O, sütü bardağa doldurdu.She poured milk into the cup.
Kaynayan suyu bardağa boşalttı.She poured boiling water into the cup.
Tom bardağa biraz süt koydu ve Mary'ye uzattı.Tom poured some milk into a glass and handed it to Mary.
Tom sütü bardağa doldurdu ve sonra Mary'ye uzattı.Tom poured milk into the glass and then handed it to Mary.
Tom bir bardağa biraz şarap koydu.Tom poured some wine into a glass.
Çocuk bardağa çarptı.The boy knocked the glass over.
Bardağa dolu tarafından bak.Look on the bright side of things.
Şarabı bardağa doldurabilirsin.You can pour the wine into the glass.
Tom bardağa biraz elma suyu koydu.Tom poured some apple juice into a glass.
Tom bardağa biraz süt doldurdu.Tom poured some milk into the glass.
Tom barda boş bardağa işaret etti.Tom pointed at the empty glass on the bar.
Tom rom şişesini açtı ve bir bardağa biraz döktü.Tom opened the bottle of rum and poured some into a glass.
Tom kendisine paltosunun cebinden çıkardığı şişeden bir bardağa bir içki koydu.Tom poured himself a drink into a glass from a flask that he took out of his coat pocket.
Tom üç bardağa şarap koydu.Tom poured wine into three glasses.
Tom üç uzun saplı bardağa şarap koydu.Tom poured wine into three long-stemmed glasses.
Tom bardağa biraz burbon döktü.Tom poured some bourbon into the glass.
Üç bardağa daha ihtiyacımız var.We need three more glasses.
Üç bardağa ihtiyacımız var.We need three cups.
Önde, bir kaldıraç veya basma düğmesi, suyu tıkaçın altında tutulan bir bardağa dağıtır.On the front, a lever or pushbutton dispenses the water into a cup held beneath the spigot.
Diyelim ki, bu bardağa saniyede 1 santimetre küp hızla su dolduruyorum. -Let's say I am pouring water into this cup at a rate of 1 cubic centimeter per second.
Bu iddiamız için bir balona, bir bardağa ve kibritlere ihtiyacınız var.This bet involves a balloon, a glass and some matches.
Bu iddia için bir bardağa ve portakal gibi bir nesneye ihtiyacınız varThis bet involves a glass and an object like an orange.
Bir bardağa koy. İçine de biraz şarap koyup iç.Put them in a glass, fill it with wine, and drink it.
Ve öğrenci bu robota bardağa su doldurmayı öğretti.And the student has trained this robot to pour this water into a glass.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridians rudely pecked into the glass, surround these footpads' goblets.
Bardağa su koy.Remplis un verre d'eau.
Bu bardağa dokunmayın.Ne touchez pas à ces verres.
Tom bir bardağa biraz şarap koydu.Tom sirvió algo de vino en un vaso.
Ben bardağa dolu tarafından bakıyordum, sen bardağı da tuz buz ettin.Yo veía el vaso medio lleno, pero tú lo hiciste añicos.
Bunlardan en bilineni, bardağa adını veren Old Fashioned kokteylidir.Famosi restano i suoi cocktail che preparava personalmente.
Bunlardan en bilineni, bardağa adını veren Old Fashioned kokteylidir.Drinken har givit old fashioned-glaset dess namn.
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Je hebt geen idee wat iemand in een beker gaat uithoesten. Waarschijnlijk iets heel complex, toch?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?누군가 컵에 재채기를 할 수도 있지만 우리는 알 수가 없습니다 그래서 이런 통제는 꽤나 복잡할 겁니다, 그렇죠?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Não fazemos ideia do que uma pessoa vai tossir para um copo, e é decerto muito complexo, não é?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Nie wiadomo, co ktoś może nakaszleć do kubeczka i pewnie jest to bardzo złożone, prawda?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Non si può sapere cosa finirà in una tazza con un colpo di tosse, e probabilmente è piuttosto complicato, no?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Nu știi ce virusuri se transmit pe o cană prin tuse, probabil e un lucru complex, nu?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Sie wissen nicht, was Ihnen jemand in die Tasse hustet, und wahrscheinlich ist es wirklich komplex, oder?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?Нямате представа кога някой ще се изкашля в чаша, а това вероятно е наистина сложно, нали?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?אין לכם מושג מה מישהו עומד לפלוט בשיעול לתוך ספל, וזה כנראה באמת מורכב, נכון?
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?نحن لا نعلم ماذا قد نجد في كوب سعل أحدهم فيه ولذلك فالموضوع معقد للغاية
Biri öksürdüğünde bardağa neler saçacağı hakkında fikriniz yok, ve muhtemelen çok karmaşıktır, değil mi?しかも とても複雑です たくさんのウイルスや細菌
Bu bardağa, saniyede 1 santimetre küp su doldururken, suyun yüksekliği, saniyede 0.3 santimetre artıyor. -Jusqu'à 0,3 quelque chose centimètres par seconde est le taux auquel
Bu bardağa, saniyede 1 santimetre küp su doldururken, suyun yüksekliği, saniyede 0.3 santimetre artıyor. - -Maar dat ben ik vergeten.
Bu bardağa, saniyede 1 santimetre küp su doldururken, suyun yüksekliği, saniyede 0.3 santimetre artıyor. -اذاً 0.3 شيئ ما سنتيمتر لكل ثانية هي النسبة التي ستتغير بها نسبة ارتفاع الماء كلما وضعت 1
Diyelim ki, bu bardağa saniyede 1 santimetre küp hızla su dolduruyorum. -Disons que je suis verser l'eau dans cette tasse à raison de 1 centimètre cube par seconde.
Diyelim ki, bu bardağa saniyede 1 santimetre küp hızla su dolduruyorum. -Допустим, я наливаю воду в эту чашку со скоростью 1 кубический сантиметр в секунду.
Diyelim ki, bu bardağa saniyede 1 santimetre küp hızla su dolduruyorum. -دعونا نفترض انني اصب الماء في هذا الكوب بنسبة 1 سنتيمتر مكعب لكل ثانية
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Các kinh tuyến song song cách thô bạo pecked vào thủy tinh, bao quanh các footpads ly.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiane paralel grosolan ciugulit în sticlă, cupe înconjoară aceste footpads ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiani paralleli bruscamente beccato nel bicchiere, calici circondano questi briganti '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos groseramente picoteaban en el vidrio, rodean copas de estos bandoleros.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos rudemente pecked no copo, coloque essas taças footpads '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridian paralel kasar mematuk ke dalam gelas, gelas surround ini bajing loncat '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.병렬 meridians가 난폭하게 유리로 pecked이 footpads 'goblets는 서라운드.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Méridiens parallèles grossièrement picorer dans le verre, gobelets entourent ces coussinets.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Paralelné meridiány hrubo písal do skla, poháre surround týchto labky ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Paralelní meridiány hrubě ťukal do skla, poháry surround těchto tlapky ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallell meridianer bryskt hackas i glaset, omger dessa trampdynorna "pokaler.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridiaaneja tylysti pecked lasiin, surround nämä footpads "pikarit.