bark ile cümle

bark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Barkod saat (ÖÖ/ ÖS)Viivakoodikello (12- tuntinen)
Barkod saat (ÖÖ/ ÖS)Vonalkódos óra (de/ du)
Barkod saat (ÖÖ/ ÖS)Ρολόι barcode (ΠΜ/ ΜΜ)
Barkod saat (ÖÖ/ ÖS)Годинних зі штрих- кодами (AM/ PM)
Barkod saat (ÖÖ/ ÖS)バーコード時計 (AM/PM)
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,Barkoksen jälkeläiset, Siiseran jälkeläiset, Taamahin jälkeläiset,
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,Варкосови потомци, Сисарови потомци, Тамаеви потомци,
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,сыновья Баркоса, сыновья Сисары, сыновья Фамаха,
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,сыновья Баркоса, сыновья Сисры, сыновья Фамаха,
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,בני ברקוס בני סיסרא בני תמח׃
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,بنو برقوس بنو سيسرا بنو تامح
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,بنو برقوس بنو سيسرا بنو ثامح
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,巴 柯 的 子 孫 、 西 西 拉 的 子 孫 、 答 瑪 的 子 孫
Barkosoğulları, Siseraoğulları, Temahoğulları,巴柯 的 子孫 、 西西 拉 的 子孫 、 答瑪 的 子孫
Barkston HeathBarkston Heath
Bobby ve Petra limonata standı işletiyorlar ve her bir barkod limonata için 0.45 dolar kazanıyorlar. .바비와 페트라는 레모네이드를 팔고 있는데 레모네이드 1잔마다 0.45달러를 받는다고 합니다
Bobby ve Petra limonata standı işletiyorlar ve her bir barkod limonata için 0.45 dolar kazanıyorlar. .Bobby og Petra har en saftevandsbod, og de tager 0,45 kroner per glas med saftevand. .
Bobby ve Petra limonata standı işletiyorlar ve her bir barkod limonata için 0.45 dolar kazanıyorlar. .Боби и Петра държат щанд за лимонада и те вземат $0.45 за всяка чаша лимонада. $0.45 за чаша лимонада.
Bobby ve Petra limonata standı işletiyorlar ve her bir barkod limonata için 0.45 dolar kazanıyorlar. .بوبي وبيترا يشغلون كشك عصير ليمون ويدفعون مبلغ $0.45 لكل كوب عصير ليمون $0.45 لكل كوب
Bu barkodun aynı aile olduğunu görebilirsiniz, ama parainfluenza-3'ten farklıdır, ciddi bir nezle kaparsınız.당신도 볼 수 있듯이 이 바코드는 같은 부류이지만 여러분에게 아주 심한 독감을 일으키는 파라인플루엔자-3와는 다릅니다.
Bu barkodun aynı aile olduğunu görebilirsiniz, ama parainfluenza-3'ten farklıdır, ciddi bir nezle kaparsınız.אתם רואים שברקוד זה הוא מאותה משפחה, אך הוא שונה משפעת-פארא-3, שגורמת לכם הצטננות קשה מאד.
Bu barkodun aynı aile olduğunu görebilirsiniz, ama parainfluenza-3'ten farklıdır, ciddi bir nezle kaparsınız.يمكنك أن ترى أن شفرة التعريف هذه لنفس العائلة و لكنها مُميزة للبارا انفلونزا 3 و التي تصيبك بزكام سئ للغاية
Bu barkodun aynı aile olduğunu görebilirsiniz, ama parainfluenza-3'ten farklıdır, ciddi bir nezle kaparsınız.重症になる パラインフルエンザ3型とは 全く違うのがわかります 重症になる パラインフルエンザ3型とは 全く違うのがわかります ウイルスの指紋といえる 独特のサインが得られるのです
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş ve여기 이 친구는 브라크의 그림을 보고 있습니다. 그 그림으로부터 단어들을 연상하고 있죠. 바로크(미술양식), 바라크(병영),
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTale možakar gleda Braquovo sliko. Spominja ga na barok, barako, lajež (bark), pudlja,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTämä tyyppi katselee Braquen maalausta. Se muistuttaa häntä monista sanoista, kuten barokista,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTen gość patrzy na obraz Braque'a, co kojarzy mu się ze słowem barok, buda, szczekać, pudelek,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veTenhle chlapík se dívá na obraz od Braqua. Připomíná mu to světové baroko, kasárny, štěkot, pudla,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veИ този приятел тук гледа картина на Брак. Това му напомня на думата барок, барака, лая, пудел,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veוהבחור כאן מסתכל על ציור של בראק. וזה מזכיר לו "ברוק", "ברק", "בארק" (נביחה), כלב פודל,
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veو الشخص هنا ينظر إلى اللوحة الفنية للرسام براق و هي تذكره بكلمة باروك , باراك , بارك , بودل
Buradaki arkadaş Braque'ın bir resmine bakıyor. ve resim ona barok, baraka, barka, kaniş veその絵は彼から言葉の連想を引き出します バロック バラック バーク(吠える) プードル スーザンR. -- 彼はすばやく思考を廻らせます
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı.David meghívott, hogy tartsak egy előadást a Nemzeti Rák Intézetben, és ott volt Anna Barker is.
David, benim Ulusal Kanser Enstitü'sünde bir konuşmaya davet etti. Anna Barker de oradaydı.Χάρη στο Ντέιβιντ, πήρα πρόσκληση ως ομιλητής στο Εθνικό Ινστιτούτο Καρκίνου και ήταν εκεί η Άννα Μπάρκερ.
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--이 기술은, 정말 말 그대로 멋집니다.
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--Nazywa się barkodowaniem DNA.
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--Sie heißt DNA-Kodierung, richtig cool ...
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--זה נקרא ברקוד DNA, זה ממש מגניב-
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--تسمى بتوازي الحمض النووي، وأنها حقاً رائعة-
DNA barkodlama denir, gerçekten harika--キャビアが本当にチョウザメの卵なのか 寿司ネタが本当にマグロなのか
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.A stalo sa, keď sa baby bály Boha, že im učinil domy.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Ấy vậy , vì bà_mụ có lòng kính sợ Ðức_Chúa_Trời , nên Ngài làm cho nhà họ được thạnh vượng .
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Ấy vậy, vì bà mụ có lòng kính sợ Ðức Chúa Trời, nên Ngài làm cho nhà họ được thạnh vượng.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Eftersom hjälpkvinnorna fruktade Gud, lät han deras hus förkovras.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.E poiché le levatrici avevano temuto Dio, egli diede loro una numerosa famiglia
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.És lõn, hogy mivel a bábák félék az Istent: megépíté az õ házukat.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.I stało się, przeto że się bały one baby Boga, pobudował im domy.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Ja koska kätilövaimot pelkäsivät Jumalaa, niin hän antoi heille runsaasti perhettä.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.산파는 하나님을 경외하였으므로 하나님이 그들의 집을 왕성케 하신지라
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Og fordi jordmødrene fryktet Gud, gav han dem avkom.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.og Gud gav Jordemødrene Afkom, fordi de frygtede ham.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Omdat de vroedvrouwen goed hadden gehandeld in de ogen van de HERE, gaf Hij hun zelf ook kinderen.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Parce que les sages-femmes avaient eu la crainte de Dieu, Dieu fit prospérer leurs maisons.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Pentrucă moaşele se temuseră de Dumnezeu, Dumnezeu le -a făcut case.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Stalo se pak proto, že se bály baby ty Boha, vzdělal jim domy.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Também aconteceu que, como as parteiras temeram a Deus, ele lhes estabeleceu as casas.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Und weil die Wehmütter Gott fürchteten, baute er ihnen Häuser.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Y sucedió que, porque las parteras tuvieron temor de Dios, él también les dio a ellas su propia familia
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.Και επειδη αι μαιαι εφοβουντο τον Θεον, εκαμεν εις αυτας οικους.
Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.И понеже бабите се бояха от Бога, Той им направи домове.

İlgili Sayfalar