bas bas ile cümle
bas bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Okul saat kaçta başlar?What time does school begin?
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.School begins at nine and is over at six.
Okul 8:30'da başlar.School begins at eight-thirty.
Okulumuz sekizde başlıyor.Our school begins at eight.
Okul 8 nisanda başlar.School begins on April 8.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.When she returned home from school, she began to help her mother in the kitchen.
Okuldaki başarı çok çalışma gerektirir.Success in school calls for hard study.
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.They helped one another to make the school festival a success.
Köşe başında bir meyhane var.There's a pub just around the corner.
Köşe başındaki ev bizim.The house on the corner is ours.
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.No doubt he did his best, but he didn't succeed.
Dışarı çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I gone out than it began to rain.
Açılış konuşması tek başına bir saat sürdü.The opening address alone lasted one hour.
Oyun ne zaman başlar?What time does the play begin?
Korsanların teslim olmaktan başka seçenekleri yoktu.The pirates had no choice but to surrender.
Şirket ayakta kalmayı başardı.The company managed to keep afloat.
Bu şirket, başarısını ona borçludur.This company owes its success to him.
Buluşma başlayacak.The meeting will commence.
Toplantı öğleden sonra saat beşte başladı.The meeting began at five in the afternoon.
Toplantısı öğleden sonra beşte başladı.His meeting began at five in the afternoon.
Toplantı tam dokuzda başladı.The meeting began at nine o'clock sharp.
Toplantı üçte başlar.The meeting begins at three.
Toplantı tam dörtte başlayacak.The meeting will start at four o'clock sharp.
Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Konsey 9.00'da başladı ve 10.45'e kadar bitirilmeli.The council began at 9:00 and should be finished by 10:45.
Toplantının başkanı hasta oldu.The chairman of the meeting became ill.
Toplantı saat onda başladı.The meeting started at ten.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Ertesi sabah erken başlamayı kararlaştırdık.We agreed to start early the next morning.
Biz çaresizlik duygusu ile baş etmek zorunda kalacağız.We will have to get over the feeling of helplessness.
Biz görevimizi başarıyla yerine getirdik.We carried out our mission successfully.
Şiddete başvurmamalıyız.We should not resort to violence.
Biz onu belediye başkanı seçtik.We elected him to be mayor.
Biz onun başarılı olmasını bekliyoruz.We expect him to succeed.
Meseleyi ona bırakmaktan başka çaremiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to leave the matter to him.
Biz öğrencilerin giriş sınavındaki başarılarından büyük ölçüde sorumluyuz.We are, in large measure, responsible for students' success in the entrance exam.
Onun başarısını doğal karşıladık.We took his success for granted.
Cenazeyi ona teslim etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktu.We could not but give him up for dead.
Uzlaşmaktan başka seçeneğimiz yok.We have no choice but to compromise.
Başkalarıyla ilişkiler kurup sürdürüyoruz.We build and maintain relationships with others.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz yeni bir proje üzerinde başladık.We began on a new project.
Her zaman başkalarına hizmet etmeye çalışmalıyız.We must always try to serve others.
İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.We had to start our business from zero.
Hazırlanma eksikliği nedeniyle başarısız olduk.We failed due to a lack of preparation.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Liman yönünde gitmeye başladık.We began to sail in the direction of the port.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Başkan silahlı güçlerimizi güçlendirmemiz gerektiğini söylüyor.The President says we must beef up our military forces.
Hepimiz başarı istiyoruz.We all desire success.
İleride başka bir gemi gördük.We saw another ship far ahead.
Derhal başlamalıyız.We have to start at once.
Bay Jordan'ı başkan olarak seçtik.We elected Mr Jordan chairperson.
Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.We ascribe his success to hard work.
Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.We use gestures as well as words to communicate with others.
Bütün çabamız başarısızlıkla sona erdi.All our effort ended in failure.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız kısmen iyi şans nedeniyleydi.Our success was due in part to good luck.