bask ile cümle
bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Amerikalılar her dört yılda bir yeni bir başkan seçerler.Americans vote for a new president every four years.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.He does nothing but watch TV all day long.
Kız arkadaşının başka bir erkeği öptüğünü gördüğünde onun yüzü daha sinirli oldu.His face grew angrier when he saw his girlfriend kiss another guy.
Şirketin başkanı kim?Who's the company's president?
Başka bir şey ister misiniz?Would you like anything else?
Lütfen başka bir yastık getirir misin?Would you please bring up another pillow?
Onu başka bir biriyle değiştirebilirsiniz.You can change it for another one.
Başka gecikmelerden kaçınmalıyız.We need to avoid any further delays.
Baskı altında iyi çalışır mısın?Do you work well under pressure?
Başkan hükümet harcamalarını kısmak için söz verdi.The president promised to ax government spending.
Bangkok, Tayland'ın başkentidir.Bangkok is the capital of Thailand.
Sanırım beni başka biriyle karıştırdınız.I think you've mistaken me for someone else.
Ekvator'un başkenti Pichincha'nın dağlık ilinde, Quito'dur.The capital of Ecuador is Quito, in the mountainous province of Pichincha.
Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.There are over 800,000 Basque speakers in the world.
Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.There are over 800,000 Basque speakers in the world.
Hayatın var olabileceği başka gezegenler var mı?Are there any other planets on which life can exist?
Belki başka bir zaman.Maybe some other time.
Sen bir basketbol topunu senin parmak ucunda döndürebilir misin?Can you spin a basketball on your fingertip?
Ordu başkentin beş kilometre güneyindeki düşmanla meşguldü.The military engaged the enemy five kilometers south of the capital.
Ben onun başka bir adamla birlikte olma düşüncesine dayanamam.I can't bear the thought of her with another man.
Başkan olduğu zaman Japonya'yı ziyaret etti.He visited Japan when he was president.
Baskça dersiniz ne zaman?What time is your Basque class?
Baskı altında daha iyi çalışırım.I work better under pressure.
Basketbol oyununa kadar lobide bekle.Just hang around in the lobby until the basketball game.
Birkaç gün önce başka bir yerdeydim.Some days ago I was in another place.
Başka bir test yaptım.I did another test.
Başka bir disk koymak istemez misin? İki saattir bunu dinliyoruz.Don't you want to put in another disc? We've been listening to this one for two hours.
Başkan ikinci yarıda koşmayacağını söyledi.The president said he would not run for the second term.
Başka bir yolu yok mu?Is there no other way?
Başka yolu yok mu?Is there no other way?
Roma, dünyanın başkentidir.Rome is the capital of the world.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.You can't do anything other than admire his courage.
Muiriel'in, yenilgisini kabul etmekten başka seçeneği yoktu.Muiriel had no other choice but to accept her defeat.
Bu kitabın baskısı tükendi.This book is out of print.
Bu sefer başarısız olsanız bile, başka bir şansınız olacak.Even if you fail this time, you'll have another chance.
Ben Baskçayı seviyorum.I love Basque.
Belediye başkanı sen misin?Are you the mayor?
Burada çok sayıda insan var. Başka bir yere gidelim.There are too many people here. Let's go somewhere else.
Kendi başarısızlığı için başkalarını suçladı.She blamed others for her own failure.
Kendi başarısızlığın için başkalarını suçladın.You blamed others for your own failure.
Ona güvenme. O başka herkes gibi kendisi için dışarı bakıyor.Don't trust him. Like everyone else, he's looking out for himself.
Bir gün başka bir Esperantist ile gerçekten tanışmak istiyorum...I really would like to meet another Esperantist some day...
Bir gün gerçekten başka bir Esperantist ile tanışmak istiyorum.I really would like to meet another Esperantist some day...
Başka her şey avanta.Everything else is gravy.
Haiti'nin başkenti nedir?What is the capital of Haiti?
Onlar başkan Johnson'u çok yumuşak olmakla suçladı.They accused President Johnson of being too soft.
Onlar başkent Mexico City'ye taşındılar.They moved on Mexico City, the capital.
Başkente doğru çabucak ilerlediler.They marched quickly toward the capital.
Başkan Roosevelt'e bir korsan dediler.They called President Roosevelt a pirate.
Onlar kendi durumu için Başkan Hoover'ı suçladı.They blamed President Hoover for their situation.
Başkana bir mektup yazması için ona para verdiler.They paid him to write a letter to the president.
Devlet başkanlığına Bill Clinton' u aday gösterdiler.They named Bill Clinton as their candidate for president.
O, başka bir yol bulmak zorundaydı.He had to find another way.
O, eski bir başkan karısıydı.She was a former first lady.
Daha sonra devlet başkanına yazdı.Later he wrote to the president.
Güçlü bir başkan olmamıştı.He had not been a strong president.
Başkandan bir şey yapmasını rica etti.He asked the president to do something.
Başkan olarak elinden geleni yapmaya söz verdi.He promised to do his best as president.
Başkan olmak istemediğini söyledi.He said he did not want to be president.
O, Amerika'nın Deniz Harp Okulunun başkanıydı.He was head of America's Naval War College.