bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Jackson'ı beğenmiyorsan, ben başka bir avukat önerebilirim.If you don't like Tom Jackson, I can suggest another lawyer.
Ben sana başka bir şey söylememeni öneririm.I suggest you not say anything else.
Kendinize başka bir avukat bulmanızı kuvvetle öneriyorum.I strongly suggest that you get yourself another lawyer.
Tom'un başka bir gezegenden olduğunu ciddi olarak mı öneriyorsun?Are you seriously suggesting that Tom is from another planet?
Onları Boston'da başka bir yerde bu fiyata bulamayacaksın.You won't find them at this price anywhere else in Boston.
Bil bakalım başka kim Boston'a taşındı.Guess who else moved to Boston.
Başka bir alıcı bulacaksın.You'll find another buyer.
Evimiz için başka bir potansiyel alıcı ile görüştüm.I met another potential buyer for our house.
Bak, bunu başka bir yerde alamazsın.Look, you can't buy this anywhere else.
Eğer bunu onlara satmazsak, onlar bunu başka birinden alacaklar.If we don't sell it to them, they'll buy it from someone else.
Ben asla onlardan başka bir tane satın almam.I'll never buy another one of those.
Eğer almamı istersen sana başka bir tane alırım.I'll buy you another one if you want me to.
Tom'a, başka bir kaykay alacağımı söyledim.I told Tom that I'd buy him another skateboard.
Başka bir kaykay alacağımı Tom'a söyledim.I told Tom that I'd buy him another skateboard.
Bence başka bir çevrede yeni bir ev satın almalıyız.I think we should buy a new house in another neighborhood.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Tom, Mary'ye başka bir şans veriyor.Tom is giving Mary another chance.
Bana başka bir seçenek vermedin.You've given me no other choice.
Sana başka ne verebilirim?What else can I give you?
Bir başka şans verildik.We've been given another chance.
Bana başka bir şans veriyor musunuz?Are you giving me another chance?
Tom size başka önerilerde bulundu mu?Did Tom give you any other suggestions?
Tom sana herhangi başka bir tavsiye verdi mi?Did Tom give you any other advice?
Tom herhangi başka öneriler verdi mi?Did Tom give any other suggestions?
Tom herhangi başka talimatlar verdi mi?Did Tom give any other instructions?
Tom başka tavsiye verdi mi?Did Tom give any other advice?
Onlar size başka bir bilgi verdi mi?Did they give you any other information?
Tom'a başka bir şans verebilir misin?Can you give Tom another chance?
Tom'a başka bir şans verebilir misiniz?Can you give Tom another chance?
Bana başka bir seçenek verebilir misiniz?Can you give me another alternative?
Tom meyve ve sebzeden başka bir şey yemediğini söylüyor.Tom says he eats nothing but fruits and vegetables.
Tom Mary'nin başka birini öptüğünü gördüğünde kızgındı.Tom was furious when he saw Mary kiss someone else.
Başka bir broşür alabilir miyim?May I have another brochure?
Tom her zaman başkalarına yardım etmek için istekliydi.Tom was always willing to help others.
Tom sık sık başkalarına yardım eder.Tom often helps others.
Tom her zaman başkalarına yardımcı olmaya isteklidir.Tom is always willing to help others.
Tom'a yardım edebileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can help Tom with?
Yardım etmek için yapabileceğim başka bir şey var mı?Is there anything else I can do to help?
Kalıp yardımcı olmak istiyorum ama bana başka bir yerde ihtiyaç duyuluyor.I'd like to stay and help, but I'm needed elsewhere.
Sana başka nasıl yardım edebilirim?How else can I help you?
Almamız gereken başka bir şey var.There's one other thing we need to buy.
Bu iyi bir fıkraydı. Bize başka bir tane anlat.That was a good joke. Tell us another one.
Ben o şarkıyı sevdim. Bize böyle başka bir tane söyle.I liked that song. Sing us another one like it.
Bizde başka bir tane var.We've got another one.
Biz başka bir tane alacağız.We'll get another one.
Tom birasını içmeyi bitirdi ve başka bir tane ısmarladı.Tom finished drinking his beer and ordered another one.
Başkasını denememe izin ver.Let me try another one.
Bunu yapmak için başkasını ikna edemezsem bunu yapmak zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to do that if I can't convince someone else to do it.
Başka birini denemek ister misin?Do you want to try another one?
Başka bir tane alabilir miyim?Can I have another one?
Ona başka ne söylenir bilmiyordum.I didn't know what else to say to her.
Başka hangi seçeneklerimiz var?What other options do we have?
Tom başkalaştı.Tom has changed.
Onun yapması söylenilen şeyi yapmaktan başka seçeneği yoktu.Tom had no choice but to do what he had been told to do.
Şu anda ihtiyacım olan son şey hakkında endişelenecek başka bir şeydir.The last thing I need right now is something else to worry about.
O bir baskı hatası olmalı.That must be a misprint.
O muhtemelen bir baskı hatası.That's probably a misprint.
O, muhtemelen baskı hatası.That's likely a misprint.
Bu konuyu başka bir zaman konuşabiliriz.We can talk about this some other time.
Belki başka bir şey hakkında konuşmalıyız.Maybe we should talk about something else.

İlgili Sayfalar