barak ile cümle
barak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,И известиха на Сисара, че Варак Авиноамовият син се изкачил на хълма Тавор.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,ויגדו לסיסרא כי עלה ברק בן אבינעם הר תבור׃
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,واخبروا سيسرا بانه قد صعد باراق بن ابينوعم الى جبل تابور.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西 西 拉 說 、 亞 比 挪 菴 的 兒 子 巴 拉 已 經 上 他 泊 山 了
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西西 拉說 、 亞比 挪菴 的 兒子 巴拉 已 經上 他 泊山了
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››A Barák jej povedal: Ak pojdeš so mnou, pojdem, ale ak nepojdeš so mnou, nepojdem.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Ba-rác đáp rằng : Nếu bà đi với tôi , thì tôi sẽ đi ; nhưng nếu bà không đi với tôi , tôi sẽ không đi .
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Ba-rác đáp rằng: Nếu bà đi với tôi, thì tôi sẽ đi; nhưng nếu bà không đi với tôi, tôi sẽ không đi.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barac i -a zis: ,,Dacă vii tu cu mine, mă voi duce; dar dacă nu vii cu mine, nu mă voi duce``.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barac le respondió: --Si tú vas conmigo, yo iré. Pero si no vas conmigo, no iré
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak antwoordde echter: "Ik ga alleen als u ook meegaat en anders niet!"
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak le rispose: «Se vieni anche tu con me, andrò; ma se non vieni, non andrò»
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak lui dit: Si tu viens avec moi, j`irai; mais si tu ne viens pas avec moi, je n`irai pas.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak sade till henne: »Om du går med mig, så går jag, men om du icke går med mig, så går icke heller jag.»
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Barak svarede hende: "Hvis du vil gå med, vil jeg gå; men hvis du ikke går med, går jeg ikke!"
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Da sa Barak til henne: Hvis du går med mig, vil jeg gå; men hvis du ikke går med mig, så går heller ikke jeg.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Disse-lhe Baraque: Se fores comigo, irei; porém se não fores, não irei.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››És monda néki Bárák: Ha velem jösz, elmegyek; de ha nem jösz el velem, én sem megyek.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››In Barak ji reče: Ako greš z mano, pojdem, ako pa ne greš z mano, ne pojdem.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››I řekl jí Barák: Půjdeš-li se mnou, půjdu; pakli nepůjdeš se mnou, nepůjdu.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››I rzekł do niej Barak: Jeźli pójdziesz ze mną, pójdę, a jeźli nie pójdziesz ze mną, nie pójdę.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››바락이 그에게 이르되 당신이 나와 함께 가면 내가 가려니와 당신이 나와 함께 가지 아니하면 나는 가지 않겠노라
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››А Варак й каза: Ако дойдеш ти с мене, ще отида; но ако не дойдеш с мене, няма да отида.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››Варак сказал ей: если ты пойдешь со мною, пойду; а если не пойдешь со мною, не пойду.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››ויאמר אליה ברק אם תלכי עמי והלכתי ואם לא תלכי עמי לא אלך׃
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››فقال لها باراق ان ذهبت معي اذهب. وان لم تذهبي معي فلا اذهب.
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››巴 拉 說 、 你 若 同 我 去 、 我 就 去 . 你 若 不 同 我 去 、 我 就 不 去
Barak Deboraya, ‹‹Eğer benimle gelirsen giderim›› dedi, ‹‹Benimle gelmezsen gitmem.››巴拉說 、 你 若 同 我 去 、 我 就 去 . 你 若 不同 我 去 、 我 就 不去
Barak Obama kazandıBarack Obama a câștigat
Barak Obama kazandıBarack Obama a gagné
Barak Obama kazandıBarack Obama nyert,
Barak Obama kazandıBarack Obama vyhral
Barak Obama kazandı버락 오바마는 승리했습니다
Barak Obama kazandıברק אובמה זכה
Barak Obama kazandıباراك أوباما فاز
Barak Obama kazandı(拍手)
*Barak reaches for Yasser Arafat.*Barak tóm lấy( reaches for )Yasser Arafat.
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim. Anlıyorum...Capisco...
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim. Anlıyorum...Entiendo...
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim. Anlıyorum...Razumem.
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim.Dus liet ik hem in deze schuur wonen.
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim.Οπότε τον άφησα να μένει σ΄αυτή την καλύβα.
Ben de barakada kalmasına müsaade ettim.لذا سمحت له بالعيش في هذا المكان
Bildiđim tek ţey nasýl yapacađým,barakaya girdiđim an tükürüyorumDès que je suis devant un micro je débite mes paroles
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.C'est la raison pour laquelle on leur a fourni des tuyaux et des casernes en aluminium.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Daarom begonnen ze met het verstrekken van aluminium buizen en aluminium barakken.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.De aceea au început să le dea țevi și barăci de aluminiu.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Deshalb stellte man Aluminiumrohre bereit, Aluminium-Baracken.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Đó là vì sao họ đã bắt đầu cung cấp những ống nhôm, những trại làm bằng nhôm.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Dostarczono więc aluminiowe rury i baraki.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ecco perché hanno iniziato a fornire tubi [non chiaro], baracche [non chiaro].
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.É por isso que começaram a fornecer tubos de alumínio, abrigos de alumínio.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Es por ello que empezaron a ofrecer tubos de aluminio, y refugios de aluminio.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ezért aztán áttértek az alumínium csövekre és alumínium barakkokat húztak fel.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Karena itulah mereka mulai menyediakan pipa aluminium, dan barak-barak dari aluminium.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.그런 까닭으로 알루미늄 관과 알루미늄 막사를 제공하기 시작했습니다.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Så FN började tillhandahålla aluminiumrör - aluminumbaracker.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Γι ' αυτό άρχισαν να τους δίνουν αλουμινένιους σωλήνες, αλουμινένιους στρατώνες.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ето защо започнаха да предоставят алуминиеви тръби, алуминиеви бараки.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Поэтому они начали снабжать людей алюминиевыми трубами, навесами.
İlgili Sayfalar