basket ile cümle
basket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Siz yine de altı basket ya da üç basket yapabilirsiniz ama en olası sonuç dörttür.Nadal możemy trafić 6 lub 3 rzuty, ale 4 to będzie najbardziej prawdopodobny wynik.
Siz yine de altı basket ya da üç basket yapabilirsiniz ama en olası sonuç dörttür.Você poderia ainda fazer 6 cestas ou 3 cestas, mas isso irá ser o resultado mais provável.
Siz yine de altı basket ya da üç basket yapabilirsiniz ama en olası sonuç dörttür.Ви все ще можете отримати 6 влучань або 3 влучання, але ось це все одно буде найбільш ймовірним результатом.
Siz yine de altı basket ya da üç basket yapabilirsiniz ama en olası sonuç dörttür.Пак можем да направим 6 хвърляния или 3 хвърляния, но това ще е резултатът с най-голяма вероятност.
Sondan bir önceki basketi bir şekilde, son basketi de başka şekilde yapmadım.Nie chodzi tutaj o to, że trafiłem przedostatni rzut tak, czy ostatni rzut inaczej.
Sondan bir önceki basketi bir şekilde, son basketi de başka şekilde yapmadım.To neznamená, že jsem dal koš předposlední jedním způsobem a poslední koš druhým způsobem.
Sondan bir önceki basketi bir şekilde, son basketi de başka şekilde yapmadım.Не се казва, че съм направил второто към последното хвърляне по един начин, а последното- по друг.
Son iki atışı basket yaptım diyelim.Dal jsem koš dvakrát na konci.
Son iki atışı basket yaptım diyelim.Eu acertei os meus dois últimos arremessos.
Son iki atışı basket yaptım diyelim.Trafiłem dwa ostatnie rzuty.
Son iki atışı basket yaptım diyelim.Направил съм последните две хвърляния.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.Het gaat over een basketbalteam in een middelbare school dat ontdekt dat ze superkrachten hebben.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.Ca raconte l'histoire d'une équipe de basketball universitaire qui réalise qu'ils ont des super pouvoirs.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.Riguarda la squadra Junior di basket di un liceo che scopre di avere superpoteri.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.To o młodzieżowej drużynie koszykówki, gdzie cała drużyna odkrywa, że ma super moce.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.Πρόκειται για μια νέα ομάδα του σχολείου που συνειδητοποιεί ότι έχει υπερδυνάμεις.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.Оно про баскетболистов старшеклассников, у которых появились необычные возможности.
Süper güçleri olduğunun farkınan varan liseli bir basketbol takımı hakkında.あたしは体育の先生役なのよ
Tabi basketboldan bahsediyorum sepet örmekten değil. x eşittir on atıştan sonra yaptığım basket sayısı olsun.Tedy v basketbalu. Počet košů po deseti hodech, přičemž mám pravděpodobnost, že budu skórovat, například 40 %.
Tabi basketboldan bahsediyorum sepet örmekten değil. x eşittir on atıştan sonra yaptığım basket sayısı olsun.المثال عن كرة السلة عدد النجاحات بعد 10 محاولات لرمي الكرة
Tamam şimdi altı atış yapıp sıfır basket atmanın yani altı atışı da kaçırmanın olasılığı nedir?W porządku, jakie jest prawdopodobieństwo trafienia 0 rzutów, albo spudłowania w każdym z 6 rzutów.
Tamam şimdi altı atış yapıp sıfır basket atmanın yani altı atışı da kaçırmanın olasılığı nedir?Добре, та каква е вероятността да направя 0 и да пропусна 6, защото това ни казват тук.
Tam olarak tek basket yapmamın olasılığı nedir ?Jaká je pravděpodobnost, že se trefím do koše jednou?
Tam olarak tek basket yapmamın olasılığı nedir ?Jakie jest prawdopodobieństwo, że trafię dokładnie raz?
Tam olarak tek basket yapmamın olasılığı nedir ?Qual a probabilidade de que eu acerte exatamente 1 arremesso?
Tam olarak tek basket yapmamın olasılığı nedir ?Каква е вероятността да направя точно един удар?
Tesadüfi değişkenimiz X benim altı atışta yapabildiğim basket sayısıydı.Definovali jsme si náhodnou proměnnou x, jako počet všech zásahů ze 6.
Tesadüfi değişkenimiz X benim altı atışta yapabildiğim basket sayısıydı.Definovali sme si náhodnú premennú x, ako číslo všetkých zásahov zo 6.
Tesadüfi değişkenimiz X benim altı atışta yapabildiğim basket sayısıydı.Nós definimos nossa variável aleatória, x, como o número de arremessos que eu acertei de 6.
Tesadüfi değişkenimiz X benim altı atışta yapabildiğim basket sayısıydı.Zdefiniowaliśmy naszą zmienną losową X jako liczbę rzutów trafionych w 6 próbach.
Tesadüfi değişkenimiz X benim altı atışta yapabildiğim basket sayısıydı.Дефинирахме нашата случайна променлива, х, като броя хвърляния, които правя от 6 такива.
Tüm atışları baskete çevirmem lazım.Eu precisei acertar todos os 6 arremessos.
Tüm atışları baskete çevirmem lazım.Hodím koš šestkrát.
Tüm atışları baskete çevirmem lazım.Muszę trafić we wszystkich rzutach.
Tüm atışları baskete çevirmem lazım.Трябва да извърша всичките 6 хвърляния.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.Enquanto treinador de basquetebol na UCLA gostaria que os treinos fossem a viagem e o jogo fosse o fim.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.저는 UCLA 농구 코치로서 저희에 연습들이 그 여행과 같게 되기를 바랬습니다. 그리고 시합이 그 종착점이기를요.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.Будучи тренером, я рассматривал тренировки как путешествие, где в конце была бы игра.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.אהבתי את -- כמאמן כדורסל ב-UCLA רציתי שהאימונים יהיו המסע, והמשחק יהיה היעד. היעד הסופי.
UCLA'da bir basketbol koçu olarak, yaptıklarımızla yolculukta olmaktan hoşlandım, ve oyunun kendisi sonuçtu.試合が来ると終わり 終わりの結果だけだ ただスタンドに座って選手のプレーを見守るだけだ
Ve benim bir basket atma olasılığım % 40 olsun.باحتمال نجاح للرمية الواحدة....لنفترض 40%
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Dan kami berjabat tangan, minum kopi, dan berdiskusi, dan membahas tentang makanan dan basket.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.És kezet fogtunk, ittunk egy kávét, beszélgettünk egy jót, a kajákról, a kosárlabdáról.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Ja me kättelimme, ja kävimme kahvilla ja juttelimme, ja juttelimme ruoasta ja koripallosta.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.처음으로 만났어요. 우리는 악수를 하고 커피를 마시면서 즐거운 토론을 하고 음식과 야구에 대해 이야기를 함께 나눴습니다.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.On se serre la main, on prend un café et on discute, au sujet de la nourriture et du basket-ball.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Podali sme si ruky, dali si kávu a príjemne sa porozprávali, a bavili sa o jedle a basketbale.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Şi ne-am dat mâna, am băut o cafea, am discutat prietenește, am vorbit despre mâncare și baschet.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Và chúng tôi bắt tay, cùng uống cà phê, cùng trò chuyện vui vẻ và chúng tôi nói về thức ăn, bóng rổ.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Και απλά ανταλλάσσουμε χειραψίες, παίρνουμε μαζί τον καφέ μας και συζητάμε για φαγητό και για μπάσκετ.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Мы просто пожали друг другу руки, выпили кофе, и мило поболтали о еде и баскетболе.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.Стиснахме си ръцете, пихме кафе и водехме приятни дискусии, говорихме за храна и баскетбол.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.בפעם הראשונה. ופשוט לחצנו ידיים, שתינו קפה, והיה לנו דיון נעים, ושוחחנו על אוכל ועל כדורסל.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.للمرة الأولي. وتصافحنا بالأيدي، وشربنا القهوة ودار بيننا مناقشة لطيفة، وتحدثنا عن الطعام وكرة السلة.
Ve biz sadece tokalaştık ve kahve ve güzel bir sohbet vardı, yemek ve basketbol hakkında konuştuk.食べ物やバスケの話をして 素敵な会話を楽しみました それだけのことです
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.A celé to bylo postaveno na tom, že pravděpodobnost zásahu je 0,3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.E iss foi baseado no fato de que a minha probabilidade de acertar qualquer arremesso foi de 0,3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.Nasze obliczenia opierały się na założeniu, że prawdopodobieństwo trafienia wynosiło 0.3.
Ve bu benim atışı baskete çevirme olasılığımı 0.3 olarak kabul etmiştir.И това беше базирано на факта, че моята вероятност да направя всякакво дадено хвърляне, беше 0,3.
Ve diğerleri de, hayır, beş basketbol sahası diyor.A iní vravia, nie, piatich ihrísk.