bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aklımda başka bir şey vardı.I had something else in mind.
Size başka bir dil karşılığında Çince öğretmek istiyorum.I'd like to teach you Chinese in exchange for your teaching me another language.
"Neden bunu yaptın?" "Başka bir seçeneğim yoktu.""Why did you do that?" "I had no choice."
Tom, Mary'yi başkasından daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than he knows anyone else.
Tom Mary'yi başka herkesten daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than anyone else.
Tom Mary'yi başkasının tanıdığından daha iyi tanır.Tom knows Mary better than anyone else does.
Tom tek tanık. Başka tanıklar yok.Tom is the only witness. There are no other witnesses.
Tom başka bir avukat arıyor.Tom has been looking for another lawyer.
O beladan başka bir şey değil.He's nothing but trouble.
Tom başka kimseyi öldürüyor olmayacak.Tom won't be killing anybody else.
Tom başka bir yere gitmeyecek.Tom won't be going anywhere else.
Tom başka bir şey yiyor olmayacak.Tom won't be eating anything else.
Başka bir şeyi kurcalama.Don't tamper with anything else.
Tom'un kuşkulanmaktan başka yapabileceği bir şey yok.Tom can't help but be suspicious.
O beni başka bir adamın karısıyla aldattı.He cheated on me with another man's wife.
Başka neye ihtiyacın var?What more do you need?
Başkalarını derilerinin rengine göre yargılamayın.Don't judge others based on the color of their skin.
Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. başkanıdır.Barack Obama is the 44th President of the United States.
Tom Mary'ye John'un ve başka bir çocuğun bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of John and another boy.
Tom Mary'nin başka bir adamla bir masada oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting at a table with another man.
Tom başka bir şey önemli değil gibi davranıyor.Tom acts like nothing else matters.
Başka kim vardı?Who else was there?
Başka kim biliyor?Who else knows?
Başka kim orada olacak?Who else is going to be there?
Başka nereye gitmek istersiniz?Where else would you like to go?
Başka ne yemek istersin?What else would you like to eat?
Tom başka ne istiyor?What else does Tom want?
Tom'un başka neye ihtiyacı var?What else does Tom need?
Başka ne yapmak istiyorsun?What else do you want to do?
Tom'un başka ne yapmayı planladığını düşünüyorsun?What else do you think Tom is planning to do?
Onların başka ne yapmayı planladıklarını düşünüyorsun?What else do you think they're planning to do?
Tom başka ne söyledi?What else did Tom say?
Başka ne yapabilirsin?What else can you do?
O başka bir şaka mı?Is that another joke?
Başka bir şey bilmeme gerek yoktu.I didn't need to know anything else.
Başka bir şeyim yok.I don't have anything else.
Tom'un yapmamı söylediği şeyi yapmaktan başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to do what Tom told me to do.
Başka bir sorum var.I have another question.
Sanırım başka bir konuya geçmeliyiz.I think we should move on to another topic.
Sanırım bundan bahsetmeyi bırakmalıyız ve başka bir konuya geçmeliyiz.I think we should stop talking about this and move on to another topic.
Nerede yaşarsan yaşa başkent vardır.Wherever you live, there's the capital city.
Tom odayı araştırdı ama orada başka hiç kimse yoktu.Tom looked around the room, but no one else was there.
Başka seçeneğim yok.I've got no choice.
O bunu başka birinden duymadan önce Tom'a söylemek zorundayız.We have to tell Tom before he hears it from someone else.
Başka birine zarar vermeden önce Tom'u durdurmak zorundayız.We have to stop Tom before he hurts anybody else.
Bizim başka seçeneklerimiz var.We do have other choices.
Bunu başka bir zaman yapabiliriz.We could do this some other time.
Başka birinin ölmesine izin veremeyiz.We can't let anybody else die.
Başka bir yere gidelim.Let's go somewhere else.
Başka bahanen kalmadı.You're out of excuses.
Gerçekten söyleyecek başka bir şey yok.There's really nothing else to say.
Tom'a yardım edebileceğimiz başka bir yol olmalı.There must be another way we can help Tom.
Bunu yapmanın başka bir yolu olabilir.There may be another way to do this.
Başka açıklama yok.There is no other explanation.
Onu artık istemiyorsan başka birisi senin eski masanı isteyebilir.Someone else might want your old desk if you don't want it anymore.
Kimsenin söyleyecek başka bir şeyi yoktu.Nobody had anything else to say.
Seni asla bırakmak istemedim ama başka seçeneğim yoktu.I never wanted to leave you, but I had no choice.
Başka neyin var?What else do you have?
Burnumu başkalarının işine sokmam.I don't poke my nose into other people's business.
Başka birinin silah seslerini duymadığına şaşırdım.I'm surprised no one else heard the gunshots.

İlgili Sayfalar