base ile cümle

base kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextKanta- N- kokonaisluku@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextLiczba dziesiętna o podstawie N@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextN alapú egész@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextN진수 정수
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextSố nguyên cơ số N
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextΑκέραιος με βάση Ν@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextЦели числа
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextЦелое по основанию N@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextЦіле у системі числення з основою N@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextמספר שלם בבסיס N@ item: intable Text context
Base- N Tamsayı@ item: intable Text contextصحيح في الأساس ع@ item: intable Text context
'base' para verdim.En la versión simplificada,
'base' para verdim. Gerçekte, bu üssün içinde sadece para değil--buהבסיס מורכב ממזומן. במציאות, אין רק מזומן בבסיס, ישנו גם הסוג של
'base' para verdim.la "base" est constituée du seul numéraire.
'base' para verdim.la "base monetaria" è fatta di denaro contante.
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( číslo; soustava; přesnost)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( číslo; základ; presnosť)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(getal;grondtal;nauwkeurigheid)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( liczba; podstawa; precyzja)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(nombre; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( number; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( number; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(numero; base; precisione)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(número; base; precisión)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( numero; base; prec)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( numero; kantaluku; tarkkuus)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( število; osnova; natančnost)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( szám; alap; pontosság)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( tal; basis; præc)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( tal; bas; noggrannhet)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(Zahl;Basis;Genauigkeit)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( αριθμός; βάση; ακρίβεια)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( число; база; точност)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( Число; Основа; Точність)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE( דיוק; בסיס; מספר)
BASE( sayı; taban; duyarlılık)BASE(数値;基底;精度)
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.Az egyszerű verzióban ez az alap készpénz.
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.In der vereinfachten Version, besteht die 'Basis' aus Bargeld.
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.In een vereenvoudigde versie, bestaat de 'basis' uit contant geld.
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.Tuossa yksinkertaistetussa versiossa, tuo kanta muodostui käteisestä.
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.Ve zjednodušené verzi tvoří tuto bázi hotovost.
Basitleştirilmiş sürümü 'base' para verdim.Στην απλοποιημένη έκδοση, η "βάση" αποτελείται από μετρητά.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.아니.. 이런 분들은 바젤 이런데 막 걸려있는데 말이죠. 저는 왜 두들겨 맞고, (웃음) 그림을 입에 물고 경복궁 앞에 서 있어야 했는지.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Takie prace wieszano w Bazylei, a ja zostałem ukarany, i stałem przed pałacem z pracą wetkniętą w usta.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Вот это висело в Базеле, а меня за такое наказали, заставив стоять с рисунком в зубах.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.Роботи, схожі на цю, висіли в Базелі, тоді як мене покарали, і я стояв перед палацом зі своїм малюнком у роті.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.עבודות שכאלו נתלו לראווה בבאזל בזמן שאני נענשתי וניצבתי לפני הארמון עם הציור שלי בתוך הפה.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.أعمال مثل هذه كانت معلقة في بازب بينما تم عقابي أنا و إيقافي أمام القصر مع رسمتي في فمي.
Ben cezalandırılırken ve sarayın önünde çizimim ağzımda dururken, bunun gibi yapıtlar Basel'de asılıydı.この絵はバーゼルの美術館に飾られていたんだ これなんか まるで壁紙じゃないか
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Ich glaube nicht, dass ich mir einen Rückfall leisten kann.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Ik kan me geen terugval veroorloven.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Jeg synes ikke, jeg kan tillade mig selv et tilbagefald.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Je ne crois pas pouvoir me permettre une rechute.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.병이 재발하지는 않을 것 같습니다.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Myślę że nie stać mnie na nawrót choroby.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.No creo poder permitirme una recaída.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Non me la sento di affrontare una ricaduta.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Nu-mi permit să recidivez.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Så jag känner att jag inte kan riskera ett återfall.
Bir çöküşle başedemeyeceğimi düşünüyorum.Tôi không nghĩ tôi có thể tái phát.

İlgili Sayfalar