basket ile cümle

basket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Lehet, hogy téged választottak utoljára kosárban, vagy bármiben.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Måske valgte de dig sidst til basketball eller alt.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Morda so vas vedno izbrali zadnje pri košarki.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Może wybierano cię jako ostatniego do koszykówki czy wszystkiego.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Možná vás do družstva na basket vybírali jako posledního.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Mungkin mereka memutuskan untuk memilihmu terakhir untuk tim basket atau segalanya.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Peut-être qu'ils ont décidé de vous choisir en dernier pour jouer au basketball ou quoi que ce soit d'autre.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Poate te alegeau ultimul la baschet sau orice altceva.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Tal vez fuiste el último que decidieron escoger para baloncesto o para todo.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Talvez porque te tivessem escolhido em último lugar para o jogo de basquetebol ou para tudo.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Vielleicht wurdest du als letzter für Basketball oder alles andere ausgewählt.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Ίσως να αποφάσισαν να σε επιλέξουν τελευταίο για το μπάσκετ ή τα πάντα.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Може би са решили да ви вземат последен за баскетбол или за каквото и да е.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.Может быть, ты был последним, кого приняли в баскетбольную команду и во все остальные.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.אולי הם החליטו לבחור בכם אחרונים לכדורסל או כל דבר אחר.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.ربما قرروا اختيارك في النهاية للعب كرة السلة أو في كل شيء.
Belki sizi basketbolda ya da başka şeylerde seçilecek son kişi olarak gördüler.証拠になる あざや折れた歯があっても 何も訴えなかったかもしれない
Benim- bilemiyorum- üst üste 3 atış, 3 basket veya 3 serbest atış yapma olasılığım nedir?3回フリースルーする確率は? フリースルーと言ったのは、この私のフリースルーパーセントで、
Benim- bilemiyorum- üst üste 3 atış, 3 basket veya 3 serbest atış yapma olasılığım nedir?Vad är sannolikheten för mig gör--jag vet inte--3 skott i en rad, 3 korgar i en rad, eller 3 fria kast i rad?
Benim- bilemiyorum- üst üste 3 atış, 3 basket veya 3 serbest atış yapma olasılığım nedir?Какова вероятность того, что я попаду 3 раза подряд? Давайте придерживаться той же логики.
Benim yaptığım basket bu altı atıştan birinde olacak. - -Hod bude 1 z těchto 6-- nechci říct "košů" jako v basketbalu.
Berabere kalma olasılığı benim en az bir serbest atışımın basket olma olasılığına esit olacak.Bem, a probabilidade de um empate vai ser igual à probabilidade de eu acertar ao menos um lance livre.
Berabere kalma olasılığı benim en az bir serbest atışımın basket olma olasılığına esit olacak.Prawdopodobieństwo zremisowania będzie równe prawdopodobieństwu przynajmniej jednego udanego rzutu osobistego.
Berabere kalma olasılığı benim en az bir serbest atışımın basket olma olasılığına esit olacak.Вероятность сыграть вничью будет равна вероятности того, что я попаду хотя бы при одном свободном броске.
Berabere kalma olasılığı benim en az bir serbest atışımın basket olma olasılığına esit olacak.Така, вероятността за равенство ще е равна на вероятността да получим поне едно свободно хвърляне.
Berabere kalma olasılığı benim en az bir serbest atışımın basket olma olasılığına esit olacak.少なくとも一つのフリースローが成功する確率です ( 注 少なくともでは同点か勝利になる ) きみはこう言うかもしれない。「OK。それは
Bir atışın basket olma olasılığı 0.3 olsun.A probabilidade de que eu acerte um arremesso eu direi que é 0,3.
Bir atışın basket olma olasılığı 0.3 olsun.Pravdepodobnosť, že sa trafím nech je 0,3.
Bir atışın basket olma olasılığı 0.3 olsun.Pravděpodobnost, že se trefím ať je 0,3.
Bir atışın basket olma olasılığı 0.3 olsun.Prawdopodobieństwo trafienia do kosza wynosi 0.3.
Bir atışın basket olma olasılığı 0.3 olsun.Вероятността да направя някакво хвърляне е, да кажем, 0,3.
Bir atış yaptım dersek, bu %20 basket olmayacak.Допустим, я делаю бросок, у меня 20% вероятность непопадания в корзину.
Bir atış yaptım dersek, bu %20 basket olmayacak.フリースローをするんじゃなくて。 つまり、3回ショットして、その3回すべてが失敗するのは、
Bir basket ile beş kaçırış olacak.Budeme mať 1 zásah a 5 minutí.
Bir basket ile beş kaçırış olacak.Budeme mít 1 zásah a 5 minutí.
Bir basket ile beş kaçırış olacak.Você terá 1 cesta e 5 erros.
Bir basket ile beş kaçırış olacak.Ще имаме един кош и 5 пропуска.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Am mers la școală într-o zi și copiii nu m-au lăsat să joc cu ei basketball.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Egy nap bementem az iskolába, és a srácok nem hagyták, hogy kosarazzak velük.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Eines Tages ließen die Kids in der Schule mich nicht mit ihnen Basketball spielen.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Fui para a escola, um dia, e os miúdos não me deixavam jogar basquete com eles.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jag kom till skolan en dag och mina kompisar lät mig inte vara med och spela basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jednoho dne jsem šla do školy a děti mi nedovolily hrát s nimi basketbal.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Jeg gik i skole en dag og børnene ville ikke lade mig spille basketball med dem.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Je suis allée à l'école, un beau jour, et les gamins ne voulaient pas que je joue au basket avec eux.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.어느 날 제가 학교에 갔을 때 친구들은 절 농구에 껴 주지 않더군요.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Któregoś dnia w szkole chłopcy nie pozwolili mi zagrać z nimi w kosza.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Một ngày nọ tôi đi đến trường và tụi bạn không thèm cho tôi chơi bóng rổ với chúng nữa.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Nekega dne sem šla v šolo in otroci mi niso pustili, da bi z njimi igrala košarko.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Op een dag ging ik naar school en de kinderen wilden niet met me basketballen
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Suatu hari saya berangkat sekolah dan anak-anak lain tidak membiarkan saya untuk bermain basket bersama.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un día fui a la escuela y los chicos no me dejaron jugar baloncesto con ellos.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Un giorno, a scuola, gli altri bambini non volevano farmi giocare a basket.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Πήγα μια μέρα στο σχολείο και τα παιδιά δεν με άφηναν να παίξω μπάσκετ μαζί τους.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Един ден отидох на училище и децата не ми дадоха да играя баскетбол с тях.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.Одного дня я прийшла до школи, а діти не дозволили мені грати з ними баскетбол.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.הלכתי לביה"ס יום אחד, והבנים לא נתנו לי לשחק איתם כדורסל.
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.ذهبت للمدرسة ذات يوم، والأولاد لم يسمحوا لي بلعب كرة السلة معهم
Bir gün okula gitmiştim ve çocuklar onlarla basketbol oynamama izin vermedi.ある日学校で 男の子たちが言ったのです 「女の子にはバスケットボールをさせないと」
Birinci atışta basket yapıp diğerlerini kaçırabilirim.Eu poderia acertar o primeiro arremesso e depois errar todos os outros.

İlgili Sayfalar