Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Brian finds him smoking in bed.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.So we're starting to build a sort of nightmare of constraints in a bathtub.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.The bathroom was so big, she built the bed over the bathtub -- it's quite fascinating.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Entrambi ritrassero Diana a bagno.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Чарли уходит наверх принять ванну.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Gdy Charles miał pięć lat, widział, jak jego młodszy brat George utonął.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Kate egy zuhanykabin mellett ébred fel.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.但弟弟喬治四歲時卻在洗衣盆裡溺水身亡了。
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.דניאל מציע לסוזן לנסות לישון בעודה צפה בחליפת הצלילה.
Beş yaşındayken, küçük kardeşi George banyo küvetine kafa üstü düşerek ve boğularak ölmüştür.Kad je imao pet godina, umro mu je godinu dana mlađi brat koji se utopio u kadi na otvorenome.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.A casa de banho era tão grande que ela montou a cama em cima da banheira. Fascinante!
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.A fürdőszoba olyan nagy volt, hogy az ágyát a fürdőkád fölé építette -- ez eléggé elragadó.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Baia era atât de mare, încât și-a construit patul deasupra căzii -- e fascinant.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Das Badezimmer war so groß, dass sie ein Bett über der Wanne errichtete -- -- ganz schön faszinierend.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.De badkamer was zo groot dat ze een bed bouwde over het bad -- het is fascinerend.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.El baño era tan grande, que construyó su cama sobre la bañera -- es bastante fascinante.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Il bagno era così grande, che lei ha costruito il letto sopra la vasca da bagno - è alquanto affascinante.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.화장실이 너무 넓어서 욕조 위로 침대를 만들었죠 -- 최고죠.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Kúpeľňa bola taká veľká, že si postavila posteľ nad vaňou -- fascinujúce.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.La salle de bain était si grande, elle a construit le lit sur la baignoire - c'est tout à fait fascinant.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Łazienka była tak duża, że zbudowała łóżko ponad wanną - co jest całkiem fascynujące.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Банята била толкова голяма, че тя си направила легло над ваната - направо смайващо.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Ванная комната была настолько большой, она попросту устроила себе кровать над ванной — удивительно.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.חדר האמבטיה היה כל כך גדול, שהיא בנתה מיטה מעל לאמבטיה -- זה די מרתק.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.كان الحمام كبيرا لدرجة أنها بنت سريرها فوق حوض الإستحمام -- إنه لشيء رائع حقاً.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.最高にイカしてますね ところで私はこれらについて 何も知りませんでした
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.다큐멘터리가 끝나자, 전 욕조에 들어가 수영을 했습니다. 그리고 배수구를 봤어요.
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.ואחרי כל פרק הייתי מוכרח לעלות לחדר האמבטיה לשחות באמבט ולצפות בפתח הניקוז,
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.و بعد كل حلقة، كنت أذهب إلى المغطس و أعوم فيه ناظراً لأسفل ناحية المصفاة،
Her bölümden sonra banyo küvetine gitmeliydim... ...ve küvet etrafında yüzerek su giderine bakardım.湯船で泳ぎ 排水口を見つめました 排水口しか見るものがなかったからです
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Alors ces - nous commençons à fabriquer une espèce de cauchemar de contraintes dans une baignoire.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Começámos a construir um pesadelo de condicionantes numa banheira,
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Deci, acestea - am început să construim un fel de coşmar de constrângeri într-o cadă de baie.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Entonces éstas -- comenzamos a construir una especie de pesadilla de restricciones en una bañera.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.그래서 이것은 부지란 욕조에다가 생각할 수 있는 악몽같은 제약들은 모두 올려놓은것 같았죠.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Quindi questo...stiamo iniziando a costruire una specie di incubo di restrizioni in una vasca da bagno.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Rozpoczynamy budowę koszmarnych ograniczeń w wannie.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.We beginnen met het bouwen van een soort nachtmerrie van beperkingen in een badkuip.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.И така, тези... започваме да строим един вид кошмар от ограничения във вана.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.Ціле хитросплетіння перегородок у своєрідній ванні.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.אז אלה -- אנחנו מתחילים לבנות סוג של סיוט של מגבלות בתוך אמבטיה.
Ve bunlar -- yani bir tür banyo küvetinde kısıtlar kabusu oluşturuyor.لذلك فانه , بدانا ببناء نوع من كابوس من القيود في حوض الاستحمام