Tom, Mary'ye bir bardak şarap verdi.Tom handed a glass of wine to Mary.
Tom benim için bir bardak su alıyor.Tom is getting a glass of water for me.
Tom boş bardağını masaya koydu.Tom put his empty glass on the table.
Bardakta neredeyse hiç süt yok.There's almost no milk in the glass.
Tom Mary'ye bir bardak su doldurdu.Tom poured Mary a glass of water.
Tom Mary'ye bir bardak çay doldurdu.Tom poured Mary a cup of tea.
Tom bardağı aldı ve bir yudum içti.Tom picked the glass up and took a sip.
Tom iki bardak portakal suyu doldurdu ve birini Mary'ye verdi.Tom poured two glasses of orange juice and handed one to Mary.
Tom bardağa biraz burbon döktü.Tom poured some bourbon into the glass.
Tom bardaklara kanyak döktü.Tom poured brandy into the glasses.
Tom benden bir bardak soğuk su aldı.Tom asked me for a glass of cold water.
İyi akşamlar. Ben bir bardak süt istiyorum.Good evening. I'd like a glass of milk.
İyi akşamlar. Bütün bir bardak süt istiyorum.Good evening. I'd like a glass of whole milk.
Tom kendine bir bardak şarap doldurdu.Tom poured himself a glass of wine.
Bardağı doldurdum.I filled the glass.
Ben bardağı doldurdum.I've filled the glass.
Ben bir bardak doldurdum.I filled a glass.
Bir bardak doldurdum.I've filled a glass.
Yatmadan önce bir bardak süt içeceğim.I'm going to drink a glass of milk before I go to bed.
Bir karaoke barda asla şarkı söylemeyeceğim.I'll never ever sing in a karaoke bar.
Tom bir bardak sütünü dökerken Mary "Hayıır!" diye bağırdı."Nooo!" yelled Mary as Tom spilled her glass of milk.
Bana bir bardak bira getir.Bring me a glass of beer.
Bardaklar nerede?Where are the glasses?
Bana limonlu bir bardak çay getir.Bring me a glass of tea with lemon.
Tom sadece bir bardak çay istiyor.Tom wants only one cup of tea.
Tom birkaç bardak çayı masaya koydu.Tom placed some cups of tea on the table.
Tom bardağını yere bıraktı.Tom put his glass down.
Tom bardaki tek müşteridir.Tom is the only customer in the bar.
Tom bir bardak su taşıyordu.Tom was carrying a glass of water.
Tom boş bardağıyla oynadı.Tom toyed with his empty glass.
Tom onun bardağını Mary'ye kaldırdı.Tom raised his glass to Mary.
Tom bardağını Mary'ye teklif ediyor.Tom offers his glass to Mary.
Size barda eşlik edeceğiz.We'll see you at the pub.
Tom bardağını tekrar doldurdu.Tom filled his glass again.
Tom bardağı baş aşağı çevirdi.Tom turned the glass upside down.
Tom bardaki herkes için bir sonraki içkileri ısmarladığında şaşırdım.I was surprised when Tom bought a round of drinks for everyone at the bar.
Barda görüşürüz.We'll see you at the bar.
Tom kendine bir bardak daha doldurdu.Tom poured himself another glass.
Tom boş bardağı yere koydu.Tom set down the empty glass.
Tom'un bardağı boştu.Tom's glass was empty.
Bana bir bardak daha şarap getirir misiniz?How about getting me another glass of wine?
Bardağını bir bardak altlığına koyar mısın?Could you put your cup on a coaster?
Bir bardak su ister misiniz?Would you like a glass of water?
Bir bardak şarap istiyorum.I'd like a glass of wine.
Tom susamıştı, bu yüzden bir bardak su içti.Tom was thirsty, so he drank a glass of water.
Bardaklarınızı kaldırın.Raise your glasses.
Bardağınızı yeniden doldurayım.Let me refill your glass.
Tom bardan eve giderken sendeledi.Tom staggered home from the bar.
Bardağını tekrar doldurayım.Let me fill your glass again.
Bu benim çay bardağım değil. O Tom'un bardağı.This is not my cup of tea. It's Tom's cup.
Canım bir bardak çay içmek istiyor.I feel like having a cup of tea.
O kimin bardağı?Whose glass is that?
Tom ve John yerel bir barda tutuklandı.Tom and John were arrested at a local bar.
Tom bardağını düşürdü.Tom dropped his glass.
Tom kendisi için bir bardak şarap doldurdu.Tom poured a glass of wine for himself.
Dan iki adamla birlikte bardan ayrıldı.Dan left the bar with two men.
Lütfen bana bir bardak çay getir.Please bring me a cup of tea.
Bana bir bardak su getirir misin?Would you get me a glass of water?
Mary büyük bir bardak portakal suyunu yutuverdi.Mary gulped down a tall glass of orange juice.
Mary büyük bir bardak portakal suyunu tek nefeste içti.Mary gulped down a tall glass of orange juice.