Bunu tek başıma yapmayacağım.I won't do that by myself.
Bunu tek başıma yapmam.I never do that by myself.
Bunu yaparken başım döndü.I got dizzy doing that.
Tom onu tek başıma yapmadı.Tom didn't do that alone.
Tom ve benim başım belada.Tom and I are in trouble.
Başımın dertte olduğunu biliyorum.I know I'm in trouble.
Biraz başımın döndüğümü hissediyorum.I feel a little dizzy.
Tekrar başım belada.I'm in trouble again.
Belki onu başımdan atmak için bir şey yaptım.Maybe I did something to put him off.
Belki de onu başımdan savmak için bir şey yaptım.Maybe I did something to put her off.
Bunu kendi başıma yapmam gerekebilir.I might be required to do that by myself.
Bunu tek başımıza ikimiz de yapamazdık.Neither of us could've done that alone.
Boston'da başıma çok kötü bir olay geldi.I had a terrible experience in Boston.
Bunu kendi başıma daha çabuk yapabilirdim.I could've done that faster by myself.
Bunu tek başıma yapacağım.I'm going to do that all by myself.
Muhtemelen bunu tek başıma yapamam.I can't possibly do that by myself.
Biz onu kendi başımıza yapacağız.We're going to do that on our own.
Bunu kendi başıma yapmak zorunda mıyım?Do I have to do that by myself?
Ben genellikle kendi başıma eve giderim.I usually go home by myself.
Genellikle bunu tek başıma yaparım.I usually do that by myself.
Tek başıma eve gitmek zorunda kaldım.I had to get home by myself.
Tom bunu tek başıma yapmazdı.Tom wouldn't do that alone.
Tek başıma eve gidemem.I can't get home by myself.
Eve tek başıma gittim.I got home all by myself.
Bunu tek başıma yaptım.I did that all on my own.
Tek başıma eve gidebilirim.I can get home by myself.
Tek başıma eve gideceğim.I'll get home by myself.
Tek başıma eve gittim.I got home by myself.
Çok başım döndü.I was very dizzy.
Tom, bunu tek başıma yapmam için bana izin verilmeyebileceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I might not be allowed to do that by myself.
Tom oraya tek başıma gitmemi önerdi.Tom recommended that I go there by myself.
Boston'a tek başıma gitmeyeceğim.I won't drive to Boston by myself.
Tom bana gerçekten bunu kendi başıma yapmak isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I really wanted to do that by myself.
Tom bunu tek başıma yapmak istemeyebileceğimi düşünüyordu.Tom thought I might not want to do that by myself.
Tom, bunu gerçekten kendi başıma yapmak isteyip istemediğimi sordu.Tom asked if I really wanted to do that by myself.
Bu sabah kalktığımdan beri başım ağrıyor.I've had a headache since I got up this morning.
Bunu tek başıma yapmam gerekmiyordu.I didn't need to do that by myself.
Hala başımı döndüğümü hissediyorum.I still feel dizzy.
Tom ve benim bunu kendi başımıza yapmamız tehlikeli olabilir.I think it might be dangerous for Tom and me to do that by ourselves.
Tom ve benim kendi başımıza serbest dalışa gitmemiz tehlikeli olabilir.It might be dangerous for Tom and me to go skin diving by ourselves.
Tom Mary'ye ve bana bunu kendi başımıza yapmaya çalışmamız gerektiğini söyledi.Tom told Mary and me that we should try to do that by ourselves.
Sanırım Tom ve benim kendi başımıza Boston'a gitmemize izin vermelisin.I think you ought to let Tom and me go to Boston by ourselves.
Tom ve bana bunu kendi başımıza yapmayı denemememiz söylendi.Tom and I've been told not to try doing that by ourselves.
Sanırım Tom ve benim bunu kendi başımıza yapmamıza izin vermelisin.I think you should let Tom and me do that by ourselves.
Tom ve ben bunu kendi başımıza daha hızlı yapabilirdik.Tom and I could've done that faster by ourselves.
Tom ve ben bunu sık sık kendi başımıza yapmıyoruz.Tom and I don't do that by ourselves very often.
Tom Mary ve benim eve kendi başımıza gitmemizi söyledi.Tom told Mary and me to go home by ourselves.
Tom Mary ve benim bunu kendi başımıza yapmamızı söyledi.Tom told Mary and me to do that by ourselves.
Tom ve ben bunu geçen Pazartesi günü kendi başımıza yaptık.Tom and I did that by ourselves last Monday.
Tom ve ben bunu kendi başımıza yapmak istedik.Tom and I wanted to do that by ourselves.
Tom ve ben nadiren bunu kendi başımıza yaparız.Tom and I seldom do that by ourselves.
Tom ve ben bunu kendi başımıza yapmadık.Tom and I didn't do that by ourselves.
Tom ve bunu kendi başımıza yapmayacağız.Tom and I won't do that by ourselves.
Tom ve ben bunu kendi başımıza yapabiliriz.Tom and I might do that by ourselves.
Tom ve ben bunu kendi başımıza yapamayız.Tom and I can't do that by ourselves.
Başım ağrıyordu, bu yüzden birkaç aspirin içtim.I had a headache so I took a couple of aspirin.
Bunu kendi başıma yapacağımı sanmıyorum.I don't think I'll be doing that by myself.
Karanlıktan sonra tek başıma dışarı çıkmam.I don't go out by myself after dark.
Gözlerimi kapattım ve başımı salladım.I closed my eyes and shook my head.
Bunu tek başıma yapamayacağım.I won't be able do that by myself.