bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başka bir şey yapmaya git.Go do something else.
Bunu başka bir yerde yapabilir misin?Can you do this somewhere else?
Önerilerinizi kabul etmekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to accept your proposals.
O başka biri olmalı.It must've been someone else.
O başka bir şeydi.It was something else.
Sıra başkasında.It's somebody else's turn.
Onu başka bir yere götürün.Take it somewhere else.
Başka bir şey var.There is something else.
Başkası vardı.There was another one.
Başka bir şey vardı.There was something else.
Tom'un onlara katılmaktan başka seçeneği yok.Tom has no choice but to join them.
Tom'un kabul etmekten başka hiç bir seçeneği olmayacak.Tom will have no choice but to agree.
Başka bir şey düşünmeye çalış.Try to think of something else.
Soruyu başka bir şekilde ifade etmek ister misin?Would you like to rephrase the question?
Şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel baskını oldu.In the wake of the heavy rain, there was a major flood.
Başka bir gezegenden geliyorum.I come from another planet.
Onu başka bir kadınla gördüm.I saw him with another woman.
Güney Afrika'nın eski devlet başkanı vefat etti.The former president of South Africa has passed away.
Tom başka bir boyuttandır.Tom comes from another dimension.
Tom'un başka kaç tane arabası var?How many other cars does Tom own?
Tom'un başka kaç tane evi var?How many other houses does Tom own?
Tom adında başka kaç tane adam tanıyorsun?How many other guys named Tom do you know?
Başka kaç kişi bunu biliyor?How many other people know about this?
Tiran Arnavutluk'un başkentidir.Tirana is the capital city of Albania.
Ama o tamamen başka bir hikaye.But that's another story entirely.
Başka türlü yapamazdım.I could not have done otherwise.
Başkaları için adil olur muydu?Would it be fair to the others?
Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.Tom might have borrowed the money he needed from someone else.
Son olarak, grupla paylaşılacak başka bir şey var mı?Lastly, is there anything else to share with the group ?
Biz başka bir dünyadan bir şeyle mücadele ediyoruz.We fight something from another world.
Mary'nin İsa dışında başka çocukları var mı?Did Mary have any other children besides Jesus?
Tom'un onun davranışlarının başkalarını nasıl etkilediği hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom has no idea how his behaviour affects others.
Bütün gün okumaktan başka hiçbir şey yapmadı.She did nothing all day but read.
Bütün gün okumaktan başka bir şey yapmadı.She did nothing but read all day.
Bir yerde hoşnutsuz olan nadiren bir başkasında mutlu olur.He that is discontented in one place will seldom be happy in another.
Tom yerel astronomi kulübünün başkanıdır.Tom is the president of the local astronomy club.
Dahi birinin yeniden keşfedilen gençliğinden başka bir şey değildir.Genius is nothing more than one's rediscovered youth.
Tom şu ana kadar gördüğüm en iyi basketbol oyuncusu.Tom is the best basketball player I've ever seen.
Peki ya aslında onun başka bir seçeneği yoksa?What if she actually had no other choice?
Tom gibi bir insan muhtemelen annesinden başka birini öpmemiştir.A person like Tom has probably never kissed anyone other than his mother.
Tom başka bir şey söyledi mi?Did Tom say anything else?
Tom'dan başka herkes balık yedi.Everyone but Tom ate fish.
Tom'dan başka herkes zaten eve gitmişti.Everyone but Tom has already gone home.
Tom'dan başka herkes bu hafta sonu kampa gitmeyi planlıyor.Everyone but Tom is planning on going camping this weekend.
Tom'dan başka herkes yüzdü.Everyone but Tom swam.
Tom'un yapmamı istediğini yapmaktan başka seçeneğim yok.I have no choice but to do what Tom asked me to do.
Gitmekten başka seçeneğim yok.I have no choice but to go.
Şimdi başka bir şey yapmak zorundayım.I have to do something else now.
Sana başka birinden daha çok güveniyorum.I trust you more than anyone else.
Başka kaza olasılıklarını en aza indirgemek istiyorum.I want to minimize the chances of another accident.
Başka kaza risklerini en aza indirgemek istiyorum.I want to minimize the chances of another incident.
Ülkeme ihanet etmem için bana baskı yapılmayacak.I won't be pressured into betraying my country.
İstemediğim bir şeyi yapmam için bana baskı yapılmayacak.I won't be pressured into doing something I don't want to do.
Başka biriyle olmaktansa seninle olmayı tercih ederim.I'd rather be with you than anyone else.
Başka bilgi bulup bulamayacağımı etraftakilere soracağım ve anlayacağım.I'll ask around and see if I can find any other information.
Başka bir şey yapacağım.I'll do something else.
Televizyon izlemekten gına geldi. Kalk başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Televizyon izlemekten bıktım. Başka bir şey yapalım.I'm tired of watching TV. Let's do something else.
Tom hakkında iyi şeylerden başka hiçbir şey duymadım.I've heard nothing but good things about Tom.
Senden başka hiç kimse bunu bu kadar iyi yapamazdı.No one but you could have done it this well.

İlgili Sayfalar