Ana içeriğe geç
Sözlük

bardakta ile cümle

bardakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağsa bile gitmek zorundayım.I have to go even if it rains cats and dogs.
Bardakta bir çatlak var.The cup has a crack.
Bu bardakta su var.This glass contains water.
Bardakta hiç süt yok.There isn't any milk in the glass.
Bardakta biraz su var.There is a little water in the glass.
Bardakta çok az su kaldı.There is little water left in the glass.
Bardakta biraz süt vardır.There is a little milk in the glass.
Bardakta biraz süt var.There is little milk in the glass.
Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs.
Bardakta birazcık su var.There's a little bit of water in the glass.
İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.I collected my urine sample in a small, plastic cup and gave it to the nurse.
Evet dışarıdaydım ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.Yes, I was outside and it's raining cats and dogs.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to boil water in a paper cup.
Küçük bardakta biraz süt var.There's some milk in the small cup.
Bu tabaktan yeme ve o bardaktan içme.Don't eat from this plate and don't drink from that cup.
Bir süreliğine bekle bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.Wait a while, it's pouring.
Kirli bardaktan su içmeyin!Do not drink the water in the dirty glass!
Tom suyu bardaktan döktü.Tom poured the water out of the glass.
Bu bardakta hâlâ biraz süt kaldı.There's still a little milk left in this glass.
Burada bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining cats and dogs here.
Tom kağıt bardaktan kahve içmeyi sevmez.Tom doesn't like drinking coffee out of a paper cup.
Bardakta neredeyse hiç süt yok.There's almost no milk in the glass.
Şarap, bardakta.The wine is in the glass.
Bu bardakta bir çatlak var.There's a crack in this cup.
Karton bardaktan kahve içmeyi sevmiyorum.I don't like drinking coffee out of a paper cup.
Sami o bardaktan içti.Sami drank out of that glass.
Plastik bir bardaktan bira içtim.I drank beer from a plastic cup.
Satın aldığım kahve şirin bir plastik bardakta geldi.The coffee I bought came in a pretty plastic cup.
Bardaktan boşanırcasına yağıyor.It is raining pitchforks.
Bardakta su var.There's water in the glass.
Bardaktan boşanırcasına yağsa da, ben yine de gideceğim.Even if it is raining spears, I'm still going.
Pekala, bardaktan niye su dökülmüyor diye kendinize soruyor olmalısınız.Okay, you should be asking yourself, why doesn't the water fall out of the glass?
Tek yapacağınız üflemek ve domatesin bardaktan çıkmasını sağlamak.Simply blow down into the cherry and it will jump out of the glass.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.The poison was on the glass from J Cub's lips.
Peki bardaktan nasıl haberdar oldun?How did you find out about the glass?
Çok büyük bir gök gürültüsü ve bardaktan boşalırcasına yağmur.This massive thunderclap, and sheets of rain.
Çin mahallesinde bir ingilizce derse gireceğim, "Yağmur Yağıyor, Bardaktan boşalırcasına."I'll get an ESL class in Chinatown learning "It's Raining, It's Pouring."
20 bardakta, 9 dolar alıyorlar.40 glasses, they're going to make $18. You see their slope.
Devam ettirebiliriz. 40 bardakta 18 dolar kazanıyorlar.When you move 10, you're going to have to go up 4.50.
Natürmort Bardakta Absinth ve Bir Karaf, 1887, Van Gogh Müzesi, Amsterdam (F339)Still Life with Glass of Absinthe and a Carafe, 1887, Van Gogh Museum, Amsterdam (F339)
Bardakta azıcık su var.Im Glas ist ein bisschen Wasser.
Kirli bardaktan su içmeyin!Ne buvez pas d'eau dans le verre sale !
Silindir bir şekle sahip olup, highball bardaktan daha dardır.Il est de forme cylindrique, plus étroit et plus haut qu'un verre highball.
Highball bardak, Old Fashioned bardaktan daha uzun olup, Collins bardağından daha kısa ve geniştir. ^Borderies, de maturation plus rapide que la grande et la petite champagne.
Düşen damlalar bir bardakta toplanır.Une paupière tombe dans un bocal.
Bu bardakta su var.Hay agua en este vaso.
Bardakta hiç süt yok.No hay leche en el vaso.
Bardakta çok az su kaldı.Quedaba muy poca agua en el vaso.
Bardakta azıcık su var.Hay un poquito de agua en el vaso.
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.El té helado (en inglés iced tea) consiste en una forma helada de té, servida a menudo en un vaso con hielo.
Düşen damlalar bir bardakta toplanır.Seis niñas ahogadas en una gota de agua.
Bardakta biraz su var.C'è un po' d'acqua nel bicchiere.
Highball bardak, Old Fashioned bardaktan daha uzun olup, Collins bardağından daha kısa ve geniştir. ^Il bicchiere highball è più alto dell'old fashioned ma più basso e più largo del Collins.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Том показал Мэри, как вскипятить воду в бумажном стаканчике.
Kirli bardaktan su içmeyin!Не пейте воду из грязного стакана!
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.الشاي المثلج (بالإنجليزية: Iced tea) هو نوع من الشاي البارد، يحفظ عادة في الزجاج فوق الثلج.
Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.Het regent dat het giet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod