Will, Riley'in çalıştığı bara gider.Will se rend dans un bar voisin où travaille Riley.
Michael ve Sara terkedilmiş bir baraka bulurlar ama polisler hemen oranın etrafını sarar.Sara et Michael se retrouvent dans une cabane abandonnée mais la police les encercle aussitôt.
1931 - Hoover Barajı'nda işçiler greve başladı.1931 : les travailleurs entrent en grève au barrage Hoover.
Tarihsel olarak, bir barangay 50 ile 100 civarında küçük aile toplulukları için kullanılan bir terimdir.Historiquement, un barangay est une communauté composée de 50 à 100 familles.
Baryum nitratın yüksek yoğunluğu nedeniyle, Baratol'un da yoğunluğu en az 2.5 g/cm3 dür.En raison de la densité élevée du nitrate de baryum, le baratol a une densité d'au moins 2,5.
Köye yakın 1 adet baraj bulunmaktadır.En principe, il y a au moins un puits par quartier.
Keçili deresi, Küpeli ve Patır'dan gelip, Çiğdem'e, oradan da Yapalı'daki baraja dökülmektedir.Mets sur lui des pierres rugueuses, et aigües, enveloppe-le de ténèbres, et qu'il demeure là à perpétuité.
Karakaya Barajı'nın yakınlarındadır.Il convient de le mettre en rapport avec celui de la proche Barakaldo.
Alaska’daki Baranof Adası kadar uzak kuzey bölgelerinde büyürler.Elle pousse loin au nord jusque sur l'île Baranof, en Alaska.
Başkan Barack Obama tarafından atanmıştır.Il est reçu dans la foulée par le président Barack Obama.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.2009 : Barack Obama devient le 44e président des États-Unis.
1960 - Hirfanlı Barajı hizmete girdi.1960. ↑ Henri Chambre.
6 Ekim 2016'da ABD Başkanı Barack Obama, Florida'da olağanüstü hâl ilan etti.Le 20 mars 2016, Le Président américain Barack Obama fait une visite officielle à Cuba.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.On rendra la liberté à Barabbas et on crucifiera Jésus.
Baraj yıllık 0,5 hm³ su sağlamaktadır.Une rente annuelle de 0,15 F par hectare sera versée.
Piteşti Curtea de Argeş Vidraru Gölü/Vidraru BarajıCurtea de Argeș Barrage Vidraru et lac Vidraru.
Bunlardan yalnızca 8'i barajı aşarak meclise girmeyi başarabildi.Selon lui, seulement huit ou dix hommes au monde auraient pu réussir ce tir.
Barakayı birlikte terkederler ama Michael Sara'yı rehin almış gibi rol yapmaktadır.Ils quittent la cabane ensemble mais Michael prend en otage la jeune femme.
Göl, 1907 - 1913 yılları arasında Charges Nehri'nin önüne kurulan Gatun Barajı yardımıyla oluşturulmuştur.Le lac a été créé entre 1907 et 1913 par la construction du barrage Gatún sur la rivière Chagres.
Bu sazlıkta bir Venedik barajının kalıntıları da bulunmuştur.On y trouve aussi les restes d'un moulin à vent.
Mahmut Baran, avukat.Maître Barbirolli, avocat.
Su seviyesi Volkhov Hidroelektrik Barajıı tarafından düzenlenir.Le niveau de l'eau est contrôlé par le barrage hydroélectrique Volkhov situé sur la rivière Volkhov.
Bu nehir üzerindeki ilk çok amaçlı barajdır.C'est ici que nous rencontrons les premières pêcheries sur le fleuve même.
Yakınlarında küçük sulama barajı bulunmaktadır.À proximité se trouve le petit hypogée.
Baraj yıllık 3 hm³'lük su üretmektedir.Un pompage par semaine donne 3 m3 d’eau ».
Ancak koalisyon % 4.53 oy alarak % 5 seçim barajını geçemedi.34,57 % des Saintpolois ne se sont pas déplacés au urnes.
Başlanan baraj inşaatı bir süre sonra durmuş, 2015 yılında yeniden başlamıştır.Sa restauration, commencée il y a quelques années, se poursuit durant l'année 2015.
Milyon barajını aşmayı başarmıştır.Elle a atteint le million de téléchargements.
Köy, baraj oluşunca sular altında kaldı.À nouveau, la ville elle-même se retrouva sous eaux.
San Fernando Şehri politik olarak 59 barangay'a bölünmüştür.Porac est politiquement divisé en 29 barangays.
Baraj yılda 126 hm³ içme-kullanma suyu sağlamaktadır.L'usine polonaise continue à fabriquer des 126 refroidies par air.
1994 genel seçimlerinde Fidesz zar zor %5 barajını aşabildi.En 2001, Venstre échoue de peu d'atteindre le seuil de 4 %.
İldeki diğer önemli şehirler Barakaldo, Getxo, Portugalete, Durango, Basauri, Galdakao ve Balmaseda'dır.Les autres villes importantes sont Barakaldo, Portugalete, Bermeo, Durango, et Balmaseda.
Mart 2005’te , 100.000 kayıtlı müşteri barajını aştı.En mars 2005, Betsson atteint plus de 100 000 clients enregistrés.
Bu derecesiyle aynı zamanda 100 metrede 10 saniye barajını geçen ilk beyaz atlet olmuştur.Il est également le premier athlète à franchir la barrière des dix secondes.
Kanak Çayı ve Yahyasaray sulama barajı sulu tarıma imkan vermektedir.Plan d'eau et digues du Salat au centre-ville.
Tam karşısında Tatar barajı vardır.Au-dessus du tabernacle se trouve une tiare.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Maksutlu BarajıInspecteur des finances publiques Inspecteur général des finances
Güzelce barajı üstünden yapılan yoldan eski yola bağlantı mevcuttur.On peut admirer une magnifique cascade sous l'ancienne voie ferrée.
Diğer partilerin hiçbiri yüzde 10 barajını aşamadı.Aucune autres listes n'a dépassés les 10 %.
Baraj 2.741 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.1 742 hectares sont déjà propriété de l’État.
Ayrıca Federer 1991'den beri 9000 ace barajını geçmeyi başaran 4. kişi olmuştur.Par ailleurs, Federer a profité de la finale pour franchir la barre des 9000 aces en carrière.
Karaçal Barajı'nın faaliyete geçmesiyle birlikte yıllık, hatta yılda iki defa mahsul alınması planlanmaktadır.Le conduit de cheminée doit être ramoné au moins deux fois par an par un professionnel.
Baraj 14.716 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.Le bâtiment dispose de 74 916 sièges orange qui entourent le terrain.
Abdal ırmağı ve çakmak barajı, amatör balıkçılık için elverişlidir.Ayrıca fındık üretimi yapılmaktadır.L'épaule et le sein droit érotiquement dénudés évoquent la fécondité nourricière mais aussi les Amazones.
Baran'la anlaşamamaktadır.Ne doit pas être confondu avec Barbade.
Yaklaşık %6.30 civarında oy aldık ve baraj sınırlarının üzerinde yer aldık.Vers 1600, furent construits le clocher et les parties hautes.
Barajın 6. ve son ünitesi 3 Ekim 2001 tarihinde devreye alınmıştır.Sa huitième et dernière cape date de 2001.
Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır.Le royal Bourbon n'est pas un chien de race.
Atatürk Barajı yapımından sonra Urfa Tünelleri ile ovaya su verilmiş, sulu tarıma başlanmıştır.Il le fut jusqu'à ce que débute la construction du barrage Atatürk, en aval près d'Urfa.
Bu vadilerin birçoğu maalesef baraj suları altında kalmıştır.Plusieurs de ces camps se situent à l'abri de grottes.
Koyna barajı en geniş su tutma havzasına sahiptir.C'est avec celui de Cognac qu'il partage la plus longue limite départementale.
2017 Temmuz'unda Baranski'in Tanya karakteriyle yer alacağı da onaylandı.Début juillet 2017, le retour de Christine Baranski est confirmé.
Barack ise Hıristiyandır" dedi.Autrement dit, le peuple Roumain est né chrétien ».
Aynı zamanda Ayrancı Barajı vasıtası ile de sulama yapılabilmektedir.De la même manière, il est possible d'allumer un barbecue avec un décapeur thermique.
Yönetim merkezi Baramulla şehridir.Son chef-lieu est la ville de Baramulla.
Baraj gölünün kapasitesi 1.98 kilometreküptür.La capacité du réservoir est de 1,98 km³.
Üç tarafı barajla çevrilidir.Les trois entourent la brasserie.
Baran ise hiç tanımadığı, doğumda öldü sandığı ilk çocuğudur.On ne sait rien du premier, Angelo, qui mourut probablement en bas âge.
Görev süresi 2009'da dolmasına karşın ABD Başkanı Barack Obama tarafından görev süresi uzaltılmıştır.Arrivé à son terme en 2011, son mandat est prolongé de deux ans par le président Barack Obama.