Ana içeriğe geç
Sözlük

banko ile cümle

banko kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom mutfak bankosuna oturdu ve ton balıklı bir sandviç yedi.Tom sat down at the counter and ate a tuna fish sandwich.
Tom yarışın banko atına elli dolar yatırdı.Tom put fifty dollars on an odds-on favourite.
Tom banko gireceğini düşündüğü okullara bile giremedi.Tom didn't even get into any of his safety schools.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.I'm holding on to the counter because I can't stand.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı.Then, day before we left she slides this little piece of paper across the counter.
SETEM Akademi, BAK Ödülleri, Kurmaca Dalı, (Serhat Gönen, Aslı Bankoğlu) En İyi Senaryo Ödülü.SETEM Academy, BAK Rewards, Fiction Branch, (Serhat Gonen, Asli Bankoglu) Best Screenplay Award.
Yönetim merkezi Kiev'de Bankova Caddesi adresinde bulunmaktadır.The Administration is headquartered on 11 Bankova in Kyiv.
Filmde Yeni Yan Karakter: Isaach De Bankolé Tarafından canlandırıldı. ...Personajes del pasado: fueron idealizados por Barjavel.
Čech'in takıma katıldığı sıralarda Carlo Cudicini, Chelsea takımının banko kalecisiydi.Quando Čech chegou ao Chelsea, Carlo Cudicini foi estabelecido como o primeiro goleiro do Chelsea.
Mevcut tesisleri, 42 check-in bankoları, 8 transit-masa vardır.Fasilitas yang tersedia termasuk 42 meja check-in, 8 meja transit, 11 gerbang boarding.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.A pultba kellett kapaszkodnom, hogy állni tudjak.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Držím sa pokladne, lebo nemôžem stáť.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Estou-me a agarrar ao balcão porque não posso ficar de pé.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Ich hielt mich am Tresen fest, da ich nicht stehen konnte.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Ik hou me vast aan de toog omdat ik niet kan staan.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Jeg holder fast ved skranken fordi jeg ikke kan stå.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Je me tenais au comptoir pour pouvoir me tenir debout.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.전 혼자 일어서 있을수 없었기 때문에 카운터에 기대서
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Mă țineam de tejghea pentru că nu puteam sta în picioare.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum. "Merhaba, uçuş dersi için geldim." dedimMi tenevo al bancone perchè non riuscivo a stare in piedi dissi, "Ciao, io sono qui per una lezione di volo."
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Přidržuji se pultu, protože nedokáži stát.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.(Risas) Estoy sosteniéndome en el contador porque no puedo estar en pie.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Tôi vịn lấy quầy tiếp tân vì tôi không thể đứng.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Trzymałam się lady, bo nie mogłam stać.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Κρατιέμαι από τον πάγκο επειδή δεν μπορώ να σταθώ όρθια.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Подпирам се на плота, защото не мога да стоя права.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.Я держусь за стойку, потому что я не могу стоять.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.مستندة على المنضدة لأنني لا استطيع الوقوف.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.「飛行レッスンを受けに来ました」
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.Dagen før vi tog af sted, gav hun mig en seddel hen over disken.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.Dan innan vi skulle åka, gav hon mig en lapp över disken.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.De dag voor we vertrokken, gaf ze me een briefje over de toonbank.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.Egy nappal indulás előtt átadott egy cetlit a pulton, így ni.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.El día antes de irnos, me entregó una nota sobre el mostrador.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.Sehari sebelum kami pergi, dia memberiku surat di atas meja.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.В деня, преди да тръгна, тя ми даде бележка над контра.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.יום לפני שעזבנו היא מחליקה .לי פתק מעבר לדלפק. ממש ככה
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı. Aynen o biçim.و قبل يوم من مغادرتنا قد زلقت قطعة ورق على المنضدة . هكذا تماما
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı.Την νύχτα πριν φύγουμε, μου έδωσε ένα σημείωμα πάνω απ'τον πάγκο.
Biz ayrılmadan önce şu küçük kağıdı bankodan yırrtı.Ден преди да замина тя плъзна това малко листче под бара.
(Gülüşmeler) Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.כדי לקבל רשיון טייס.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod