bas ile cümle

bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim için sürpriz oldu, o, sınavda başarısız oldu.To my surprise, he failed the examination.
Köprünün tahrip olmasıyla, yüzmekten başka yapacak bir şey yoktu.With the bridge destroyed, there was nothing to do but swim.
Bütün kilise çanları beraber çalmaya başladı.All the church bells started ringing together.
Eğitim evde başlar.Education starts at home.
Toplum onu ​​başkan yaptı.The society made him president.
Kyoto, Japonya'nın eski başkentiydi.Kyoto was the former capital of Japan.
Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
O, geçen yıl o şirket için çalışmaya başladı.He began to work for that company last year.
İnekler bu ülkede başka bir hayvandan daha faydalıdır.Cows are more useful than any other animal in this country.
Aksilikler asla tek başlarına gelmezler.Misfortunes never come singly.
Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.It's hard to handle crying babies.
Cankurtaran başkalarına yardım etmek hiç hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Aniden kilo almaya başladım.I've suddenly started to gain weight.
Aniden yağmur yağmaya başladı.Suddenly rain began to fall.
Ansızın büyük yağmur damlaları karanlık gökyüzünden düşmeye başladı.All of a sudden, large drops of rain began falling from the dark sky.
Birdenbire, o güzel ve sıcak görünmeye başladı.Suddenly, it started to look almost nice and warm.
Çabuk ol! Konser başlıyor.Hurry up! The concert is starting.
O acele ile basıldığı için, kitabın bir sürü baskı hataları var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Alelacele basıldığı için kitapta birçok baskı hatası var.As it was printed in haste, the book has many misprints.
Çok uzun bir tatil birini tekrar işe başlamak için isteksiz yapar.Too long a holiday makes one reluctant to start work again.
Saçma önerisini başkan reddetti.The chairman rejected his absurd proposal.
Başkan durup dururken istifa etti.The chairman resigned out of the blue.
Başkan durduk yerde istifa etti.The chairman resigned out of the blue.
Başkan sessizliği emretti.The chairperson ordered silence.
Başkan sorunu görüşmemiz gerektiğini önerdi.The chairman suggested that we should discuss the problem.
Başkan öneriyi reddetti.The chairman rejected the proposal.
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.The chairperson has been associated with the organization for ten years.
Başkanın isteği üzerine toplantıya katıldı.She attended the meeting at the request of the chairman.
Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.I would like to nominate Don Jones as chairman.
Başkan benim lafımı kesti.The chairperson cut me short.
Lütfen başkana hitap et!Please address the chair!
Tören onun konuşmasıyla başladı.The ceremony began with his speech.
Basın onun özel hayatıyla ilgileniyor.The press is interested in his private life.
Eğer dikkatli olmazsan ,kayabilir ve buzlu basamakların üstüne düşebilirsin.If you're not careful, you might slip and fall on the icy steps.
Makineyi çalıştırmak için bu butona basın.Press this button to start the machine.
Bu, mucizeden başka bir şey değil.It's nothing short of a miracle.
Son zamanlarda deneyin başarısızlığını bulduk.We found the failure of the experiment at the last moment.
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.I entered someone else's room by mistake.
İnsanlar basit deneyimlerle birçok hatadan kaçınabilirlerdi.People could have avoided many mistakes by simple experiments.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Samanda kendiliğinden yangın başladı.A spontaneous fire started in the hay.
Kuru mevsim yakında başlayacak.The dry season will set in soon.
Kırık cam üstüne basmayın.Don't step on the broken glass.
Kırık cama basma.Don't step on the broken glass.
Başkan öğrencilerine aşağıdaki gibi hitap etti.The president addressed his students as follows.
Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Öğrenciler onu başkan seçtiler.The students chose her chairman.
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.Students took the lead in the campaign against pollution.
Öğrenci merkezi konuşmalara başlamak için iyi bir yer.The student center is a good place to strike up conversations.
Öğrenmek bir şey sağduyu başka bir şeydir.Learning is one thing, and common sense another.
Eğitimi bitirinceye ve para kazanmaya başlayıncaya kadar beklemek zorunda kalacağım.I will have to wait till I finish schooling and start earning money.
Okulu yarın başlıyor.School begins tomorrow.
Okul ertesi gün başlar.School begins the day after tomorrow.
Okulumuz sabah sekizde başlar.Our school begins at eight in the morning.
Okul baharda başlar.School begins in spring.
Okul on Nisanda başlar.School begins on April the tenth.
Okul nisan ayında başlar.School begins in April.
Gelecek Pazartesi okul başlar.School starts next Monday.
Okul saat 8:10 a.m de başlar.School begins at 8:10 a.m.
Okul dokuzda başlar.School begins at nine.

İlgili Sayfalar