Ana içeriğe geç
Sözlük

baptist ile cümle

baptist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Baptistler Büyük Felaket öncesinde kilisenin taşınacağına inanırlar.Баптисты верят в восхищение Церкви до начала Великой Скорби.
Ali'nin dedesi Baptist'miş ve Ali de bir Baptist.Дед Али был баптистом, и Али тоже баптист.
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.Во времена СССР баптисты вынуждены были креститься ночью в лесу, чтобы избежать ареста.
Rusya'da çok az Yedinci Gün Baptisti var, bu çok üzücü.В России очень мало баптистов седьмого дня, что не может не огорчать.
Lenin, Baptistler tarafından Altay'daki Evangelsk şehrinin inşası için önerilen projeyi onayladı.Ленин одобрил предложенный баптистами проект строительства города Евангельска на Алтае.
Lenin'in gizli bir Baptist olduğu varsayımı var.Существует версия, что Ленин был тайным баптистом.
Lenin'in gizli bir Baptist olduğu iddiası var.Существует версия, что Ленин был тайным баптистом.
Lenin, Çarlık döneminde Baptistlere uygulanan zulmü durdurdu.Ленин прекратил преследования баптистов, практиковавшиеся в царский период.
Lenin, Baptistleri askerlikten muaf tuttu.Ленин освободил баптистов от службы в армии.
Vaftizci Yahya, ilk Baptist oldu.Первым баптистом был Иоанн Креститель.
Baptist mezhebi içinde kalmakla birlikte Afroamerikanlar kendi ayrı topluluklarını oluşturdular.Афро-американские баптистские общины объединены в ряд самостоятельных союзов.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.Девочку растили в вере Южного баптизма.
Daha sonra, Julio Baptista ile takas edilerek Real Madrid'e geçti.Он меняет ушедшего в «Реал» Жулио Баптисту.
Jardine tarafından belirtilen portre de Fleman bilge Jan Baptist van Helmont’u tasvir ediyordu.فاللوحة التي حددتها جاردين، في الواقع، تصور العالم الفلمنكي فان هيلموت.
Roger Williams ve Dr. John Clarke gibi kimi Baptistler 1630'larda New England'a göç ettiler.Batistas como Roger Williams e Dr. John Clarke imigraram para Nova Inglaterra na década de 1630.
Erişim tarihi: 5 Mayıs 2009. ^ Johann Baptist Hofmann (1950).Consultado em 5 de maio de 2009 Johann Baptist Hofmann (1950).
Bu tarihi toplantıda yeni bir topluluk kurdular ve adını Güneyli Baptist Toplumu olarak belirlediler.Nessa reunião histórica eles formaram uma nova convenção, chamando-a de Convenção Batista do Sul.
Kölelik, Baptistler arasında en ihtilaflı konuydu.A escravidão era a questão mais crítica entre os Batistas.
Baptist mezhebi içinde kalmakla birlikte Afroamerikanlar kendi ayrı topluluklarını oluşturdular.Dentro da denominação Batista, Afro-Americanos estabeleceram associações separadas.
São João Baptista de Airão - Guimarães belediyesinde bucak.São João Baptista de Airão - freguesia do concelho de Guimarães.
Neticede, yeni nesil Baptist vaizler topluma varlıklarını kabul ettirdiler.A geração seguinte de pregadores Batistas se acomodaram à sociedade.
Bu nedenle, İhtilal gerçekleştiğinde Baptistler aktif birer vatansever olarak ihtilal girişiminde yer aldılar.Uma vez começada a Revolução, os batistas logo se tornaram patriotas ativos na causa.
Yedinci Gün Baptistleri yedinci gün Sebt’ini tutan Baptist Hristiyanlardır.Os Batistas do Sétimo Dia são batistas que guardam o sábado, o sétimo dia da semana, como dia santo ao Senhor.
Sıkı bir Baptist eğitim aldı.Zij kreeg een Baptistische opvoeding.
Tablo, Bakire Meryem ve Çocuk İsa' yı, İsa' nın kuzeni Baptist John ile olan toplantısını vurgulamaktadır.Het werk toont de ontmoeting van Maria en het Christuskind met Christus' neef Johannes de Doper.
Henry-Jean Baptiste (d.Zijn vader Jean-Baptiste-Joseph Juste (geb.
Yedinci Gün Baptistleri yedinci gün Sebt’ini tutan Baptist Hristiyanlardır.Wereldwijd zijn de zevendedagsbaptisten verenigd in de Seventh Day Baptist World Federation.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.Wychowywał się w wierze Południowej Konwencji Baptystów.
Baptisterium'un bir panoraması.Jedno z nich pełni funkcję baptysterium.
Aglais atrebatensis Jean Baptiste Boisduval tarafından 1873 yılında tanımlanmış bir kelebek türüdür.Aglais atrebatensis är en fjärilsart som beskrevs av Jean Baptiste Boisduval 1873.
Babası Santiago de Cuba'daki ilk Baptist Kiliseyi kurmuştur.Франциско був одним із засновників першої баптистської церкви в Сантьяго-де-Куба.
Poultney’e taşınmasından kısa süre sonra, Miller Baptist geçmişini reddederek Deist oldu.Curând după mutarea lui în Poultney, Miller a respins învățăturile baptiste și a devenit deist.
1832 yılında Miller on altı makaleden oluşan bir diziyi bir Baptist gazetesi olan Vermont Telegraph’a sundu.În 1832 Miller a trimis spre publicare o serie de 16 articole în ziarul baptist local, Vermont Telegraph.
Diğer Protestan mezhepleri: Pentakostalizm, Baptistler, Metodizm ve Adventizm.Câteva din acestea sunt: protestantismul, penticostalismul, episcopală, metodistă, luteranismul și baptismul.
Sıkı bir Baptist eğitim aldı.Itt szigorú baptista neveltetést kapott.
1832 yılında Miller on altı makaleden oluşan bir diziyi bir Baptist gazetesi olan Vermont Telegraph’a sundu.1832.-ben egy 16 részből álló cikksorozatot tett közzé a Vermont Telegraph baptista lapban.
Sıkı bir Baptist eğitim aldı.Bass sai baptistisen kasvatuksen.
Eğitmenleri arasında Francisco Jurnet ve Joan Baptista Pujol gibi isimler vardı.Täällä hänen opettajinaan toimivat muun muassa Francisco Jurnet sekä Joan Baptista Pujol.
Öğrencilerinden ikisinin ünü zamanla kendisini geçti: Johann Baptist Cramer ve John Field.Αργότερα ετάφησαν μαζί του οι μαθητές του Johann Baptist Cramer, John Field και Ignaz Moscheles.
15 yaşındayken klisenin Baptist vaazcısı olmuştur.19歳で洗礼を受けキリスト教徒となる。
1954'te, Martin Luther King, Montgomery, Alabama'daki Dexter Baptist Kilisesi'nin papazı olmuştur.1954年9月1日に、マーティン・ルーサー・キング・ジュニアは、デクスター通りバプティスト教会の専任牧師になった。
15 yaşındayken klisenin Baptist vaazcısı olmuştur.在位15年去世,谥为哀王。
Anglikan Kilisesi, Güney’de Baptistlerin hızlı bir şekilde yayılmasına karşı durdu.從那裡,獨立浸信會在南方蔓延。
Erişim tarihi: 21 Kasım 2009. ^ "We Are American Baptists".2010년 8월 26일에 확인함. “We Are American Baptists”.
Adadaki dinler Anglikan, Roma Katolikleri, Baptist, Methodist, Prespiteryen'lerdir.תושבי האיים אנגליקנים, קתולים, פרסביטריאנים, בפטיסטים ומתודיסטים.
Baptistler, Quakerlar, Alman ve İsviçreli Protestanlar Pennsylvania'ya akın etti.Баптисти, квакери, немски и швейцарски протестанти и анабаптисти се втурват към Пенсилвания.
Yedinci Gün Baptistleri yedinci gün Sebt’ini tutan Baptist Hristiyanlardır.Баптистите от седмия ден са клон на баптизма.
Babası Santiago de Cuba'daki ilk Baptist Kiliseyi kurmuştur.Williams je u Providenceu podigao i prvu baptističku crkvu u Americi.
Santa Maria del Fiore Bazilika'sına ve Floransa Baptisteri'sine bitişik durmaktadır.Stoji ob baziliki Santa Maria del Fiore in Baptisteriju sv.
1950'lerde Güney Baptist Hastanesi olarak tekrar açıldı.Leta 1950 se je ponovno zaposlil v mariborski bolnišnici.
Muhafazakar bir Hıristiyan mezhebi olan Güneyli Baptist inanışı ile yetişti.V otroštvu so ga vzgajali v duhu konzervativne baptistične vere.
Billy, Güneyli Baptist Mezhebi'nin bir üyesidir ve birçok ABD başkanına dinsel danışmanlık yapmıştır.Ta tegutses Lõuna Baptistide Konventsioonis ja oli mitme USA presidendi vaimulik nõuandja.
Evanjelikler, Metodistler, Baptistler.Possadnikud, tuhatnikud, metropoliitid, bojaarid.
15 yaşındayken klisenin Baptist vaazcısı olmuştur.13-aastasena ristiti ta baptisti kirikus.
Baptisterium'un bir panoraması.Kehra baptistikoguduse koduleht.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Apám baptista lelkész volt, és hitt a csodákban, hitt benne, hogy Isten elrendezi az egészet.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.저의 아버지는 침례교 목사였고 , 그는 기적과, 하나님이 그 뇌종양을 돌볼것이라고 믿었죠.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mein Vater, ein Baptistenpriester, glaubte an Wunder und daran, dass Gottes Wille sich seiner annehmen würde.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mi padre era un pastor Baptista, y creía en los milagros, y que la voluntad de Dios se ocuparía de ello.
Babam baptist bir vaizdi, ve mucizelere inanırdı, ve bu da tanrının sorunumuzla ilgileneceğiydi.Mój ojciec był pastorem Kościoła Baptystów i wierzył w cuda, i w to, że wola Boża się tym zajmie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod