Kırık cam üstüne basmayın.Don't step on the broken glass.
O mahalleye ayak basmayın.Don't set foot in that neighborhood.
Bu düğmeye asla basmayın.Never press this button.
"Çimlere basmayın" diyen bir tabela vardı.There was a sign saying, "Keep off the grass."
Çimlere basmayın.Keep off the grass.
Çimlere basmayın!Keep off the grass!
Ayak parmaklarıma basmayın.Don't step on my toes.
Bunu basmayın.Don't press it.
Yanlış düğmeye basmayın.Don't push the wrong button.
Bir köpeğin kuyruğunun üstüne basmayın.Do not step on a dog's tail.
İşten ayrılmadan önce kart basmayı unutma.Don't forget to clock out before you leave work.
Öbür düğmeye basmayı dene.Try pushing the other button.
Bu düğmeye basmayın.Don't push this button.
Yaralarıma tuz basmayın!Don't put salt on my wounds!
Bir cevap yazdım ama göndere basmayı unuttum.I wrote a reply, but I forgot to press send.
Lütfen bu tuşlardan herhangi birine basmayın.Please don't push any of these buttons.
Aslanın inine ayak basmayın!Don't set foot in the lion's den!
Ertesi gün ıssız güney kıyısına ayak basmayı başardılar.On the following day, they were able, finally, to land on the unoccupied southern shore.
1905'te Londra'daki Grant Richards yayımcısı kitabı basmayı kabul etmişti.The London house of Grant Richards agreed to publish it in 1905.
Bu metotlar cihaz üzerindeki düğmelere basmayı veya 8 haneli PIN kodu girmeyi de içermektedir.These methods include pushing buttons on the devices or entering an 8-digit PIN.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Ne bouge pas, poison de Matet !
Bu metotlar cihaz üzerindeki düğmelere basmayı veya 8 haneli PIN kodu girmeyi de içermektedir.Questi metodi includono la pressione dei pulsanti sui dispositivi o l'inserimento di un PIN a 8 cifre.
Yanlış düğmeye basmayın.Не нажимайте не на ту кнопку.
Ertesi gün ıssız güney kıyısına ayak basmayı başardılar.No dia seguinte, conseguiram, finalmente, desembarcar na costa sul.
Lenovo, yanlışlıkla tuşa basmayı önlemek için gç düğmesini önden ve yana kaydırdı.Lenovo přesunulo tlačítko napájení ze středu na stranu, aby se zabránilo náhodnému stisknutí.
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Sentähden: älkää nostattako tulvaa.”
Amerikan dergisi Atlantic Monthly anılarını basmayı kabul eder.Foreningen udgav månedstidsskriftet Atlanten.
Adobe Photoshop veya Paint Photo Shop uygulamalarının güncel sürümleri banknot basmayı reddetmektedir.Adobe Photoshop や Corel Paint Shop Pro などの画像編集ソフトウェアは紙幣の加工を受け付けないようになっている。
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.座右の銘は「顔はやめな、ボディにしな。
1905'te Londra'daki Grant Richards yayımcısı kitabı basmayı kabul etmişti.그랜트 리쳐드의 런던하우스는 1905년 책의 출판을 허가했다.
1905'te Londra'daki Grant Richards yayımcısı kitabı basmayı kabul etmişti.Най-накрая, през 1905 г., The London House of Grant Richards, се съгласява да я публикува.
Bu da, eğer mümkünse, parmaklarınızı perdelere oldukça yakın ve iyi basmayı denemek için iyi bir nedendir.Beaucoup de gens obtiennent ceci : . . . et cette 3è note est étouffée.
Elime yüzüme mürekkep bulaştıra bulaştıra Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Pokryłam podłogę i siebie tuszem. narobiłam bałaganu, ale nauczyłam się drukować.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Ik maakte er een puinhoop van, maar ik leerde drukken.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.엉망진창을 만들었지만, 인쇄하는 법을 배웠습니다.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.làm mọi thứ rối tung, nhưng tôi học được cách in.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.Magamat és a padlót is beterítettem tintával, hatalmas rendetlenséget csináltam, de megtanultam nyomtatni.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.וכיסיתי את עצמי ואת הרצפה בדיו ועשיתי בלאגן עצום, אבל למדתי להדפיס.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.وتسببت في فوضى عارمة, ولكن في نهاية الأمر تمكنت منها.
Etrafı dağıta dağıta, basmayı öğrendim.印刷会社に戻り 出来あがった印刷物を見せると
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu veIn der Nähe eines Denkmals sah ich ein Schild, auf dem stand: "Rasen nicht betreten."
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu ve커다란 표시물이 보였습니다. "잔디에 들어가지 마시오"
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu ve"Niet op het gras lopen."
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu vePetersburgu przy pomniku był znak "Nie deptać trawnika", po angielsku.
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu ve"Не ходите по траве!"
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu veוראיתי שלט שאומר, "אל תדרכו על הדשא,"
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu veو رأيت تلك العلامه التي تقول ، "لا تمشي على العشب " ،
Tabela'da "Çimlere basmayınız" yazıyordu ve英語で書いてあって