Tüm atışları baskete çevirmem lazım.Трябва да извърша всичките 6 хвърляния.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.Enquanto treinador de basquetebol na UCLA gostaria que os treinos fossem a viagem e o jogo fosse o fim.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.저는 UCLA 농구 코치로서 저희에 연습들이 그 여행과 같게 되기를 바랬습니다. 그리고 시합이 그 종착점이기를요.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.Будучи тренером, я рассматривал тренировки как путешествие, где в конце была бы игра.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.אהבתי את -- כמאמן כדורסל ב-UCLA רציתי שהאימונים יהיו המסע, והמשחק יהיה היעד. היעד הסופי.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.試合が来ると終わり 終わりの結果だけだ ただスタンドに座って選手のプレーを見守るだけだ
Ve benim bir basket atma olasılığım % 40 olsun.باحتمال نجاح للرمية الواحدة....لنفترض 40%
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Dan kami berjabat tangan, minum kopi, dan berdiskusi, dan membahas tentang makanan dan basket.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.És kezet fogtunk, ittunk egy kávét, beszélgettünk egy jót, a kajákról, a kosárlabdáról.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Ja me kättelimme, ja kävimme kahvilla ja juttelimme, ja juttelimme ruoasta ja koripallosta.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.처음으로 만났어요. 우리는 악수를 하고 커피를 마시면서 즐거운 토론을 하고 음식과 야구에 대해 이야기를 함께 나눴습니다.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.On se serre la main, on prend un café et on discute, au sujet de la nourriture et du basket-ball.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Podali sme si ruky, dali si kávu a príjemne sa porozprávali, a bavili sa o jedle a basketbale.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Şi ne-am dat mâna, am băut o cafea, am discutat prietenește, am vorbit despre mâncare și baschet.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Và chúng tôi bắt tay, cùng uống cà phê, cùng trò chuyện vui vẻ và chúng tôi nói về thức ăn, bóng rổ.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Και απλά ανταλλάσσουμε χειραψίες, παίρνουμε μαζί τον καφέ μας και συζητάμε για φαγητό και για μπάσκετ.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Мы просто пожали друг другу руки, выпили кофе, и мило поболтали о еде и баскетболе.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Стиснахме си ръцете, пихме кафе и водехме приятни дискусии, говорихме за храна и баскетбол.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.בפעם הראשונה. ופשוט לחצנו ידיים, שתינו קפה, והיה לנו דיון נעים, ושוחחנו על אוכל ועל כדורסל.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.للمرة الأولي. وتصافحنا بالأيدي، وشربنا القهوة ودار بيننا مناقشة لطيفة، وتحدثنا عن الطعام وكرة السلة.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.食べ物やバスケの話をして 素敵な会話を楽しみました それだけのことです
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.A celé to bylo postaveno na tom, že pravděpodobnost zásahu je 0,3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.E iss foi baseado no fato de que a minha probabilidade de acertar qualquer arremesso foi de 0,3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.Nasze obliczenia opierały się na założeniu, że prawdopodobieństwo trafienia wynosiło 0.3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.И това беше базирано на факта, че моята вероятност да направя всякакво дадено хвърляне, беше 0,3.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.A iní vravia, nie, piatich ihrísk.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Alții zic că nu, cinci mingi [terenuri] de baschet.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Altri dicono, no, cinque palle da basket.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Anderen zeggen, nee, vijf basketballen.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Andere wiederum wanden ein, nein das stimme gar nicht, es seien fünf Basketbälle.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Còn nhiều người lại bảo, không, phải bằng 5 quả.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.D'autres disent, non, cinq ballons de basket.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Inni mówią, że jest 5 razy od niego większa.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.다른 사람들은, 아니다. 농구공 다섯 개.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Mások szerint, nem egy, hanem öt kosárlabda [pályányi].
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Někteří jiní říkají, že je to pět basketbalových míčů.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Outros dizem, não, 5 bolas de basquetebol.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Toiset sanovat viiden koripallon.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Y otros dicen: no, de cinco pelotas.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Και οι υπόλοιποι λένε, όχι, πέντε γήπεδα.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.А други казват - не, пет баскетболни топки.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.Другие утверждают, что нет, пяти таких мячей.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.והאחרים אומרים, לא, של חמישה כדורים.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.ويقول آخرون، لا، خمس كرات سلّة.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.たいへんな違いですね
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.A naučila jsem se hrát fotbal, volejbal, frisbee, hodně her.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Dan Saya belajar sepak bola, bola voli, Frisbee, banyak permainan.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Ho imparato a giocare a calcio, pallavolo, frisbee, a tanti giochi.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.그리고 전 축구, 배구, 프리스비 등 많은 게임도 배웠죠.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Não quero regressar a Bangalore. Deixem-me ficar aqui.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Nauczyłam się grać w piłkę nożną, siatkówkę, frisbee, różne gry.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Y aprendí a jugar al fútbol, vóleibol, frisbee, muchos juegos.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.Και έμαθα ποδόσφαιρο, βόλεϊ, φρίσμπι, πολλά παιχνίδια.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.ולמדתי לשחק כדורגל, כדור-עף, פריזבי, הרבה משחקים.
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.وتعلمت كرة القدم, وكرة الطائرة والطبق الطائر, والكثير من الألعاب
Ve futbol, basketbol, frizbi gibi bir çok oyun öğrenmiştim.ゲームもたくさん習ったわ バンガロールに戻りたくなかったの
Ve öğrendiğimize göre n tane atış yapıyorsak bunun k tanesi basket olacak.E o que nós aprendemos foi, se nós estivermos fazendo n arremessos, nós iremos escolher k deles.
Ve öğrendiğimize göre n tane atış yapıyorsak bunun k tanesi basket olacak.Ukázali jsme si, že pokud hodím míč n krát, vybereme k hodů.
Ve öğrendiğimize göre n tane atış yapıyorsak bunun k tanesi basket olacak.Znamy odpowiedni wzór, jeżeli mamy n rzutów wybieramy k spośród nich.
Ve öğrendiğimize göre n tane atış yapıyorsak bunun k tanesi basket olacak.І ми вивчили що, якщо ми робимо n жбурлянь, то ми збираємося обрати k з них.