bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom baskı altında tutuldu.Tom was held down.
Başka soru sorma.Don't ask any more questions.
Başka soru sormayın.Don't ask any more questions.
Başka bir şeyin yok mu?Don't you have anything else?
Hiç başka bir kız öptün mü?Have you ever kissed another girl?
Hiç başka bir adam öptün mü?Have you ever kissed another guy?
Başka hiçbir şey yemedim.I didn't eat anything else.
Başka birini istemiyorum?I don't want anybody else.
Başka bir söz söylemeyeceğim.I won't say another word.
Tom başka bir şey söylemedi.Tom didn't say anything else.
O başka birinin sorunu.That's someone else's problem.
Onu seviyorum ama o başka birini seviyor.I love him, but he loves someone else.
Başka seçeneğin yoktu.You didn't have any choice.
Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biri.There are many ergative languages in the world and Basque is one of them.
Benden başka bir şey isteme.Don't ask me for anything else.
Başka bir şeyin dikkatimizi dağıtmasına izin verme.Don't let anything else distract us.
Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biridir.There are many ergative languages in the world, and Basque is one of them.
Başka türlü ima etmek istemedim.I didn't mean to imply otherwise.
Başka nereye gideceğimi bilmiyordum.I didn't know where else to go.
Başka bir şeye ihtiyacınız olursa beni arayacağınızı varsayıyorum.I assume you'll call me if you need anything else.
Yapmak zorunda olduğumuz başka bir şey olması gerektiğini sandım.I assumed there must be something else we had to do.
Ben başka bir yere aitim.I belong somewhere else.
Sana başka birinden duymayacağın şeyler söyleyebilirim.I can tell you things you won't hear from anyone else.
Biraz kahve istiyorum. Başka bir şey istemiyorum.I want a little bit of coffee. I don't want anything else.
Belediye başkanlığına tekrardan şeçildi.He was re-elected mayor.
Belediye başkanlığına tekrardan seçildi.He was re-elected mayor.
Belediye başkanının kızı kaçırıldı.The mayor's daughter has been kidnapped.
O Facebook'ta başka kızlarla flört ediyor.He flirts with other girls on Facebook.
Nitelik, nicelikten baskın çıkar.Quality trumps quantity.
Sana başka birinden daha fazla değer veriyorum.I care about you more than anyone else.
Söyleyecek başka bir şey düşünemedim.I couldn't think of anything else to say.
Satın almak istediğim başka bir şeyi düşünemedim.I couldn't think of anything else I wanted to buy.
Başka bir saniye bekleyemezdim.I couldn't wait another second.
O başka bir kadına aşık.He's in love with another woman.
O, başka bir adama aşık.She's in love with another man.
Bu bir başkaldırı yöntemidir.It's a form of rebellion.
Başkan Yardımcısı ile bir görüşme ayarlayabilir misin?Can you arrange a meeting with the vice president?
Basketbolu sevdiğini bilmiyordum bile.I didn't even know you liked basketball.
Başka birinin uyanık olduğunu bilmiyordum.I didn't know anyone else was awake.
Ben yapmak için herhangi başka bir şey olduğunu bilmedim.I didn't know there was anything else to do.
Başka ne yapacağımı bilmiyordum, bu yüzden sadece gittim.I didn't know what else to do, so I just left.
Başka ne yapacağımı bilmiyordum.I didn't know what else to do.
Başka kime soracağımı bilmiyordum.I didn't know who else to ask.
Başka kimi arayacağımı bilmiyordum.I didn't know who else to call.
Başka bir şey için zamanım yok.I don't have time for anything else.
Ben baskı altında iyi çalışmam.I don't work well under pressure.
Bunu başka nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.I don't know how else to explain it.
Ben onun başka nasıl söyleneceğini bilmiyorum.I don't know how else to say it.
Sayın Başkan, benim adım Khan ve ben bir terörist değilim.Mr. President, my name is Khan and I am not a terrorist.
Ben benim başka ne söyleyebileceğimi bilmiyorum.I don't know what else I can say.
Sana başka ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what else to tell you.
Başka ne deneyeceğimi bilmiyorum.I don't know what else to try.
Başka ne yapmamız gerektiğini bilmiyorum.I don't know what else we should do.
Sen başka bir kek dilimi mi istiyorsun?You want another slice of cake?
Onun baskın bir kişiliği var.She has a dominant personality.
Bu tür bir baskıya ihtiyacım yok.I don't need that kind of pressure.
Sana veya başka birine ihtiyacım yok.I don't need you or anybody else.
Ben buralarda başka birini görmüyorum.I don't see anybody else around here.
Başka ne yapabileceğimizi anlamıyorum.I don't see what else we can do.
Başka bir şey yapabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can do anything else.

İlgili Sayfalar