغيّر أيضا
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Ils pensèrent voir le Diable lorsque les Anglais débarquèrent
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Khi họ đổ bộ đầu tiên lên đây, họ nghĩ những chúng là quỷ dữ
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Pensaban que fueron el Diablo la primera vez que desembarcaron.
Karaya ilk ayak bastıklarında onların Şeytan olduğunu düşündüler.Pensavano fossero demoni, quando furono i primi a sbarcare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod