basit ile cümle
basit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin giyinme tarzı hakkında basit bir şey söyledi.Tom said something crude about the way Mary was dressed.
Basitleştirilmiş Fransızcayla yeniden yazılmış ünlü romanlar gibi şeyler okuyorum.I'm reading things like famous novels which have been rewritten in simplified French.
Ve aslında, basitti!And actually, it was simple!
Bütün bunlar basit ve anlaşılması kolaydır.All this is simple and easy to understand.
Dijital fotoğraf makineleri basit kameralar kadar iyi değildir.Digital cameras aren't as good as rudimentary cameras.
Mike kütüklerden basit bir masa yaptı.Mike made a crude table out of logs.
Bunlar basit cümleler.These are simple sentences.
Bu onun kadar basit.It's as simple as that.
Aşk basit bir hormonal dengesizliktir.Love is simply a temporary hormonal imbalance.
Mary sadece basit bir köylü kızı.Mary is just a simple peasant girl.
Egzersizler basit ve etkilidir.The exercises are simple and effective.
Bu kitap basit bir İngilizceyle yazılmış. Bu nedenle okuması kolaydır.This book is written in simple English, so it's easy to read.
O çok basit.It's very simple.
Bu egzersiz düşündüğümden daha basitThis exercise is simpler than I thought.
Bu basit bir konuydu.It was a simple matter.
Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.My method is surprisingly simple, but the impact is big.
Benim yöntemim şaşırtıcı derecede basit, ama son derece etkili.My method is surprisingly simple, but highly effective.
Bu daha basit ve daha güvenilir.It's simpler and more reliable.
Onun bu kadar basit olduğuna inanamıyorum.I can't believe it's that simple.
Bu kadar basit olduğuna inanamıyorum.I can't believe it's that simple.
Tom yardım olmadan basit bir işi bitiremez bile.Tom can't even finish a simple job without help.
O bundan çok daha basit olamaz.It can't get much simpler than this.
Basitçe vaz geçemezsin.We can't simply give up.
Keşke o kadar basit olsa.I only wish it were that simple.
Aslında o kadar basit değildir.It actually isn't that simple.
Erkekler basittir.Men are simple.
Kızlar karmaşık değildir. Erkekler basittir.Girls aren't complicated. Men are simple.
Biraz daha basit bir şey deneyelim.Let's try something a little simpler.
Basit bir şeyle başlayalım.Let's start with something simple.
Sana basit bir soru sormak istiyorum.I want to ask you one simple question.
Sadece işleri güzel ve basit tutmak istiyorum.I just want to keep things nice and simple.
İspanyolca verilmiş bir söz basit bir sözden daha fazladır.A promise made in Spanish is more than a simple promise.
Basit İngilizce'yle yazıldığından o kitabı sen bile okuyabilirsin.Since it's written in easy English, even you can read that book.
Bu basit görünüyor.It sounds simple.
Hikayesi oldukça basitti.His story was pretty simple.
Oldukça basit.It's pretty simple.
Gerçekten basit.It's really simple.
Çok basit.It's so simple.
Bu bu kadar basit.It's that simple.
Onu basitleştir.Make it simple.
Bunun o kadar basit olduğunu sanmıyorum.I don't think it's that simple.
Ben sadece işleri basit tutmak istedim.I just wanted to keep things simple.
O kadar basit olamayacağını biliyordum.I knew it couldn't be that simple.
Basit bir hayat yaşıyorum.I live a simple life.
Bunun basit olacağını hiç söylemedim.I never said it would be simple.
Basitçe gerçeği söylemek zorundayım.I simply have to tell the truth.
Ben basitçe ona sahip olmalıyım.I simply must have it.
Bu basit bir hata.It's a simple mistake.
Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.Worse than a simple fool is a fool believing himself intelligent.
Olağanüstü şeyler asla basit ve sıradan yollarla gerçekleşmez.Extraordinary things never happen in simple and ordinary ways.
Bu metni çevirmek çok basit olacak.Translating this text will be very simple.
Bu oldukça basit. Sana göstereyim.It's quite simple. Let me show you.
Maalesef bu o kadar basit değil.I'm afraid it's not that simple.
Ben basitçe ileriyi planlıyorum.I'm simply planning ahead.
O bu kadar basit olabilir mi?Could it be that simple?
O kadar da basit değil.It isn't that simple.
Onu basit tut, Tom.Keep it simple, Tom.
Sanırım sorunu fazla basite indirgiyorsun.I think you're oversimplifying the problem.
Bu sorun için basit bir çözüm var.There's a simple solution to this problem.
Belki de sorunu aşırı basitleştiriyorsun.Maybe you're oversimplifying the problem.