Üzerindeki en büyük ada Bantayan Adası'dır.Didžiausia jūros sala yra Bantajanas (angl. Bantayan Island).
Şifreli mesaj kâğıt bir banttan yüksek hızda okunuyordu.Atsakoma tokiu greičiu, kokiu buvo siųsta pašnekovo žinutė.
Uydu bantlarıPakelės koplyčios
Oyun, 2 kişi ya da 2 takım olarak, Bantlı veya Bantsız olarak oynanabilir.Lengvaatlečiai gali dėvėti vieną batelį, du arba rungtyniauti basi.
PCIe aynı zamanda en yüksek bant genişliğinde PCI-X ve hatta PCI–X 2.0 ye kafa tutacak düzeydedir.PCIe on võrdne PCI-X ja isegi PCI-X 2.0ga maksimaalses läbilaskevõimes.
xkcd, Randall Munroe tarafından yaratılan bir bant karikatür sitesidir."xkcd" on Randall Munroe loodud veebikoomiks.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Oma välimuse muutmiseks ajas ta maha vuntsid ja kandis vasakul silmal silmasidet.
Yerel dillerin hepsi Bantu dilleri arasında yer almaktadır.Peaaegu kõik kohalikud keeled kuuluvad bantu keelte hulka.
Bluetooth Smart, dar bant girişim problemlerine karşı koymak için frekans atlaması yapmaktadır.Bluetooth Smart kasutab sagedushüplemist, et neutraliseerida kitsasribaühenduse interferentsi probleeme.
Bu bantta olabildiğince fazla sayıda yayın yapılması hedeflenir.Diagrammi koostamiseks tuleb küsitleda võimalikult palju inimesi.
Geniş bantlı olanlar için ücret US $ 99 idi.Äriklientidele maksab 49 dollarit.
Bir diğer avantajı da daha düşük bant genişliğine ihtiyaç duymasıdır.Eespool nimetatud tehnoloogia teine tähtis eelis on see, et see vajab vastuvõtjas vähem tasakaalustamist.
Bu yüzden kızılötesi bandı daha küçük alt bantlara bölünmüştür.Liin jagunes veel omakorda väiksemateks harudeks.
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.Avant même de le laisser expliquer, je dis "Je veux le faire correctement, avec les élastiques."
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.És mielőtt engedtem volna neki elmagyarázni, azt mondtam, "Én rendesen akarom csinálni, a gumiszalagokkal."
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.Και πριν τον αφήσω να μου εξηγήσει, είπα, "Θέλω να το κάνω σωστά, με τα λαστιχάκια."
Ağ bantgenişliğiAncho de banda de la red
Ağ bantgenişliğiBanda di rete
Ağ bantgenişliğiBande passante du réseau
Ağ bantgenişliğiLargura de banda da rede
Ağ bantgenişliğiLățime bandă de rețea
Ağ bantgenişliğiNätverksbandbredd
Ağ bantgenişliğiNetværksbåndbredde
Ağ bantgenişliğiNetwerkbandbreedte
Ağ bantgenişliğiNetzwerk-Bandbreite
Ağ bantgenişliğiPrůchodnost sítě
Ağ bantgenişliğiPrzepustowość sieci
Ağ bantgenişliğiΕύρος δικτύου
Ağ bantgenişliğiМрежова скорост
Ağ bantgenişliğiПропускна здатність мережі
Ağ bantgenişliğiПропускная способность подключения к сети
Ağ bantgenişliğiネットワーク帯域幅
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Aimee, je bent zo'n sterk, krachtig meisje, volgens mij ga jij zo'n elastiek laten knappen.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Aimee, tu es vraiment une petite fille forte, et puissante, je crois que tu vas casser un de ces élastiques.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin."Rany, Aimee, jesteś taka silna, taka potężna, że chyba przerwiesz zaraz jakąś gumkę.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Έιμι, είσαι τόσο δυνατό, πανίσχυρο κοριτσάκι, νομίζω ότι θα σπάσεις έναν από αυτούς τις τους ιμάντες.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Ейми, ти си толкова силно, могъщо малко момиче, мисля, че ще скъсаш една от тези ленти.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin."Ого, Еймі, ти така сильна, дужа маленька дівчина, думаю, що ти зможеш зараз розірвати одну з цих стрічок.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Эйми, да ведь ты такая сильная, энергичная девочка, что я боюсь, ты возьмёшь и порвёшь одну из лент.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert belenyúl a zsebébe, hogy kivegye ezt a fekete gumiszalagot, de helyette egy kés kerül elő.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert når i fickan för att ta ut, ni vet, den där svarta gummisnodden men ut kommer istället en kniv.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert plonge la main dans sa poche pour attraper l'élastique noir mais il en sort en fait un couteau.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert sięga do kieszeni po gumkę, ale wyciąga nóż.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.앨버트가 뭘 꺼내려고 주머니에 손을 넣었는데, 이런 검은 고무밴드인가 했더니, 그게 아니고 칼이더군요.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Tôi tưởng Albert lấy ra từ trong túi dây cao su màu đen nhưng thay vào đó là một con dao.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Албърт пъха ръка в джоба си, за да измъкне онази черна гумена лента но вместо това излиза нож.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Альберт лезет в карман за круглой резинкой но вместо этого достает нож,
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.אלברט רוכן כדי לשלוף מהכיס, אתם יודעים, גומייה שחורה אבל מה שיוצא במקומה הוא סכין.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.ألبرت يضع يده في جيبه ليسحب، كما تعلمون، ليظهر الشريط المطاطي الأسود ولكن ما خرج كان سكيناً بدلاً من ذالك.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.しかし代わりに出てきたのは ナイフだった 「バンドじゃない ナイフだ...」
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.하지만 지난 10년간 대역폭이 수백배로 불어났습니다. 갑자기, 여기 자리잡았습니다.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale v posledních 10 letech přenosová rychlost vystřelila vzhůru stonásobně. Najednou je to tady.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ale w ostatnich 10 latach przepustowość wzrosła stukrotnie. Nagle znajdujemy się tutaj.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Dar în ultimii 10 ani, lăţimea de bandă a crescut de sute de ori. Brusc, suntem aici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.De az utolsó 10 évben a sávszélesség százszorosára nőtt. És hirtelen itt vagyunk.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Maar in de laatste 10 jaar is de bandbreedte honderdvoudig geëxplodeerd. Plotseling zijn we hier.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mais au cours des 10 dernières années, la bande passante a explosé au centuple. Tout à coup, nous sommes ici.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Ma negli ultimi 10 anni, la larghezza di banda si è centuplicata. Improvvisamente, eccoci qui.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Mas nos últimos 10 anos, a banda aumentou uma centena de vezes. De repente, cá estamos nós.
Ama son 10 yıldır, bantgenişliği yüz misli arttı ve birden bu noktaya geldik.Men de senaste 10 åren har bandbredden vuxit enormt. Plötsligt är vi här.