bar ile cümle
bar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O çok bariz olduğu için onu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to demonstrate it, since it's too obvious!
Birkaç boş bardak istiyorum.I want a few empty glasses.
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Ülkeler barışçıl amaçlarla anlaşmazlıkları çözmekle ilgileniyorlardı.The countries concerned settled the dispute by peaceful means.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.It's raining buckets outside.
Biz plajda barbekü yapacağız.We'll have a barbecue at the beach.
Bariyerde biletini göster.Show your ticket at the barrier.
Bizim barışçıl anayasamızı korumamız gerekir.We must preserve our peaceful constitution.
Biz barış seven bir milletiz.We are a peace-loving nation.
Biz barış yararına çalışıyoruz.We are working in the interest of peace.
Dünya barışının özlemini çekiyoruz.We are longing for world peace.
Dünya barışından endişeliyiz.We are anxious for world peace.
40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.We have enjoyed peace for more than 40 years.
Nihai amacımız dünya barışını kurmaktır.Our ultimate goal is to establish world peace.
Barut çok dikkatli şekilde işlenmeli.Gunpowder needs to be handled very carefully.
Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.My backyard can hold more than ten people.
Daimi barış, illüzyondan başka bir şey değildir.Permanent peace is nothing but an illusion.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı.It began to rain cats and dogs.
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı.The rain came down in buckets.
Lütfen bana bir bardak süt ver.Please give me a cup of milk.
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.There is nothing like a glass of beer after a whole day's work.
Sevgi ve Barış.Love and Peace.
Birkaç bardak getireceğim.I'll get some glasses.
Bir bardak şarap içmek istiyorum.I'd like to have a glass of wine.
Birçok restoranlar ve barlar Itsutsugi caddesindedir.Many restaurants and pubs are on Itsutsugi Street.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı.There never was a good war nor a bad peace.
Bir bardak şarap daha içer misin?Will you have another glass of wine?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha bira ister misin?Would you care for another glass of beer?
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Garson, lütfen bana bir bardak daha bira getir.Waiter, please bring me another glass of beer.
Mary ve John tartıştılar, ancak bir süre sonra barıştılar.Mary and John quarreled, but made up after a while.
Bama bir bardak süt verir misin?Will you give me a glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Bana da bir bardak süt getir.Get me a glass of milk.
Barbar milletler hâlâ var.There are still barbarous nations.
Bir barış adamı olan Martin Luther King Jr, bir suikastçinin mermisiyle öldürüldü.Martin Luther King, Jr., a man of peace, was killed by an assassin's bullet.
Şişe mi yoksa bardak mı?Bottle or glass?
Bekleyelim bari.We may as well wait.
Garson lütfen bana bir bardak çay ver.Waiter, please give me a cup of tea.
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?Do you want another glass of fruit punch?
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Bill bana bir bardak su getirdi.Bill brought me a glass of water.
Bir bardak biraya ne dersin?What about a glass of beer?
Bir bardak daha bira alabilir miyim?Could I have another glass of beer?
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Wouldn't you like another glass of beer?
Bir bardak bira istiyorum.I'd like a glass of beer.
Barry Taylor'un ismi başkanlık makamı için ileri sürüldü.Barry Taylor's name has been put forward for the post of chairman.
Güvercin barış anlamına gelir.The dove stands for peace.
Güvercin barışı simgeler.The dove stands for peace.
Güvercin bir barış sembolüdür.A dove is a symbol of peace.
Güvercin ünlü bir barış sembolüdür.The dove is a famous symbol for peace.
Barbara'nın başarısı kuşkusuz.Barbara's success is beyond question.
Barda beklemek ister misin?Would you like to wait in the bar?
Susadım. Bir bardak su alabilir miyim?I'm thirsty. Can I have a glass of water?
Barışı pahası ne olursa olsun koruyacağız.We will keep the peace at all costs.
Tom ve Jane tartıştılar fakat ertesi sabah barıştılar.Tom and Jane quarreled, but they made up the next morning.
Bardaklardan herhangi birini alabilirsin.You may take either of the glasses.