barın ile cümle

barın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Ev iki aileyi barındırabiliyordu.The house could accommodate two families.
Otel 300 kişi barındırabilir.The hotel can accommodate 300 people.
Bu otel 1,000 misafirden daha fazlasını barındırabilir.This hotel can accommodate over 1,000 guests.
Bu barın sahibi asla veresiye içki satmaz.The owner of this bar never sells liquor on credit.
Çöp haşarat barındırır.Garbage harbors vermin.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Yaşlı adam çocuğa barınak verdi.The old man gave the child shelter.
Gıda, giyim ve barınak hayatta kalmanın temelleridir.Food, clothing and shelter are the foundations of survival.
Barmen Tom'u barın dışına attı.The bartender threw Tom out of the bar.
Barın önünde çok sayıda acayip kılıklı tipler takılıyordu.Several guys were hanging around in front of the bar.
Rodrigo'nun ailesi bir köpek sahiplenmek için köpek barınağına gitti.Rodrigo's family went to the dog pound to adopt a dog.
Terk edilmiş köpekler genellikle köpek barınaklarını boylarlar.Abandoned dogs usually end up in dog pounds.
Terk edilmiş köpekler genellikle köpek barınaklarına düşerler.Abandoned dogs usually end up in dog pounds.
O, geceyi bir evsizler barınağında geçirdi.He spent the night in a homeless hostel.
Otel barında buluşalım.Meet me at the hotel bar.
Tom barın üstünde dans etti.Tom danced on top of the bar.
O, misafirine yemek getirdi ve ona barınak sağladı.He brought food to his guest and provided him shelter.
Küçükler bu barın içinde içki içiyor.Minors are drinking alcohol inside this bar.
O bir barın dışında bir kıza arzu dolu baktı.He ogled a girl outside a pub.
Barınağa ihtiyacımız olacak.We'll need shelter.
Onlar körler için barınak inşa ettiler.They built an asylum for the blind.
Tom evsizler barınağında haftada iki kez gönüllüdür.Tom volunteers at a homeless shelter twice a week.
Bu bir kuş barınağı.This is a bird sanctuary.
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.Tom lost half of his chocolate bar, but he gained one friend.
İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Kitabı konu üzerindeki bütün düşüncelerini barındırıyor.His book incorporates all his thinking on the subject.
Mary bir evsiz barınağında kalıyor.Mary is staying in a homeless shelter.
Tom bir evsizler barınağında kalıyor.Tom is staying at a homeless shelter.
Bizim yiyeceğe, giyeceğe ve yaşanacak barınağa ihtiyacımız var.We need food, clothing, and shelter to live.
Boston'da favori barın nedir?What's your favorite bar in Boston?
Tom bir barınak inşa etti.Tom built a shelter.
Barınaklar kuracağız.We're going to set up shelters.
Bir barınak kuruldu.A shelter was set up.
Bir barınak inşa ettim.I built a shelter.
Kendime bir barınak inşa ettim.I built myself a shelter.
Herkes barınağa!Everyone in the shelter!
Hiç İspanyol barına gittin mi?Have you ever gone to a Spanish bar?
Tom çok ıslanmayacağını umarak ağacın altına bir barınak götürdü.Tom took shelter under the tree, hoping he wouldn't get too wet.
Sami derme çatma bir barınakta yaşıyordu.Sami lived in a makeshift shelter.
Sami barın arkasındaki çöp kutusunu kontrol etti.Sami checked the dumpster behind the bar.
Bu galaksilerin her biri yüz milyarlarca yıldız barındırıyor.Each of these galaxies harbors hundreds of billions of stars.
Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırıyor.Each of these galaxies harbors hundreds of billions of stars.
Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırır.Each of these galaxies harbors hundreds of billions of stars.
Roman, yazarın kendi hayatından birçok otobiyografik öğe barındırıyor.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Bu siteden indirdiğiniz dosyalar zararlı yazılım barındırıyor olabilir.The files that you are downloading from this website may contain malware.
İslam'ı uygulayış biçimleri paganist ögeler barındırıyor.They practice Islam with paganistic elements.
Tom yerel hayvan barınağından bir kedi sahiplendi.Tom adopted a cat from the local animal shelter.
İstanbul Türkiye nüfusunun beşte birini barındırıyor.Istanbul accounts for a fifth of Turkey's population.
Almanya Türkiye'den sonra en çok Türk yerleşimci barındıran ülke.Germany is the country with the most Turkish residents after Turkey.
Bununla birlikte, doğası gereği Sovyet uzay programı paradoks (çelişki yumağı) barındırıyordu.However, because of its nature, the Soviet space program suffered a paradox.
MobileMe'de barındırılan tüm iWeb web siteleri, başka yerde barındırılmadıysa kayboldu.All iWeb websites hosted on MobileMe disappeared if not hosted elsewhere.
Chrome uygulamaları barındırılabilir veya paketlenebilir.Chrome apps can be hosted or packaged.
Kitap, içerisinde 150'den fazla olası son barındırır.The book has more than 150 possible endings.
1946'da havaalanı Li-2 uçaklarını barındıracak; Ve 1948'den beri, Il-12 uçaklar.In 1946, the airport started accommodating Li-2 aircraft; and since 1948, Il-12 aircraft.
Bu, modern İsviçre ve Eski İsviçre Federasyonu ile ilişkili kişileri barındıran bir listesidir.This is a list of people associated with the modern Switzerland and the Old Swiss Confederacy.
Helyum-4 yalnızca 25 barın üstündeki basınçlarda katıdır.4He is only solid at pressures above 25 bar.
"This Song", Curtis Mayfied'ın "Eddie, You Should Know Better" şarkısından eklentiler barındırır."This Song" contains interpolations from Curtis Mayfied's "Eddie, You Should Know Better".
1996 yılında Michael DiMaio tarafından kuruldu ve Salve Regina Üniversitesi'nde barındırılmaktadır.It was established in 1996 by Michael DiMaio, and hosted at Salve Regina University.
Napoliten şarkı arşivleri de içinde barındırılıyor.The Neapolitan song archives are also housed in it.
İlgili Sayfalar